Hayvan Hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayvan Hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Haziran 2017 Çarşamba
Sabah Yürüyüşümüz
Bu sabah sıcak bastırmadan Kara ile ormanın patikalarında yürüdük. Hemen her gün sabah erken saatlerde ve diğer köpek kızlarımla da akşama doğru yaptığım yürüyüşlerde, etrafı ilk kez görüyormuş gibi gözlemleyip keyif aldığımı fark ettim. Fazla söz etmeden görüntülerle sabah yürüyüşümüzün izlencelerini sunuyorum:
9 Nisan 2016 Cumartesi
Bu Köpeği Tanıyor musunuz Tuğba Hanım?
Sorabilmeyi çok isterdim! Bu köpeği tanıyor musunuz Tuğba Hanım?
Bu sabah köpeğimle ormana doğru yürüyüş yapıyorduk. Fotoğrafta gördüğünüz terier cinsi köpekle karşılaştık. Köpeğin hali içler acısı diye nitelendirilebilir. Tasmasız, rengi kirden toprak rengine dönüşmüş, tüyleri yumak yumak olmuş, perişan durumda bir hayvancık. Ben bu görüntülere dayanamam. Belli ki terk edilmiş bir hayvan diye düşündüm. Öylece durmuş bize bakıyordu. Yanımdaki kendi köpeğim Badem biraz agressif olduğundan ne yapacağımı bilemedim. Bir koşu eve dönüp Badem’i bıraktım, yanıma yiyecek, su ve tasma alıp tekrar koşa koşa orman yoluna gittim. Bir yandan da hala oralarda olması için dua ediyorum. . Fazla uzaklaşmamış, onu buldum. Mamayı ve suyu bırakıp biraz geriye çekildim. Terieri olanlar bilir; (benim köpeklerimden biri de terierdir) onların bir bakışı vardır. Başlarını yana doğru eğip sizin ne dediğinizi anlamaya çalışırlar. Bu da öyle yaptı ve beni kalbimden vurdu. Sonra mamayı yemeye başladı. Ben biraz uzaktan izlerken veterinerimi aradım. Durumu anlattım. Köpeği eve kadar götürmeyi başarabilirsem gelip traşını, gerekli aşılarını yapmasını rica ettim. Sonra da yuva arayışına gireriz dedim. Muhtemelen bu hayvancık bana kalır diye de kaygılandım. Çünkü evde üç köpek, iki kedi var. Sağlık durumum da pek iyi değil.. Sağ olsun ”siz eve gidince haber verin, gelirim” dedi. Bu arada, bilmeyenler için belirteyim, ben bir köyde yaşıyorum. Veteriner oldukça uzak. Ne yazık ki tasmayı takmayı başaramadım. Köpek korktu ve uzaklaştı.. Üzülerek eve döndüm. İki saat sonra içime sinmedi, kendi terier cinsi köpeğim Minik’i de alıp tekrar oraya giderken daha da yakınımıza geldiğini gördüm. Uzaktan sevdim ve Minik’le beni takip etmesi için teşvik ettim. Bahçe kapısına kadar bizi izledi. Neredeyse başarıyorduk ama bizim Kurt Kız ve Badem kendi bölümlerinden havlayıp köpekçiği korkuttular. Tekrar kaçtı. Buraya kadar beni oldukça üzen bu öykü sonra daha da ilginç hale geldi. Ben köpeği belki ürkütmeden alabilirim diye yola çıktım, köyün genç kızlarından bir grupla karşılaştım. Köpeği gördüler, benim yardım amaçlı izlediğimi anlayınca, o köpeği tanıdıklarını söylediler. ”Hep gelir buralara, aç aç gezer yollarda” dediler.Köpeğin kime ait olduğunu duyunca şaşırdım ve çok üzüldüm. Eğer doğru ise bizim köye bir kaç kilometre uzaklıkta bulunan bir çiftliği olan, kırk yılda bir oraya gelen Tuğba Özay’ın köpeğiymiş. Getirip çiftliğine bırakmış ve muhtemelen hayvanın bu durumda olduğunu bilmiyor. Ne diyeyim; hiç mi aklına gelmez, hiç mi merak etmez. Emanet ettiği insanlar nasıl bir vicdana sahip ki hayvan bu halde? Peki sorumlu bir veterineri yok mu? Ben üç kuruşluk emekli maaşımla sorumluluğunu aldığım hayvanların her türlü veteriner hizmeti almasını sağlıyorum. Ne aşılarını, ne sağlık kontrollerini ihmal etmiyorum. Çağırdığım zaman köye gelen bir veterinerimiz var. Bu köpek ve varsa o çiftlikteki diğer hayvanlar kim bilir hangi koşullardalar. Yapmayın, etmeyin, bakamayacağınız hayvanların günahına girmeyin…
15 Şubat 2016 Pazartesi
Minik'im Kırlarda
Yaşlı dostum Minik uzunca bir süredir yürüyüş yapmıyordu. Soğuk kış günlerinde evin sıcak köşelerinde uyumayı tercih ediyor, arada bir bahçede dolaşmakla yetiniyordu.
