Hayvan Sevgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayvan Sevgisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2020 Pazar

Bir Tatlı Huzur

Bu sabah yine kuş sesleri ile uyandık. Horoz ve  köpek sesleri de eksik olmuyor. Yine de gürültü kirliliği söz konusu değil. Bu sesleri bahçenin renkleri, kokuları eşliğinde yaşamın melodisi olarak bir senfoni tadında algılıyorum. Hafif rüzgarlı ve  az bulutlu ama yanı başımızdaki ormandan taşıdığı çam kokuları ile harmanlanmış  bir hava.. Birazdan köpek kızlarla  orman yoluna uzanmalı  ama önce  her gün  yaptığım gibi bahçemde dolaşmalıyım.









































Bir tatlı huzur dediğimiz yanı başımızdaki ayrıntılar değil midir? Çiçeğin renginde, kuşun sesinde, tatlı bir esintide yakaladığımız güzellikler. Sağlıcakla kalın.

19 Nisan 2020 Pazar

Abbas Yolcu











Sevgili horozumuz Abbas, sonradan geldiği için bir türlü  uyum sağlayamamıştı. Küçücük bir ferik olarak gelse de tavuklar onu dışladılar. Çünkü bizim kümesin horozuYakışıklı vardı. İkinci horoz istenmedi. Dahası garibimi tavuklar gagalayıp dövdüler. Başını kanattılar. Her gün bahçede diğerlerinden ayrı dolaşıp akşam olunca da çitleri aşıp komşu bahçedeki bir ağacı tünek olarak kullanıyordu. Her akşam gittiği için ''Abbas yolcu'' demeye başladık. Adı da Abbas oldu. Kümesin önündeki avlunun bir bölümünü telle böldürüp ona özel yer yaptırdım, yine kaçtı. Komşu bahçede Tilkilere  yem olma tehlikesi olduğu için çok üzülüyordum. ''Ne yapsam acaba?'' diye  düşünürken komşularımızdan biri kümeslerinde horoza ihtiyaçları olduğunu söyledi. Asla  kesmeyeceklerine söz verirlerse Abbas'ı onlara verebileceğimi söyledim. Çok üzülsem de onun güvenliği için  komşulara verdim. Sık sık gidip uzaktan  bakıyorum. Çok mutlu, oradaki tavuklarla hiç sorun yaşamıyor.

Bu da bizim Yakışıklı!








12 Ocak 2020 Pazar

Doğa Yürüyüşümüz

Bugünkü uzun yürüyüş arkadaşlarım Kuyruk, Kara  ve Badem'di.  
                                                                       







 




 Dünü aratmayacak kadar sıcak ve güzel bir gündü. Bir de hemen her yerde rastladığım çöpler olmasaydı. Onların fotoğrafını çekmedim. Anemonlar ve diğer kır çiçeklerini, bir de orman meyvelerini çektim ama emin olun bu gördüğünüz bitkilerin yanı başlarında bile çöpler vardı. 











Günün benim açımdan en iç karartan eleştirisi de yürüyüşümüzde rastladığım bazı kadınların köpeklerime nefretle bakarak ''bu köpeklerle kendini neye yorarsın?'' tarzı bir şeyler söylemeleriydi. Ne diyebilirdim ki, onların dünyaya bakış açıları ayrı, benimki ayrı.. Kısacası ne onlar beni anlar, ne de ben onları.. Çöp yığınlarından rahatsız olmazlar ama benim eğitimli, kontrolüm altındaki köpeklerimin varlığından rahatsız olurlar. . İşte böyle bir yerde yaşıyorum.
Sağlıcakla kalın dostlar.

3 Eylül 2019 Salı

Hoş geldin Lokum!


Evet, onları çok seviyorum. Yüreğimi minicik bir çocukken, evimi de  yıllar önce onlara açtım . Her bireri ailenin  vazgeçilmez üyeleri oldular. Çok sevildiler. Mutlu yaşamaları için elimizden geleni yaptık. Kayıpları bize büyük acılar yaşattı. Minik dışında hiç biri planlanıp evlat edinilmedi. Terk edilmiş ya da zor durumda, hatta ölmek üzere bulduklarım oldu. Kendiliğinden bize  gelenler de oldu. Kısacası  hikayelerini ayrı ayrı anlatsam bir kitap bile yazabilirim. Altı yıl önce doğa tutkum ve patili dostlarımız için  yaşam tarzımızı değiştirip kentten köye taşındık.Yıllar yılları kovaladıkça  kedilerimizle, köpeklerimizle oldukça  kalabalık bir aile olduk. Bu arada yaşım ilerledi, sağlık sorunlarım arttı. Yıllardır  hasta  ve özel bakıma gereksinme duyan olan eşimin  durumu da malum.  Son günlerde  patililerin  bakımları, yürüyüşleri konularında zorlandığımı  hissettim. Onların da iyiliğini düşünerek   ''Artık  bu kadar yeter'' deyip  sayıyı artırmama  kararı aldım.

