O, eşi benzeri olmayan bir yaşam ustası ve bir filozof olarak yaşamış. (Amerikan) 1915-2008 yılları arasında masal diyarlarını anımsatan yaşam tarzı ile bir çok doğallık aşığı insana ilham vermiş.
Çoğumuz gibi ben de fotoğraflarına sosyal medyada rastladım. Yaşam tarzını yansıtan fotoğrafları görünce içimde bazı titreşimler oldu. Biraz araştırınca bu mütevazı yaşamın bana ne kadar çok hitap ettiğini gördüm. Elbette onun gibi doğa aşığı yiğit bir kadın olmak çok zor. Elektriksiz, susuz, odunlarını kendi kırıp sobasında yakıp ısınan, yiyeceğini kendisi ekip biçen, hatta mumlarını bile kendisi yapan, kedisi, köpeği, kazları, tavukları, keçileri ile mutlu olan, akşama doğru verandasında papatya çayı içerken kendisine eşlik eden ardıç kuşuna minnet duyan harika bir kadının emek ve sevgi dolu yaşamına kaç kişi kolayca uyum sağlayabilir? Ancak ondan ilham alıp yaşamımıza sığdırabileceğimiz kadar güzellikleri fark edip, doğadan bize akacak huzura küçük küçük de olsa kapılar ve pencereler açabiliriz.
Tasha, modern dünyada da huzurla yaşanabileceğinin kanıtı olmuş. Kendisi bir yazar ve illüstratör. 100 den fazla çocuk kitabı yazmış ve resimlemiş. Ne yazık ki bu kitaplar Türkçe'ye çevrilmemiş.
''Hayat yapabileceğiniz her şeyi yapmanıza yetecek kadar uzun değil. Ama canlı olmak bile ne büyük ayrıcalık. Tüm bu kirliliğe ve korkuya rağmen bu kelime nasıl da güzel!'' İşte bunları söyleyen Tasha Tudor, bahçesi, hayvanları ile renklendirilmiş sade bir hayatın çağımızdaki örneği.
Sade yaşamın güzelliğini ve arınmanın en güzel örneğini sergilemiş. Keşke onu kanlı canlı tanıyabilseydim.
Yaşamı ile ilgili daha fazla bilgi burada(tık)


















