Dün şahane bir sabaha uyanınca Kurt Kız ve Badem'in orman yürüyüşünden sonra Minik'i de kısa bir yürüyüşe çıkarmak geldi aklıma. Fazla uzağa gitmeden, yorulduğunu hissedince kucağıma alırım diye düşündüm. Sonrasında yavaş adımlarla eve en yakın kırlara doğru yürüdük. Etraf ilkbahara yaklaşmanın habercileri ile doluydu.
Minik papatyalar her yanı doldurmuş.
Sarı çiğdemler açmış.
Güzel bir düzlüğe gelince Minik'i serbest bıraktım.
Etrafına şöyle bir bakındı.
Bir süre oturup dinlendi.
Sonra ormana doğru yürüdü ama sık sık dönüp beni kontrol etmeyi ihmal etmedi. İşte o an ormana terk edilen yaşlı köpekler geldi aklıma ve göz yaşlarımı tutamadım.
Dönüşte Paşa'nın evinin önünden geçtik.
Başka bir komşunun tavuklarını gördük.
Dün şahane bir sabaha uyanınca Kurt Kız ve Badem'in orman yürüyüşünden sonra Minik'i de kısa bir yürüyüşe çıkarmak geldi aklıma. Fazla uzağa gitmeden, yorulduğunu hissedince kucağıma alırım diye düşündüm. Sonrasında yavaş adımlarla eve en yakın kırlara doğru yürüdük. Etraf ilkbahara yaklaşmanın habercileri ile doluydu.
Minik papatyalar her yanı doldurmuş.
Sarı çiğdemler açmış.
Güzel bir düzlüğe gelince Minik'i serbest bıraktım.
Etrafına şöyle bir bakındı.
Bir süre oturup dinlendi.
Sonra ormana doğru yürüdü ama sık sık dönüp beni kontrol etmeyi ihmal etmedi. İşte o an ormana terk edilen yaşlı köpekler geldi aklıma ve göz yaşlarımı tutamadım.
Dönüşte Paşa'nın evinin önünden geçtik.
Başka bir komşunun tavuklarını gördük.
Bizim evin yakınında Colette bekliyormuş. Bir güzel koklaştılar:)
Eve gelince Minik bir güzel uyudu. Yorulmuş kuzum.
28 Ekim 2015 Çarşamba
Zor Bir Sabah!
