9 Nisan 2017 Pazar

Özlenen Bahar Geldi

Bizim buralarda bahar bir vardır, bir yoktur. O yüzden ''Bir varmış, bir yokmuş''  diye başlayan masallar gibi büyülü, renkli ve inanılmazdır...

Kış boyunca özleyip hasretini çekersiniz. Öyle bir gelir ki; renkleri, kokuları, sesleri ile gözünüzü gönlünüzü şenlendirir.
Ne var ki
daha güzelliklerine doyamadan, takvimler yazı göstermeden bunaltıcı sıcaklar başlayıverir.

 Şu an buralarda bahar kırlarda, ormanda ayrı güzel, bahçede bir başka güzel.. Size bu satırları bahçedeki açık mutfakta, yemek masasının üzerinde yazıyorum. Hemen sağımda mor ve beyaz Bodrum papatyaları koca gözler gibi gülümsüyorlar. Az ötedeki andız ağacının dallarında onlarca serçe şakıyor.  Havada hoş bir esintinin taşıdığı portakal, limon çiçeği kokuları var.  Sardunyalar coşmuş durumdalar. Güllerin hepsi tomurcuklarla dolu. Gazanyalar görsel bir şölen sunuyorlar. Beyaz Allisiumlar yeşil çimlere doğru  küme küme akıyorlar sanki. Yıldız çiçekleri de açtılar. Hele bir koyu pembe beyaz çizgili var ki... Kısacası bahar tüm güzelliği ile teşrif etti.




















 Baharın gelmesi ile  patililerimiz de  bahçeyi tercih ediyorlar.




Bu papatyalar doğanın bize armağanı.  Yürüme taşlarının arasında kendiliğinden çıktılar.  Bahçıvana sıkı sıkı tembihledim. ''Bir tanesini bile  ziyan etme'' diye.



















































Son olarak sizlere, aramıza yeni katılan Kara'yı tanıtmak istiyorum. Kara bize sokaktan geldi. Bizim köpek kızlar ve Minik onun varlığına aşırı tepki gösterip avazları çıktığı kadar havladıkları için çareyi, ona bitişikteki boş evin bahçesinde bakmakta buldum. Ev sahipleri yazları geliyorlar. Yine de izin aldım.  Bu arada yan evde tadilat başlayınca bizimkiler havlasa da bizim bahçeye, Badem'in  kulübesine yerleştirdim. İki gün önce kısırlık operasyonu geçirdi. Aşıları yapıldı. Yalnız, bu kara kızın inanılmaz iyi huylu bir köpek olduğunu gördüm. Meğer ben bizim delilerden neler çekiyormuşum.. Kara'cık, sanki eğitim almış gibi tasmaya hemen alıştı, bütün komutlarıma anında uyuyor. Yürüyüşlerde tasmasını çıkarınca, bir an bile yanımdan ayrılmıyor. Hiç havlamıyor. Her fırsatta mutlu mutlu kuyruk sallayıp gözlerimin içine bakıyor. İşte böyle dostlar. Veterinere çok güvenilir bir aile çıkarsa Kara'yı yuvalandıralım dedim ama  bu kız çok ama çok özel bir köpek.  Nasıl ayrılırım bilemiyorum.

Bugün sanki sizlerle hasret giderir gibi uzun uzun yazdım. Umarım sıkılmadan okunmuştur yazdıklarım. Hepinize  esenlikler ve güzelliklerle dolu günler diliyorum. Begonvilli Ev'den sevgiler, selamlar.

31 Mart 2017 Cuma

Kireçte Kabak Tatlısı


İlk kez denedim.
Çok beğenildi. Kısacası ''denemeye değer'' dediklerimden, enfes bir tatlı. Ben çok geç tanıdım. Hatay'ın çok bilinen, sevilen lezzetini mutlaka deneyin.
Tarif, geçtiğimiz yılbaşı bu tatlıyı yapıp büyük beğeni toplayan teyzemden. Kendisine teşekkür! Şimdi  püf noktalarını atlamadan anlatayım;

Öncelikle, sıkı ve lezzetli bir kabak türü seçmelisiniz. Benim tavsiyem  kestane kabağı. Kabağı  kabuk ve çekirdekleri ile tartın ya da tarttırın. Çünkü kullanılacak şeker miktarı buna eşit olmalı. Kabuklarını soyup dilimlediğimiz kabakları kireçli suya atıp 12 saat kadar bekletiyoruz.
Sönmemiş kireçli su bu tatlının olmazsa olmazı. O halde önce onu hazırlayıp diğer işlere  öyle başlamalıyız. Nereden bulacağımıza gelince; ben  doğal ve yöresel ürünler satan  bir sanal marketten satın aldım. Bulunsun evde diye 2kg istemiştim, fazlaymış. Çünkü 5 litre suya bir kahve fincanı  yeterli. Keserle koparıp suya atıyorsunuz ama dikkat edin, biraz çatlayıp patlıyor. Bir kaç saat sonra, dibe çöken kısmını olabildiğince dağıtmadan üstteki suyu başka bir kaba alıyorsunuz. İşte kullanacağınız  çözelti bu.

Şimdi tekrar başa, kabakları soyup dilimleme aşamasına  dönelim. Benim için en zoru bu oldu. Ellerimdeki rahatsızlık zorladı. Biraz da kalın dilimlemişim. Siz daha ince ve zarif dilimler yapabilirsiniz. Dilimlenmiş kabakları  kireçli suya atıp en az 12 saat bekletiyoruz. Sonra iyice yıkayıp bir kaç saat suda bekletiyoruz. İşte bu aşamada kabaklarların  soyulmadan önceki ağırlığı ile eşit ağırlıktaki şekeri su bardağı ile ölçerek genişçe bir tencereye koyuyoruz. Bir bardak fazlası ile su ekleyip orta ateşte kaynatıyoruz. Kaynamadan sonra dört dakika daha ocakta kalması yeterli. Yarım limon  sıkıp ocağı kapatıyoruz.

