Patili Dostlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Patili Dostlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2017 Çarşamba

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü


Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü,
Yıllar önce, farkındalığa katkım olması amacı ile bu grafiği hazırlayıp bloğumda ve kullandığım diğer sosyal ağlarda paylaşmıştım. Elbette, sokak canları için doğrudan ve dolaylı başka çabalarım da oluyor. Benim gibi düşünen ve hisseden insanlar, gruplar da onların yaşam hakları konusunda ellerinden geleni yapmaktalar. Ne var ki, içimizi acıtan, yüreğimizi yakan hayvan hakları ihlalleri o günden bu yana aynen devam etmekte. Bu konularda hassas olan ve ne yazıkki azınlıkta kalan bizler dışında kimsenin etkilendiği ve aldırdığı yok. Yine de umutsuzluğa kapılmadan, insanlık ölçütlerinden biri olan, onları koruma, sevme, sevdirme çabalarımıza devam edeceğiz. Sadece özel günlerde değil ihtiyaçları olan her an yanlarında olacağız. Elimizden geldiğince! Bu dünya yalnız insanlara ait değil. 


1 Aralık 2016 Perşembe

Ormanın Renkleri

Bugün öğleye doğru köpek kızlarımla  sevgili ormanımda  bir yürüyüş yaptık.

Tertemiz hava. ormanın renkleri ve kızlarımın mutluluğu  beni de mutlu etti. İşte  ormanın renkleri




















9 Mart 2016 Çarşamba

Begonvilli Ev Halleri


Begonvilli Ev'de balkon ve bahçe günleri başladı. Havalar ılık ve mis gibi  olunca her fırsatta dışarıdayız. Aslında balkonu düzenleyip, şezlonglara kurulup kitap, çay keyifleri yapmış değiliz. Ancak çiçeklerin bakımı,  bahçe düzenleme, yakında dikilecek  fidelere  hazırlık gibi işler yüzünden sürekli aşağılardayız.




Soğuk günler geride kalınca balkondaki çiçekler söz birliği etmiş gibi hep birlikte açtılar.
Özellikle sukkulentler..














Geçen yıl mantar hastalığına yakalanan  kalanşoleri iyileştirmeyi başardım. İlaç çok basit, uygulama pratik; karbonatlı su püskürtmek. İki tatlı kaşığı karbonatı 1 litre su ile karıştırıp sabah akşam püskürtüyorsunuz. Beyaz mantar görünümü kaybolunca da devam edin  bir kaç gün. Çünkü mantar inatçı bir canlı.




Biber Hanımefendi  merdivenden  beni izliyor.



 Enginar güzeli Colette  daha çok bahçeyi tercih ediyor. Bu fotoğrafta  ne kadar da Jane'ime benzemiş.  İçim sızladı.






Fırında muhallebi sever misiniz? 2,5 litre süt  için 2 çorba kaşığı buğday nişastası, 2 çorba kaşığı mısır nişastası, 2 çorba kaşığı un, bir buçuk  su bardağı şeker, vanilya, 2 yumurta kullandım. Süt kaynarken, diğer malzemeye, biraz soğuk süt ekleyip mikserle güzelce çırptım ve kaynamakta olan  süte azar azar ama hızlıca karıştırdım. Bu arada pişerken karıştırmaya devam..Göz göz olup koyulaşınca, fırın tepsisine su koyup muhallebi  kaplarını yerleştirdim. Fırını önceden ısıttığım için on beş dakikada üzerleri kızardı. Denerseniz afiyet olsun.









Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Yaşamınızda harika renkler, harika lezzetler olsun. Her şeyden önce sağlığınız yerinde, keyfiniz bol olsun.

1 Ocak 2016 Cuma

Begonvilli Ev'de Kış Halleri


Minik patililerle, konuksuz olarak sade bir yılbaşı akşamında henüz saat 22'de, yeni yılı  karşılamadan uyunan ev Begonvilli Ev'dir:))





Kedi kızlar sıcak evin tadını böyle çıkarınca bizlerin de uykusu geldi.  Ailece uyuduk:)


Ertesi sabah bir sürprizle karşılaştık. Bahçe hortumundan damlayan sular donmuş!  Ilık geçen günlerden sonra birden soğuk bastırdı. Köpek kızlara birer tişört giydirdim.  Bir yandan da merak ediyorum; bakalım giysilere tepkileri ne olacak diye.


Badem de sorun yok, hala tişörtü üzerinde.


Ama haylazım, canım Kurt Kız, tişörtünü bir gece giydi, sabah parçalamış.