Dün akşam üzeri yan taraftaki yavru köpeklerden birinin
hasta olduğunu fark ettim. Komşu adam
günlerdir ortalarda yok. Hiç ihmal etmeden mama ve sularını veriyorum ama
temizlik yapamıyorum. Hem eşim kızar diye, hem de oraya fazla girip çıkmaktan
çekiniyorum ama mama ve su konularını ihmal edemem. Dediğim gibi, yavrulardan birinin halini beğenmedim. Diğerleri mamaya saldırıyor
ve doyunca oyun için çıldırıyorlar ama
hasta yavru dünden beri hiçbir
şey yemiyor. Bu sabah mamalarını
götürdüm. Ona ciğerli, makarnalı torpilli bir tabak hazırladım, yüzüne bile
bakmadı. Karton kutuda halsiz halsiz
yatıyor. Mama kaplarını yıkadım, sularını tazeledim. Üzüntü içinde eve döndüm. Bir
yandan da eşimi ikna edip nasıl onu bir an önce veterinere ulaştırırım diye düşündüm. Çünkü zaman kaybı bebek köpek için ölümcül olabilir.Bu arada bilmeyenler için; eşimin ciddi bir sağlık sorunu var. Yalnız kalması riskli. Burada ulaşım büyük sorun. Sabah kendi
otomobilleri ile kasabaya işe giden bir komşu aile var. Paşa adlı köpeğin
sahipleri. Onlarla aramız iyi. Hasta köpeğin hatırına onları telefonla arayıp durumu
anlattım. Onlarla birlikte kasabaya, veterinere gitmek istediğimi söyledim. Ama bir sorun var, bizim patililere bakan veteriner kedi ve
köpeklerden pek anlamıyor. Biz de iyi bir veteriner arayışındayız. Bir yandan
da eşim söyleniyor; ‘’sen bütün köyün
hasta hayvanlarına çare olamazsın’’ diye. Paşa’nın ailesine, yavruyu onların veterinerine götürmek istediğimi söyledim.‘’olur tabii ama bizim veteriner Side’de’’ dediler. Benim
kasabada onlardan ayrılıp yavru ile birlikte Side’ye gitmem sorunL Ne yapayım, diye düşünürken yavrulardan sorumlu adama telefon etmek geldi aklıma. İyi ki numarasını deftere yazmışım, ne olur ne olmaz diye. Birilerini bulup veteriner işini çözer belki. Adam sanki
benim özel bir işim için aramışım gibi kaba ve küstah davrandı. İlgilendiğim
için teşekkür edecek yerde ‘’sen ne karışıyorsun? Anlamında tavırlarla
yanıtladı beni. Olsun, ben ne yapıyorsam o masum canlar için yapıyorum. Benim
için sonuç önemli, yavrunun bir an
önce tedavi edilmesi, yaşaması önemli. Adama kızsam
da ısrarcı davrandım, mutlaka veterinere
götürülmeli dedim. ‘’Şehir dışındayım, yakında geleceğim, o zaman bakarız’’ dedi. Birilerini bulup yavruyu mutlaka veterinere
ulaştırmasını tembih ettim. Diğer yandan da ben ne yapabilirim diye çözüm
aramaktayım. Ah, diyorum, bir an önce bir otomobil almam lazım. Ama şu an
çaresizim. Köy minübüsünün gelmesi
saatler alır. Üstelik büyük
olasılıkla köpeği almazlar. Kardeşleri
boğuşup oynarken masum yavru karton kutuda yatıyor, zaman geçmekte.. Derken telefonum çaldı, adam yolda olduğunu az sonra ulaşacağını söyledi. Hemen taşıma
çantasını hazırladım. O arada eşimin kahvaltısını hazırladım, kafam oldukça karışık, canım sıkkın.. Saat on
buçuk gibi adam geldi. Zahmet edip bana seslenmiyor bile. Ben yine sırf yavrunun hatırına seslenip, ‘’ hoş geldiniz’’ dedim, yavrunun durumu hakkında bilgi verdim. Taşıma kutusu önerimi bile kabul etmeden hayvanı karton kutuya tıkıştırıp götürdü.
Eminim dönünce de bana bilgi vermez. Bir olasılık daha var, veteriner
yerine anne köpeği aldığı insanlara götürüp bırakabilir de. Çünkü öyle bir insan..
Etiketler:
Hayvan Hakları,
Hayvan Sağlığı,
Komşular
25 Şubat 2015 Çarşamba
Teşekkürler Tarkan!
Diğer sanatçılarımızdan da aynı duyarlılığı bekliyoruz. Sadece Seferihisar'da değil tüm ülkede sokak hayvanlarına kol kanat gerilmesi dileği ile..
4 Şubat 2015 Çarşamba
Ne Olacak Bu Barınakların Hali!
Bugün benim doğum günümdü... Pek de umurumda olmayan doğum günlerimden biriydi. Ortalama bir gün olarak yaşanıp bitecekti ama olmadı.