İşte bir püf noktası daha; hazırlanan şerbet ılık hale gelinceye dek bekletilecek. Kabak dilimleri sivri  uçlu bir bıçakla bir kaç yerinden delinerek ılık şerbete konulacak ve üzerleri tamamen şerbetle kaplanacak. Eğer dışarıda kalanlar olursa sık sık çevrilerek şerbeti içlerine  almaları sağlanmalı. Tekrar ocağa koyup kısık ateşte  2,5  saat pişirmeliyiz. Kabaklar şeffaflaşınca tatlımız olmuş demektir.

Sunum için  ceviz ve  tahin tavsiye edenler var ama ben sade olarak çok  beğendim. Çıtır, enfes bir lezzet. Denerseniz  afiyetler olsun!





Her yıl  bahçeye bir kaç tane farklı türlerden bal kabağı ekerim. Bu, geçen yıl yetiştirdiği kabaklardan biri. Tatlıyı  bu kabakla yapmadım. Manavdan satın aldığım kestane kabağı ile denedim ama bahçede yetiştirdiğim kabaklarla da deneyeceğim.



Şimdilik bizden bu kadar. Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den.

27 Mart 2017 Pazartesi

Bahçemiz Renkleniyor

Uzunca bir kıştan sonra baharın gelmesi ile bahçemiz renklenmeye başladı. İlk renklerimiz olan sümbül ve nergislerimiz artık geçtiler. Henüz güllerimiz de açmadılar. Bakın şu günlerde nelerimiz var:










































Dün bize öyle bir güzellik konuk oldu ki.....
Tüm renklerin en sevimlisiydi:))











Adı Pırtık
Kuzenimin  oğluşu. Yıllarca ertelediler, sonunda aileye bir patili evlat katıldı. ''Bu nasıl bir sevgiymiş''  diye hayretler içinde olduklarını söylüyorlar. Üzerine titriyorlar bu bebeğin. Darısı yuva arayan tüm patililerin başına.



Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Sağlıcakla kalın dostlar.


22 Mart 2017 Çarşamba

Begonvilli Ev Halleri


Bizim buralara bahar geldi. Köpek kızlarla yürüyüşlerimiz daha düzenli, daha keyifli artık.




Yabani armut ağacı  çiçek açınca, sevgili vadimi daha da güzelleştirdi.







Ezenterelerin son günleri..




Bahçede başka güzellikler açmakta. Nektarin ağacımız pembelere büründü.




Bodrum papatyaları erkencilerden biri.




Ceylan gözleri de öyle.




Kır çiçekleri çay sofralarımızı süslüyor.









Ve Biber Kız'la sizlere hoşça kalın diyoruz..  Kalın sağlıcakla!

12 Mart 2017 Pazar

Hoş Bir Sürpriz

Polyvore' ı  bilenler, izleyenler bilir; burada  tanıtılan binlerce ürünle zevkinizi yansıtan setler hazırlayıp paylaşabilirsiniz. Ben de güzel giyinmeyi sevdiğim için zaman zaman siteye girer, dünyadaki trendleri inceler, setler hazırlarım. Giyim alışverişlerim  için  fikir edinir, biraz da alışveriş yapmışçasına  hoş vakit geçiririm. Zaman zaman hazırladığım setler için  yarışmalara davet edilirim. Bundan bir ay önce  Romwe  adlı giyim firması kendi ürünlerinden oluşan setler için bir yarışma açmıştı. Ee, ben de bir set hazırlayıp katılıverdim.

İşte benim setim:


Aslında o derin yırtmaç  dışında benim  yazın günlük yaşamda kullandığım elbiselerin benzeri. Elbise sade olduğu için biraz abartılı bir çanta ve yine çok tercih ettiğim tarz sandaletlerle ve koyuca bir güneş gözlüğü ile kombinimi tamamladım.

Sonuç ne mi oldu? 165 katılımcı arasında birincilik.
Ve Setim
Bana  gönderdikleri mesajda tebrik ederek adres  ve beden ölçümü istediler. Ödül olarak  o elbiseyi göndereceklerini söylüyorlardı. Aslında oldukça ucuz bir elbise için dünyanın bir ucundan çok  fazla kargo ücreti ödeyerek  ödül göndermeleri tuhaf ama dün elbise geldi.
Demek ki, yarışma son derece adil, ülke ayrımı yapılmaksızın, kurallara uyularak sonuçlandırılmış. Böyle bir iş ahlakı ile çalıştıkları için Romwe'yi ve yine organizasyonların düzenli yapılmasında rolü olduğunu düşündüğüm Polyvore'ı  kutluyorum.

10 Mart 2017 Cuma

Cennetim

Baharın tüm güzelliklerini sergilediği şu günlerde ''cennetim'' dediğim bir yer var. Köpek kızlarımla uzun yürüyüşler yaptığım, oksijen depoladığım, kafamı dinlendirdiğim bu  harika yer, evime  beş on dakika uzaklıkta sevgili ormanımın eteklerinde.  Florası ile, mis gibi havası ile, kuşları, kelebekleri, kaplumbağaları ile beni mutlu eden bu güzel doğa parçasını görmenizi isterdim.