 Patiler bakar mısınız:))



Begonvilleri bu kış şansa bırakmak istemedim. Gece  don olacağını öğrenince onları da eski çarşaflarla giydirdim.





Bir de kış sebzesi tarifimiz var:
Sevdiğimiz kış sebzelerinden karnabahar ve havuç, bol soğanla, zeytinyağında sotelendi. Biraz  karabiber ve tuzla lezzetlendirilip  haşlanmış, minik parçalar halindeki tavuk (ya da hindi) eti ile karıştırıldı. Rendelenmiş kaşar serpilip fırınlandı. Dileyen beşamel soslu olarak da yapabilir.





Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Esen kalın, sağlıklı olun..

12 Aralık 2015 Cumartesi

Sarmaşıklarla Bezeli Muhteşem Çam Ağacı


Böyle Bir Güzellik Görmemiştim!


Bu sabah Bademle ormanda şahane bir yürüyüş yaptık.



Komşumuzun köpeği Paşa da her zamanki gibi bize katıldı. Hava da bir güzeldi ki,  anlatılmaz.  Tertemiz orman havasında koştular, oynadılar.



Çamlara yaklaşınca ağaçlardan biri  beni çok heyecanlandırdı;
Üzerinde şimdiye dek hiç görmediğim  türde, kırmızı minik orman meyveleri ile dolu bir sarmaşık, öyle ihtişamlı ve güzeldi ki...
Gözlerimi alamadım. Yanımdaki küçük kameramla bu görüntüleri aldım.  Güzel bir havada diğer kameramla yeniden çekeceğim. Şimdilik bunlar var:


















Aradım, taradım, koca ormanda başka böyle bir sarmaşıklı ağaç daha bulamadım. Sadece bu ağacın böyle kırmızı, enfes görünümlü orman meyveleri ile bezeli olması çok ilginç değil mi?




Bu güzel  orman gezimizden sonra kızımla mutlu bir şekilde eve döndük. Badem gerçekten de gülümsüyor, öyle değil mi?:))


14 Eylül 2015 Pazartesi

Begonvilli Ev Halleri


Gökyüzü yine masmavi.. Bahçemizdeki  kocaman selvi ağacında yine kuşlar ötüyor olup bitenden habersiz.. Çiçekler de açmaya devam ediyorlar iyi kötü..
Ama hiçbir şey keyif vermiyor..  Yok!  Tadı tuzu kalmadı hayatımızın.  Oysa küçük mutlulukları biriktirip kocaman sevinçler yaşayan insanların evidir Begonvilli Ev.  Bu bambaşka bir durum. İçimizdeki acı eksilecek gibi değil.




Bahçeden de elimizi çektik epeydir. O güzelim fosfor yeşili çimlerimiz bile kurudu. Üzgün olsak da suladık, bakımını yaptık ama içimizdeki kapkara duygular onlara da geçti sanki ve bir de baktık ki  sararıp kurudular. Mutlaka  bilimsel bir açıklaması vardır. Belki yanlış bir şeyler yapmışızdır. Yine de keyifsiz ve karamsar  günlerimizde kurumaları bana  manidar geliyor.





Çiçeklerimizin de pek keyfi yok.  Siz deyin mevsimdendir, ben diyeyim, ruh halimizden.. 


Neyse ki, beyaz zakkumlar inatçılar... Beyaz beyaz açıp sanki  diyorlar ki,  ''Yapmayın böyle,  yaşam devam ediyor,  bizleri  ihmal etmeyin ki  acılarınızı hafifletelim, size moral verelim''




Bazı yazılarımı karamsar  bulup  beni uyaran sevgili dost, bu yazımdan da hoşlanmayacak ama ne edeyim,  durum bu..

 Kayıplarımız için  ne  kadar üzülsek az  ama  sadece üzülmek  hiç bir işe yaramıyor.
 Birilerinin  yanlışlarının  bedelini  ulusça ödüyorsak düzeltmek de bize düşer.  Başka ne demeli..






Bu arada komşunun geçici olarak baktığı anne ve yavru köpeklerin  durumu iç acıtıcı.. Pamuk Anne'nin öyküsü burada(tık)  

Henüz yirmi günlük oldukları halde üç yavru kaldı. İkişer üçer eksildiler,  yani birileri gelip  onları götürdü.  Oysa daha anne sütü  almaları gerekirdi..