Pek çok akrabam, arkadaşım, sosyal medya aracılığı ile ya da telefonla arayıp kutladılar, güzel dileklerde bulundular. Hatta hiç ummadıklarım bile. Telefonum defalarca çaldı. Sağ olsunlar, var olsunlar.. Hiç önemsemediğim bu günü ve kendimi önemli bile hissettim bir ara..
Ne var ki şu an içim acılarla dolu. Kolumdaki iki kırığın acısı hiç kalıyor bu acının yanında. Şu an insanlık acısı çekiyorum. Gitgide duyguları yok olan, duyarsızlaşan, yozlaşan kitlelerin arasında ezilen, insan olmanın bilincinde olan pek az kişinin diğerleri adına hissettiği bir acı bu.
Tam bir yıldır bu köyde yaşıyoruz. Kapalı bir çevre. Aracım yok, toplu taşıma araçlarından kısıtlı bir şekilde yararlanıyorum. Sağlık sorunlarımız da olunca çok gerekli olmadıkça şehir merkezine gitmiyorum. Bu nedenle kasaba merkezindeki sokak hayvanlarının durumunu pek bilmiyordum. Gerçi her gidişimde çok kötü durumda bir iki hayvana rastlıyordum ama Manavgat'ın, sokak hayvanları için bir ölüm kampı olduğunu bilmiyordum. Antalya'dan tanıdığım, Haydost Derneği Başkanı Jale Ünsal'ın twitter sayfasında Manavgat Barınağı ile ilgili korkunç fotoğrafları ve ilgili yazıları görünce şoke oldum. Jale'yi yıllardır tanırım, deneyimli ve çok aktif bir aktivisttir. Boşa gürültü çıkarmaz. Merak edenler Twitter sayfasına göz atabilirler.@jaleunsal
Kısacası durum kötü. Turizmden yükünü tutan bir ilçede bunca hasta ve aç hayvanın sokaklarda perişan halde olması zaten yeterince iç acıtıcı. Bir de ölüm kampı gibi bir (sözde) barınak çok canımı yaktı. Fotoğrafları buradan paylaşmaya içim elvermedi. Bunu yazarken de utanıyorum; benim paylaşamadığım fotoğrafların gerçeği o barınakta yaşanıyor. Ha, bir de o barınağın iyi bir barınak olduğunu savunanlar var.
''Bugün benim doğum günümdü'' diye başlayan bir yazının buralara geleceğini tahmin etmezdiniz değil mi.. Yaşam hakkına saygı gösterilmeyen, insanlığımdan utandıran bir dünyaya gelmiş olmamın hiç ama hiç bir önemi ve anlamı yok..
Etiketler:
Hayvan Hakları,
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları
30 Kasım 2014 Pazar
Hayvansever Ünlüler
Bloğumun ilk yıllarında öyle farklı konulara el atmışım ki... Şimdi neredeyse ev ve bahçe konseptli bir günceye dönüşen bloğum, o yıllarda çok daha renkli ve geniş bir konu yelpazesine sahipmiş.
Çünkü o zamanlar çok daha fazla araştıran okuyan biriydim. İlgimi çeken her konuda da ''bunu paylaşmalıyım'' dediğim oluyordu sıklıkla. Ayrıca henüz ellerimle ilgili sorunum yoktu. Böylelikle, daha çok üreten, daha çok yazan biriydim.. Neyse, asıl konuya geleyim; şimdi o günlere olan özlemimle bana göre hoş bir konuyu taşımak istiyorum sayfama.
İflah olmaz hayvanseverliğim malumdur, Ne yalan söyleyeyim, insanlara duyduğum sempati ve antipatiyi de etkiler bu özelliğim.. Farkına bile varmadan topladığım, sempatiden, hayranlığa dek giden duygularla pek bi sevdiğim eski yeni ünlülerin fotoğraflarını görünce,'' haydi paylaşayım'' dedim. Bunların bazıları hayvan hakları için ciddi mücadeleler vermiş, gerçekten zamanlarını ve önemli miktarda paralarını harcamışlar bu yolda. Tabii ki sayıları çok fazla. Bunu görmek beni çok mutlu etti. Hepsini buradan gösteremiyorum. Diğerleri beni bağışlasın, sizler için seçtiklerim buradalar:
Öncelikle saygı ile ''eskiler''
daha sonra yeniler de sayfamızı onurlandıracaklar..