 Bu arada ciddi bir enfeksiyon geçirdim. Uzunca ve yıpratıcı bir tedaviden sonra biraz düzelir gibi olunca tekrar kısa orman  yürüyüşleri yapmaya başladım. Bir kaç gün önce  evden bir kaç km  uzakta, dere kenarında yürürken bu ufaklığın  ağlamalarını duydum. Miyavlama değil, gerçekten de ağlama gibiydi. Karşı kıyıda, dereye doğru uzanmış küçük bir kara çıkıntısında sazlıkların arasında sürekli ağlama sesi çıkarıyordu. Onu görünce yanımda köpek kızlarım  olduğu için  çok korktum. Çünkü oldukça sığ olan dereyi geçip ona zarar verebilirlerdi. Şükürler olsun ki sert komutlarla onları kontrol altına alıp  bir dala bağladım. Ayakkabılarımla suya  girip karşıya geçtim. Kucağıma alınca hiç itiraz etmedi. Tam orada bulunan köprünün devamı olan  yolun kenarına bıraktım. ''Hadi annene git'' diyerek okşadım. Hızlıca köpekleri alıp evime doğru  yürüdüm ama  hiç huzurlu  değildim. Bir de baktım ki köprüyü geçip bizi  izliyor. Ne yapacağımı bilemedim. Eve  ulaşmamız için ormanlık bir alandan geçmemiz gerekiyor. Eğer ufaklık  geri dönemezse  ormanda kaybolup tilkilere av olabilirdi. Biraz daha ilerledim, Bir dönemeçten sonra  onu gözden kaybettim. İçime bir korku girdi. Köpekleri yine  bir çalıya bağlayıp geri döndüm. Bir de ne göreyim, yolun kenarındaki yamaca, ormana doğru tırmanıyor. Beni fark edince durdu, çağırınca  hemen geldi. Kucağıma alıp  eve getirdim. Geri dönüp köpekleri aldığımda hava kararmaya başlamıştı.. Terleyip ateşimin yükseldiğini hissettim. Henüz tam iyileşmediğim için zaten yorgun ve halsizdim ama onu ormanda bırakmadığım için mutluydum.  Tam dört gündür bizde. Çok mutlu, çok huzurlu  ve uyumlu.  İç ve dış parazit damlası yapıldı. Pazar günü veteriner kontrolüne gidecek. Diğer aşıları yapılacak. Daha adı  bile yok. Şimdilik lokum diyoruz. Söylemeyi unuttum; o bir oğlan.

23 Mayıs 2019 Perşembe

Çiçekler, Kelebekler ve Tabii ki Köpek Kızlarım

Bu sabah yine ormanın eteklerindeydik. Şunun şurasında bir kaç tatlı bahar haftasından sonra ''sıcak, çok sıcak'' diye serzenişlere başlarız. Antalya'nın yazı da fenadır hani. Sıcak nemle birleşir ve adım atamazsınız  evden dışarı. İşte bu nedenle bu günlerin  değerini bilmek lazım. Yol arkadaşlarım can kızlarım olunca daha bir keyifli oluyor doğa yürüyüşlerimiz. Sözü fazla uzatmadan görüntülerle anlatalım. Keşke renkler kadar, kekik kokularını, kuş seslerini  de paylaşabilmek  mümkün olsaydı.





Ben fotoğraf çekerken uslu uslu oturdular.

Vadiye inince kekiklerin çiçek açtığını ve kelebeklerin  uçuştuğunu gördük.






Pembeler kum kekikleri..






Beyazlar ise buranın meşhur bilyalı kekiği.


Çoktandır böyle net kelebek fotoğrafı çekememiştim. Turuncu kelebekler  en ufak kıpırtıdan kaçıyor ama bu koyu renkliler o kadar  hassas değiller. Başardığım için  mutlu oldum. 

15 Aralık 2018 Cumartesi

İlham Verici İnsanlar / Tasha Tudor





O, eşi benzeri olmayan bir yaşam ustası ve bir filozof olarak yaşamış. (Amerikan) 1915-2008 yılları arasında masal diyarlarını anımsatan yaşam tarzı ile bir çok doğallık aşığı insana ilham vermiş. 
Çoğumuz gibi ben de  fotoğraflarına sosyal medyada rastladım. Yaşam tarzını  yansıtan fotoğrafları görünce içimde bazı titreşimler oldu. Biraz araştırınca bu mütevazı  yaşamın bana ne kadar çok hitap ettiğini gördüm.  Elbette onun gibi doğa aşığı yiğit bir kadın olmak  çok zor. Elektriksiz, susuz, odunlarını kendi kırıp  sobasında yakıp ısınan, yiyeceğini kendisi ekip biçen, hatta mumlarını bile kendisi yapan, kedisi, köpeği, kazları, tavukları, keçileri ile mutlu olan, akşama doğru verandasında papatya çayı  içerken kendisine eşlik eden ardıç kuşuna  minnet duyan harika bir kadının emek ve sevgi dolu yaşamına  kaç kişi kolayca uyum sağlayabilir? Ancak ondan ilham alıp  yaşamımıza sığdırabileceğimiz kadar  güzellikleri  fark edip, doğadan bize  akacak huzura küçük  küçük de olsa kapılar ve pencereler açabiliriz.