Aile bu sabah iki yavruyu alıp memleketine gitti. Anne ve kalan  son üç yavru  yapayalnız kaldılar. Evin çocukları  yavruları  oyuncak gibi öyle çok mıncıkladılar  ki, anne artık onlarla ilgilenmiyor. Emzirmek istemiyor. Öğleyin  gidip anneyi besledim. Yavrulara da yiyebilecekleri ciğerli bir püre hazırladım ama anneleri hırlayıp onları kovdu ve yavrular için hazırladığım özel mamayı da yalayıp yuttu.

Yavrular akşama dek aç kalıp mızıldandılar. Ne yapabilirim diye  düşünmekten başıma ağrılar girdi.  Derken Pamuk'un  eski sahibi geldi. Durumu anlattım ona. Neyse ki o  Pamuk'u yatırıp yavrularını emzirmesini sağladı. Gündüzleri gelemeyeceğini, sadece akşamları gelebileceğini  söylüyor. Peki günde bir kez beslenmek bu yavrulara yetecek mi?










Şimdilik Begonvilli Ev'den bu kadar. 

Umarım hep birlikte daha güzel günlere ulaşırız. Sağlıcakla kalın..

26 Haziran 2015 Cuma

Begonvilli Ev Halleri

Biraz hüzün, biraz umut, çokça emek ve sevgi...

Her şey bir yana nefes aldığımız süre boyunca çabalamaya devam.. Dünyanın yaşanılası olması için önce kendi yaşam alanlarımızın bizi huzurlu kılması, yanımızdaki yakınımızdaki  canların bizden hoşnut olması  gerekli, öyle değil mi..


Begonvilli Ev'de de acı tatlı anlar, yaşamın devinimi sırasında harmanlanıp  gidiyor. Patili dostların tatlı bir mırıltısı ya da  bir diğerinin kocaman cüssesi ile sırt üstü yatıp kuyruğunu sallaması  gülümsetip moral veriyor.



Bilmeyenler için; Badem kız, sokaktan kurtardıklarımızdan. Panik, agressif davranışlar sergileyen köpekcik bizimle geçirdiği yaklaşık bir yıl boyunca, uyumlu, tatlı bir kız oldu. Yalnız şaşılacak bir  durum var; çok daha iri ve genç olan  kurt kız Kuyruk, ablasından çekiniyor, korkuyor. Yemeklerini yerken bile Badem'in iznini bekliyor.


Onlarla paylaşılan binlerce  tatlı an anlatılmaz yaşanır türden. Evet, yoruyorlar, kirletiyorlar, doymaları mesele ama su katılmamış bağlılıkları, dostlukları ancak onlarla yaşamını  paylaşanların anlayabileceği güzellikler.


Bahçe ise bizim için terapi alanı. Görselliği ve  sundukları ile...

 Henüz  istediğimiz hale getiremedik. Adım adım  ilerlemeye çalışıyoruz.  Deneye yanıla bize en çok  huzur verecek hale getireceğiz.


Bu maviş hanimefendinin adı mavi Anagallis. Türkçesi mine çiçeği. Kırlarda, orman yolunda, yabanisini çok görmüştüm. Mercan rengi ve mavisi, daha minik çiçekli olarak doğada bolca var. Hatta bizim bahçede bile vardı. Otlarla birlikte sökülüp atıldı. Bir katalogda kültür bitkisi olarak  görünce sipariş verdim.  Sorunsuzca çimlenip büyüdüler. Çiçekliklerin kenarında bordür bitkisi olmaya elverişli bir bitki.  Tek yıllık ama dökülen tohumları her yıl tekrar çimlenerek aynı alanları dolduruyormuş.




Petunyalarımız  uzun süredir bahçemizi renklendiriyordu. Şu günlerde hala bolca açsalar da  tazeliklerini kaybeder gibi oldular.  Uzayan, kartlaşan dallarının derin bir budamaya  ihtiyaç duyduklarını öğrendim. Böylelikle hem gençleşecekler, hem de yeni dallar  edinerek  daha çok çiçek açmaya devam edeceklermiş.  
 Kesmeye kıyamasam da bugün bu budamayı yaptım.
Bol bol da tohum aldım. Tohumlar kum tanesinden bile küçük. Seneye kış sonunda bir tuzluk yardımı ile ekilecekler.


Ayrıca;

 Mutfak penceremin önündeki harika sardunyalar,





 Bahçedeki liliumlar,








Sonradan kırmızılara  katılan sarı yıldız çiçekleri,



 Sakız sardunyaları,



Kıpkırmızı kadife güller,



 İlla ki sukkulentler,












ve, kısa sürede kocaman olan bal kabağımız,


Begonvilli Ev'de ve bahçede yaşama renk veriyorlar..

Şimdilik bizden bu kadar. Sağlıcakla kalın!