Çünkü o zamanlar çok daha fazla araştıran okuyan biriydim. İlgimi çeken her konuda da ''bunu paylaşmalıyım'' dediğim oluyordu sıklıkla. Ayrıca henüz ellerimle ilgili sorunum yoktu. Böylelikle, daha çok üreten, daha çok yazan biriydim.. Neyse, asıl konuya geleyim; şimdi o günlere olan özlemimle bana göre hoş bir konuyu taşımak istiyorum sayfama.
İflah olmaz hayvanseverliğim malumdur, Ne yalan söyleyeyim, insanlara duyduğum sempati ve antipatiyi de etkiler bu özelliğim.. Farkına bile varmadan topladığım, sempatiden, hayranlığa dek giden duygularla pek bi sevdiğim eski yeni ünlülerin fotoğraflarını görünce,'' haydi paylaşayım'' dedim. Bunların bazıları hayvan hakları için ciddi mücadeleler vermiş, gerçekten zamanlarını ve önemli miktarda paralarını harcamışlar bu yolda. Tabii ki sayıları çok fazla. Bunu görmek beni çok mutlu etti. Hepsini buradan gösteremiyorum. Diğerleri beni bağışlasın, sizler için seçtiklerim buradalar:
Öncelikle saygı ile ''eskiler''
daha sonra yeniler de sayfamızı onurlandıracaklar..
10 Haziran 2014 Salı
Benim Güzel Kızım Badem
Badem'in öyküsü iç acıtan türden. Yıllar önce ona yuva aramıştım ve buradan da paylaşmıştım. Sürekli durumunu takip edip çözüm bulmaya çalıştım.
Neyse... Acı günler bitti ve Badem yuvasını buldu. Neresi mi? Tabii ki Begonvilli Ev. Daha önceki sitede onu evlat edinme olanağım yoktu. şimdi burada bizimle ve Kurt kız Kuyruk'la çok mutlu.
Neyse... Acı günler bitti ve Badem yuvasını buldu. Neresi mi? Tabii ki Begonvilli Ev. Daha önceki sitede onu evlat edinme olanağım yoktu. şimdi burada bizimle ve Kurt kız Kuyruk'la çok mutlu.
9 Ocak 2014 Perşembe
Yardımınıza İhtiyaç Var!
Bu soğuk kış günlerinde bir de açlık çekiyorlar!
Benim değerli hayvan sever dostlarım! Ankara'dan bir dost iletisi aldım;
Tıpkı sizler gibi, yüreği onların sevgisi ile dolu ancak imkanları kısıtlı bir hanım zor durumda olduğunu söylüyor.
Yaklaşık 50 kadar sokak köpeğine ve kedisine bakmaya çalışan, gerekince tedavileri için çaba gösteren bu arkadaşımız mamasız kaldığını anlatmak zorunda kalmış. Soğuk, sokaktaki diğer tehditler bir yana, o canların en büyük sıkıntısı olan açlık gerçekten de yürek burkan bir durum. Ne yazık ki ülkemizde sokak hayvanları ile ilgili köklü ve insani çözümler üretilemediği için biz hayvanseverlere büyük işler düşüyor. Altından kalkabiliyor muyuz? Ne yazık ki ''Hayır''. Yine de elimizden geldiğince dayanışma içinde olmak, böyle sıkıntılarda bir parçacık da olsa katkıda bulunmak bizlerin görevi, öyle değil mi? Arkadaşımız sadece mama desteği istiyor. Kendisi ile iletişim kurup ayrıntıları öğrenebilirsiniz:
glyasci@hotmail.com
Tel: 05438163402
Hadi, arayın lütfen. Küçük de olsa bir katkınız olursa seviniriz. Bebek köpekler de var mama bekleyen.
Emin olun yapacağınız en küçük yardım bile çok makbule geçecektir. Duyarlı yüreklerinize şimdiden teşekkürler..
Benim değerli hayvan sever dostlarım! Ankara'dan bir dost iletisi aldım;
Tıpkı sizler gibi, yüreği onların sevgisi ile dolu ancak imkanları kısıtlı bir hanım zor durumda olduğunu söylüyor.
