28 Ekim 2015 Çarşamba

Zor Bir Sabah!





Dün akşam üzeri yan taraftaki yavru köpeklerden birinin hasta olduğunu  fark ettim. Komşu adam günlerdir ortalarda yok. Hiç ihmal etmeden mama ve sularını veriyorum ama temizlik yapamıyorum. Hem eşim kızar diye, hem de oraya fazla girip çıkmaktan çekiniyorum ama mama ve su konularını ihmal edemem. Dediğim gibi, yavrulardan birinin halini beğenmedim.  Diğerleri  mamaya saldırıyor ve  doyunca oyun için çıldırıyorlar ama hasta yavru  dünden  beri  hiçbir şey yemiyor.  Bu sabah mamalarını götürdüm. Ona ciğerli, makarnalı torpilli bir tabak hazırladım, yüzüne bile bakmadı. Karton kutuda  halsiz halsiz yatıyor. Mama kaplarını yıkadım, sularını tazeledim. Üzüntü içinde eve döndüm. Bir yandan da eşimi ikna edip  nasıl  onu bir an önce veterinere  ulaştırırım diye düşündüm. Çünkü zaman kaybı  bebek köpek için ölümcül olabilir.Bu arada bilmeyenler için; eşimin ciddi bir sağlık sorunu var. Yalnız kalması riskli. Burada ulaşım  büyük sorun. Sabah kendi otomobilleri ile  kasabaya işe giden  bir komşu aile var. Paşa adlı köpeğin sahipleri. Onlarla aramız iyi. Hasta köpeğin hatırına onları telefonla arayıp durumu anlattım. Onlarla birlikte kasabaya, veterinere gitmek istediğimi söyledim. Ama  bir sorun var,  bizim patililere bakan veteriner kedi ve köpeklerden pek anlamıyor. Biz de iyi bir veteriner arayışındayız. Bir yandan da eşim söyleniyor; ‘’sen bütün köyün  hasta hayvanlarına çare olamazsın’’ diye. Paşa’nın ailesine, yavruyu  onların veterinerine  götürmek  istediğimi söyledim.‘’olur tabii  ama bizim veteriner Side’de’’ dediler. Benim kasabada onlardan ayrılıp yavru ile birlikte Side’ye gitmem sorunL  Ne yapayım, diye düşünürken  yavrulardan sorumlu adama telefon  etmek geldi aklıma. İyi ki numarasını deftere yazmışım, ne olur ne olmaz diye. Birilerini  bulup veteriner işini çözer belki. Adam sanki benim özel bir işim için aramışım gibi kaba ve küstah davrandı. İlgilendiğim için teşekkür edecek yerde ‘’sen ne karışıyorsun? Anlamında tavırlarla yanıtladı beni. Olsun, ben ne yapıyorsam o masum canlar için yapıyorum. Benim için  sonuç önemli, yavrunun bir an önce  tedavi edilmesi,  yaşaması önemli. Adama kızsam da  ısrarcı davrandım, mutlaka veterinere götürülmeli  dedim.  ‘’Şehir dışındayım, yakında geleceğim,  o zaman bakarız’’  dedi. Birilerini  bulup yavruyu mutlaka veterinere ulaştırmasını tembih ettim. Diğer yandan da ben ne yapabilirim diye çözüm aramaktayım. Ah, diyorum, bir an önce bir otomobil almam lazım. Ama şu an çaresizim. Köy minübüsünün gelmesi  saatler alır. Üstelik  büyük olasılıkla köpeği  almazlar.  Kardeşleri  boğuşup oynarken masum yavru karton kutuda  yatıyor, zaman  geçmekte.. Derken  telefonum çaldı, adam yolda olduğunu  az sonra ulaşacağını söyledi. Hemen taşıma çantasını hazırladım. O arada eşimin kahvaltısını hazırladım,  kafam oldukça karışık, canım sıkkın.. Saat on buçuk gibi adam geldi. Zahmet edip bana seslenmiyor bile. Ben yine sırf  yavrunun hatırına  seslenip, ‘’ hoş geldiniz’’ dedim,  yavrunun  durumu hakkında bilgi verdim.  Taşıma kutusu önerimi bile kabul etmeden  hayvanı karton kutuya tıkıştırıp  götürdü.  Eminim dönünce de bana bilgi vermez. Bir olasılık daha var, veteriner yerine anne köpeği aldığı insanlara götürüp bırakabilir de.  Çünkü öyle bir insan..