Tasha, modern dünyada da huzurla yaşanabileceğinin kanıtı olmuş. Kendisi bir yazar ve illüstratör. 100 den fazla çocuk kitabı yazmış ve resimlemiş. Ne yazık ki bu kitaplar Türkçe'ye çevrilmemiş.
''Hayat  yapabileceğiniz her şeyi yapmanıza yetecek kadar uzun değil. Ama canlı olmak bile ne büyük ayrıcalık. Tüm bu kirliliğe ve korkuya rağmen bu kelime nasıl da güzel!'' İşte bunları söyleyen Tasha Tudor, bahçesi, hayvanları ile renklendirilmiş  sade bir hayatın çağımızdaki örneği.
Sade  yaşamın güzelliğini ve arınmanın en güzel örneğini  sergilemiş. Keşke onu kanlı canlı tanıyabilseydim.





Yaşamı ile ilgili daha fazla bilgi burada(tık)



14 Mayıs 2018 Pazartesi

Minik'imizi Kaybettik

Acımız çok büyük. Can dostumuz, ilk göz ağrımız Minik'i  toprağa vereli 3 gün oluyor. 10 Mayıs Perşembe 2018 tarihinde Minik'imizi uğurladık. 18 yaşını tamamlamasına 17 gün vardı. Ailemizin çok sevgili bir üyesiydi. Yaşadığımız süre boyunca  kalbimizin derinliklerinde olacak.


Ayrıca  Minik aileye katıdıktan sonra benim  farkındalığım arttı.  Böylelikle sayısını anımsamadığım kadar sokak canına kol kanat gerip, onların  beslenmeleri, sağlık sorunları ile ilgilendim. Bazılarını sokaklardan kurtardım.

Zaman zaman  bu sayfalarda Minik'imden söz eder, onunla ilgili duygularımı aktarırdım. Yıllar önce şöyle yazmışım:

''Sevgili oğluşumun, Minik’imin kapkara, sevgi ile bakan gözlerine bakınca , onunla evimi paylaşmanın zorluklarının hiç ama hiç önemli olmadığını düşünüyorum. Terliklerimi parçalaması, neden yalnız bırakıyorsunuz diye, yatağıma, yastığıma protesto çişlerini yapışı, aylarca taksitini ödediğim yatağımın bazasını parçalaması, hiç ama hiç zoruma gitmiyor. Çünkü, onu bizimle yaşaması için biz getirdik, onun seçme şansı yoktu. Yine de bize sonsuz sevgisini, sadakatini verdi. Konuşamadığı halde, bakışları ile, davranışları ile inanılmaz güzellikler yaşattı. Bir iki olumsuzluk yaşadık diye nasıl ondan vaz geçeriz? Senin için yaptıklarımız sana az bile benim güzel oğluşum. Hastalıklarında eşimle sabaha dek başını beklemelerimiz, senin için yapabildiğimiz her şey ama her şey sonuna dek helal olsun. Keşke tüm can dostlarını seven koruyan gözeten aileleri olsa. Keşke insanlar, sokakta yaşayanlara, barınaklarda mutsuz ve yalvaran bakışlarla yardım isteyen canlara daha duyarlı olsalar ve keşke benim gibi yüreğinde hayvan sevgisi taşıyanlara, onları sokakta beslemeye çalışırken küçümseyen gözlerle bakıp, ‘’bunları başımıza bela ediyorsunuz’’ gibi saçma sözler söyleyerek moralimizi bozmasalar. UNUTMAYALIM Kİ; DÜNYA YALNIZCA İNSANLARA AİT DEĞİL ! ''












Canım Oğlum,  hayatımızda çok önemli bir yerin oldu. Seni çok sevdik.  Umarım bir gün kavuşuruz..

18 Kasım 2017 Cumartesi

Kazlarla Harika Bir Gün

Bugün öğleden sonra ırmak kenarında ailece piknik yaptık. Muhteşem bir doğa ve enfes bir hava vardı.

Bir de orada mutlu mutlu takılan kazlar.  Öyle pozlar verdiler ki,


























Onları görüntülemeye doyamadım...