Yaklaşık 50 kadar sokak köpeğine ve kedisine bakmaya çalışan, gerekince tedavileri için çaba gösteren bu arkadaşımız mamasız kaldığını anlatmak zorunda kalmış. Soğuk, sokaktaki diğer tehditler bir yana, o canların en büyük sıkıntısı olan açlık gerçekten de yürek burkan bir durum. Ne yazık ki ülkemizde sokak hayvanları ile ilgili köklü ve insani çözümler üretilemediği için biz hayvanseverlere büyük işler düşüyor. Altından kalkabiliyor muyuz? Ne yazık ki ''Hayır''. Yine de elimizden geldiğince dayanışma içinde olmak, böyle sıkıntılarda bir parçacık da olsa katkıda bulunmak bizlerin görevi, öyle değil mi? Arkadaşımız sadece mama desteği istiyor. Kendisi ile iletişim kurup ayrıntıları öğrenebilirsiniz:
glyasci@hotmail.com
Tel: 05438163402
Hadi, arayın lütfen. Küçük de olsa bir katkınız olursa seviniriz. Bebek köpekler de var mama bekleyen.
Emin olun yapacağınız en küçük yardım bile çok makbule geçecektir. Duyarlı yüreklerinize şimdiden teşekkürler..
Etiketler:
Hayvan Hakları,
Hayvan Sağlığı,
Patili Dostlar,
Sokaktaki Canlar
17 Kasım 2013 Pazar
Bu bebeğe umutsuzca yuva arıyoruz!
Bu hafta sonu, hayvan sever dostlarım sevgili Yasemin, Zuhal ve eşi Sinan Bey bizi ziyarete geldiler.
Bu ziyaret çok ama çok değerliydi bizim için..
Çünkü bu buluşma, arabaya atlayıp geliverme olayının çok ötesinde bir çaba gerektiriyordu. Her iki arkadaşım da ''hayvan sever'' nitelemesine tam ve gerçek anlamıyla uyan çok fedakar insanlar. Yasemin'in evinde her zaman, sokakta zor durumda bulunmuş kedi köpekler olur. Kendisinin de ciddi sağlık sorunları olduğu halde onların tedavisi, bakımı, kısırlaştırılmaları için çırpınır durur. Onun rastlayıp da kaderine terk edemediği kedi ve köpeklere umutsuzca yuva arayışları beni derinden yaralıyor. Ben de defalarca yardımcı olmaya çalışsam da daha bu güne dek bir tanesine bile yuva bulamadık ne yazık ki.. Hatta bu gün, geçtiğimiz günlerde parkta ölmek üzere iken bulduğu bebek kediyi evde yalnız bırakamadığı için yanında getirmiş. Onu sıcak tutup biberonla beslemeye çalışıyor.
Bu bebeğe umutsuzca yuva arıyoruz!
Yine sokakta bulduğu küçük ırk çok sevimli bir köpeğe uzun süre yuva aradık. Çünkü komşuları dört köpeği olduğu için şikayet ettiler. Zaten apartman dairesinde çok sayıda hayvanın bakılması olanaksız ve o da bunun bilincinde. Sonunda parkta bir kulübede bakmaya başladı. Ama köpek orada da istenmedi. Mecburen geçici olarak özel bir çiftliğe yerleştirdi. Ancak maddi gücü yeterli değil. Bir kaç gün sonra oradan da çıkaracaklar. Zaten köpekçik çok mutsuzmuş ve ağlama sesleri çıkarıyormuş.
Evinde baktığı hasta ya da yaşlı kedi ve köpeklere rağmen her zaman pırıl pırıl ve düzenlidir. Yorgunluktan ölecek kadar koşturmaca içinde olduğu halde parktaki kedi evinde de gönüllü annelik yapıyor. Komşularından şikayet almamak için azami dikkat gösteren, laf söz olmasın diye asansörü dahi kullanmaktan çekinen bu hanımın yine de apartmanda incitici davranışlara maruz kaldığını tahmin edersiniz.
Zuhal de benzer özellikleri olan biri. Onu da bir başka gün anlatırım.