12 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. O ve onun gibi insanları düzeltemeyiz. Tüm umudumuz bu konulara nötr bakanların duyarlı insanlara dönüşmeleri.

      Sil
  2. okuyunca içim paralandı ne zor bu ülkede hayvanları sevip korumak ben de inşallah iyi haberlerini alırsınız bizi de merakta bırakmayın. Bende iş yerimdeki köpeklerle ilgileniyorum ve inanın bu durum kadar çaresizim benim dışımda kimse ilgilenmiyor. Soğuklar bastırıyor. Bir tanesini sürekli atıyorlar kavga edip geri dönüyor sürekli pansumanla destek veriyorum bende üzüntüden çaresizlikten çıldıracak duruma geldim sadece benim desteğim yetmiyor güzel beslenmeleri için Haytap tan bile dönüş bekliyorum mail attım detaylı köpeklerden birini sahiplendirmek istiyorum en azından güzel bir yuvası olur benim derdim de böyle işte sırf onların mutluluğu :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte böyle Vildan Hanım. Üzülen yıpranan sizin, benim gibi insanlar. Ben de sizin ilgilendiğiniz köpekler için üzüldüm ve kaygılandım. Eğer twitter kullanıcısı iseniz @begonvilliev adresini izlemeye alın ve o köpeklerin resimlerini ekleyip bana twit atın. Oradan yuva bulma şansımız olabilir. Ben sırf bu amaçla twitter'dayım.

      Sil
  3. Allah bu insan müsveddelerine merhamet gösterip azıcık vicdan ihsan eylesin!
    Vicdan çok değerli bir meziyet o nedenle herkese dağıtmıyor anlaşılan . Benden alıp biraz verebilir yani ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin! Başka ne diyeyim.. Bütün yazı çocuklarına dua ezberletmekle geçirdiler. Anlamını bile bilmedikleri duaları yalayıp yuttular. Pek bi sofular ama merhamet ve vicdan yok ne yazık ki.

      Sil
  4. Ah nasıl üzüldüm bilemezsiniz. İnsanlıktan nasibini almamış yazık. Umarım yavrucuk iyi ellere teslim edilmiştir. Umarım alıp, bir yerlere atacak kadar vicdansız değildir. Hayvanların bile kadersizi var...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki yapabilecek biri. Dün bir çalışanımız, yavruların annelerini kasaba merkezinde başıboş gördüğünü söyledi. Emin misin? diye sordum. ''Evet, eminim, kulakları kesilmiş, kuyruğunun üzerinde kalp lekesi olan beyaz köpeği nasıl tanımam'' dedi. Çok üzüldüm.Çok doğru ,hayvanların kadersizleri pek çok.

      Sil
  5. Begonvilli ev.....çok üzüldüm.allah hepimizi o arkadaşı çoğul katıyorum.hidayet versin....ve sizin merhametle nasıl cabaladığınızı görüyor....sizden allah razı olsun.inşallah şu an iyidir.. sevgilerimle emel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah sevgili Emel.Vicdan eksikliği insanların en büyük sorunu ama bunun farkında olmuyorlar. Yavru köpeğin nasıl olduğunu bilmiyorum. Geri getirmedi. Klinikte diyor.

      Sil
  6. Gençlik hastalığı olabilir inşallah kurtulur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer yavrular da hastalandı ve adam alıp götürdü hepsini. Bilgi vermiyor...

      Sil

Beğeni ve görüşleriniz benim için çok değerli. Yürekten teşekkürler.