Bizde ancak üç saat kadar kalabildiler ve tahmin edeceğiniz gibi sokak hayvanlarından başka konumuz olmadı. Ancak ''kelin merhemi olsa...'' sözü bizler için çok uygun. Bireysel çabalarımızla bu sorunları çözemeyeceğimizi biliyoruz. Toplumsal duyarlılığın artmasını diliyoruz. Hiç olmazsa, petshoplardan kedi ve köpek satın almaktansa zor durumdaki hayvanları tercih etme yaygınlaşmalı. Barınaklar, mahalle araları, siteler ve parklar istenmeyen kedi ve köpeklerle dolu. Çoğu aç, hasta ve korunmaya muhtaç. Onların yaşam savaşlarını, çilelerini sadece bir avuç gerçek hayvan sever görüp umursuyor. Farkındalık! biraz daha farkındalık lütfen...
4 Kasım 2013 Pazartesi
Sitede Kedi Nüfusu Aşırı Artınca..
Sitede kontrolsüzce üreyen kediciklerin başına çok kötü olaylar geliyordu. Bunun üzüntüsünü de sadece bir kaç hayvan sever insan yaşıyordu. Sadece üzülmek de bir işe yaramadığı için mantıklı çözümler üretmemiz lazımdı. Belediye Veterinerliği ile görüştüm ve beşerli gruplar halinde kısırlaştırma operasyonlarına giriştik. İlk partide artık altı ayı bitiren bizim bebekler ve onlardan biraz daha büyük olan Nazmiş oldular. Bugün komşumla birlikte yüreğim pır pır ederek onları götürdük. Öğleden sonra da eve geldik. Şu an ayılmaya çalışıyorlar. Belli ki bu gece bize uyku yok. Ameliyatlı dört kedicikle nasıl baş ederim derken hiç beklemediğim bir anda eski yardımcım çıkıp gelmez mi. Belli ki yardıma ihtiyacımız olduğu içine doğmuş. Az önce altlarındaki kağıt havluları değiştirdik. Tertemiz uyumaları ve üşümemeleri için gereken neyse yapıldı. Umarım benim güzel bebeklerim çabucak iyileşirler.
Etiketler:
Begonvilli Ev Halleri,
Hayvan Hakları,
Hayvan Sağlığı
11 Temmuz 2013 Perşembe
Metro ile Seyahat Eden Köpekler

Burası Rusyada bir metro.... Moskova’da sokak köpekleri sabahın erken saatlerinde yaşadıkları varoşlardan yola çıkıyorlar, metroya binip, kolaylıkla yiyecek buldukları şehir merkezine geliyorlar. Sokak köpeklerinin geceyi geçirdikleri varoş bölgelerine gitmek için metro kullandıklarını farkeden uzmanlar onları incelemiş. Bu incelemenin sonunda elde ettikleri bulgular onları daha da şaşırtmış. Dr. Andrei Poiarkov gözlemlerini şöyle anlatıyor: ”Farkettik ki, köpekler doğru metro durağında inmek için alıştırma yapıyorlar. Birbirlerine metroda ne kadar kalmaları gerektiğini öğretiyorlar. Bu köpekler için en iyi yiyecek kaynağı şehir merkezinde. O yüzden de yaşadıkları bölge olan varoşlardan şehir merkezine gitmeyi öğrenmeleri gerekiyordu. Onları incelememiz sonuncunda farkettik ki, sabah erken saatlerde metroya binip şehir merkezine gidiyorlar, akşam mesai bitiminde de tekrar metroya binip varoşlara dönüyorlar. İnsanlardan hiçbir farkları yok. Bazen trende uyuyakalıyorlar ve inmeleri gereken durağı kaçırıyorlar. İncelememiz sırasında sokak köpeklerinin trafik lambalarına da uygun hareket ettiklerini gördük.” Tabii, bu arada Moskova halkının da bu köpekleri, itip kakmak, şikayet etmek, görevlileri çağırıp barınaklara attırmak yerine, beraberce seyahat etmeleri ciddi bir alkış gerektiriyor.
Fotoğraftaki insanların yüzlerindeki sevgi dolu bakışlarla, çevremdeki insanların sokak köpeklerine nefret dolu bakışlarını kıyaslayınca içim sızladı..
Kaynak:http://www.ntvmsnbc.com/id/24974063/
Etiketler:
Hayvan Hakları,
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları
7 Temmuz 2013 Pazar
Begonvilli Ev Halleri
Bugün yine bizden karelerle hepinize '' iyi pazarlar!'' demek istiyordum. Ancak dün keyfimiz kaçtı. Sadece bebek kedilerle ilgili olanları paylaşıp diğerlerini daha sonraya bırakıyorum.. Evet, keyfimiz kaçtı. Neden mi?
Bizim minikler, büyümekteler, oldukça da hareketliler. Anneleri ile birlikte beslenme, oyun ve konaklama alanları bizim bahçe ve veranda olsa da bazen komşu bahçelere de gidiyorlar. Tamamen bahçede kalmalarını sağlamama olanak yok. Komşulardan biri dün selamlaşma ve hatır sorma faslından sonra başladı sızlanmaya.. Küçük kediler bahçesine gelip onları rahatsız ediyormuş. İnanamayacaksınız ama onları yakalayıp ormana atma konusunda benden yardım istiyordu. Bu hanım yaşlı başlı, hali vakti yerinde biri. Ömründe bir kere bile bir sokak canına bir lokma yiyecek, bir yudum su vermemiş. Bu sıcaklarda yavruları ormana atma fikrinin korkunç bir düşünce olduğunu, atmanın çözüm olmadığını, onlara yuva bulup kalanları da kısırlaştırmamız gerektiğini, bunu tek başıma yapmağa çalıştığımı anlattım, anlattım.... Karşımdaki insan anladı mı dersiniz? Yüzündeki ifade asla anlamak istemediğini gösterdi.. Tüm akşamım hatta gecem kaygılarla geçti. Sabah uyanınca da bu görüntü vardı kapımın önünde..
İşte böyle dostlar. Bu bebeklerden biri sözde yuva bulmuştu ama arayıp sormuyorlar. Diğer bebekleri de Twitter sayfamızdanTuğba Özay görüp çiftliğine aldıracağını söylemişti. Ondan da ses yok.. Sitede daha önce kontrolsüzce çoğalan kedi ve köpeklerle ilgili çok iç acıtıcı olaylar yaşandı. Bunların da başına gelmesin. Aylardır tek başıma yaşatmağa çalıştığım bu bebeklere acil yuva arıyoruz.
Bizim minikler, büyümekteler, oldukça da hareketliler. Anneleri ile birlikte beslenme, oyun ve konaklama alanları bizim bahçe ve veranda olsa da bazen komşu bahçelere de gidiyorlar. Tamamen bahçede kalmalarını sağlamama olanak yok. Komşulardan biri dün selamlaşma ve hatır sorma faslından sonra başladı sızlanmaya.. Küçük kediler bahçesine gelip onları rahatsız ediyormuş. İnanamayacaksınız ama onları yakalayıp ormana atma konusunda benden yardım istiyordu. Bu hanım yaşlı başlı, hali vakti yerinde biri. Ömründe bir kere bile bir sokak canına bir lokma yiyecek, bir yudum su vermemiş. Bu sıcaklarda yavruları ormana atma fikrinin korkunç bir düşünce olduğunu, atmanın çözüm olmadığını, onlara yuva bulup kalanları da kısırlaştırmamız gerektiğini, bunu tek başıma yapmağa çalıştığımı anlattım, anlattım.... Karşımdaki insan anladı mı dersiniz? Yüzündeki ifade asla anlamak istemediğini gösterdi.. Tüm akşamım hatta gecem kaygılarla geçti. Sabah uyanınca da bu görüntü vardı kapımın önünde..
İşte böyle dostlar. Bu bebeklerden biri sözde yuva bulmuştu ama arayıp sormuyorlar. Diğer bebekleri de Twitter sayfamızdanTuğba Özay görüp çiftliğine aldıracağını söylemişti. Ondan da ses yok.. Sitede daha önce kontrolsüzce çoğalan kedi ve köpeklerle ilgili çok iç acıtıcı olaylar yaşandı. Bunların da başına gelmesin. Aylardır tek başıma yaşatmağa çalıştığım bu bebeklere acil yuva arıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






































