Ailemiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ailemiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2020 Cuma

Begonvilli Ev Halleri


Yürekten sevdiklerimiz,


Bahçemizdeki renkler,



Enfes kokular,



Kanatlı dostlarımızın armağanları,





Emek verdiklerimiz,



 Bahçemizin konukları.


Hobilerimiz,


Renklerimiz,











Ve sevgili patililerimiz.
                                 Biz onlarla mutlu olmaya çalışıyoruz.



Begonvilli Ev'den sevgiler, selamlar tüm dostlara. Şu sıkıntılı günlerden bir an önce kurtulmak dileği ile.. Sağlıcakla kalın.




19 Nisan 2020 Pazar

Abbas Yolcu











Sevgili horozumuz Abbas, sonradan geldiği için bir türlü  uyum sağlayamamıştı. Küçücük bir ferik olarak gelse de tavuklar onu dışladılar. Çünkü bizim kümesin horozuYakışıklı vardı. İkinci horoz istenmedi. Dahası garibimi tavuklar gagalayıp dövdüler. Başını kanattılar. Her gün bahçede diğerlerinden ayrı dolaşıp akşam olunca da çitleri aşıp komşu bahçedeki bir ağacı tünek olarak kullanıyordu. Her akşam gittiği için ''Abbas yolcu'' demeye başladık. Adı da Abbas oldu. Kümesin önündeki avlunun bir bölümünü telle böldürüp ona özel yer yaptırdım, yine kaçtı. Komşu bahçede Tilkilere  yem olma tehlikesi olduğu için çok üzülüyordum. ''Ne yapsam acaba?'' diye  düşünürken komşularımızdan biri kümeslerinde horoza ihtiyaçları olduğunu söyledi. Asla  kesmeyeceklerine söz verirlerse Abbas'ı onlara verebileceğimi söyledim. Çok üzülsem de onun güvenliği için  komşulara verdim. Sık sık gidip uzaktan  bakıyorum. Çok mutlu, oradaki tavuklarla hiç sorun yaşamıyor.

Bu da bizim Yakışıklı!








1 Ekim 2015 Perşembe

Jane'im Melek Oldu

''Sonuçta bir kedi kaybetmişsin, büyütme'' diye  düşünenler bu yazıyı okumasın. Biliyorum ki acımı, içimdeki çok derin sızıyı anlayanlar da var. 



Asil kızım, meleğim Jane'imi   bugün kaybettim. Çok üzgünüm dostlar,  anlatılır gibi değil. Gözlerimin içine bakan, Jane  deyince  kızım deyince mutlaka cevap veren. Kucağıma gelip  en üzgün anlarımda bile beni gülümseten, diğerlerine göre çok daha sevecen,  bizimle müzik dinleyen, ben nerede isem orada olan   Jane artık yok..


Şaka gibi ama  çok kötü bir şaka gibi.. Daha iki gün önce çektiğim fotoğrafını paylaşmıştım. Meğer son görüntüsüymüş. Sabah  neşe içinde güne başladık.Öğleye doğru  rahatsızlandı. Veteriner eve geldi, birlikte kliniğe gittik, ne yazık ki dönüşte büyük bir acı ile  ve melek olmuş hali ile döndük.Yüzlerce binlerce anısını, rahat etsin diye takamadığım tasmalarını, bir çok özel eşyasını hatta  kulaklarımda sesini  bıraktı ve gitti.
Ben artık kolay kolay buralara gelemem..  Bu blog  bile onsuz eksik ve anlamsız..

5 Mayıs 2015 Salı

Begonvilli Ev Halleri



Bahar geç geldi  derken öyle bir geldi ki... Sevgili ormanım ve bahçemiz rengarenk oldu.





Bunca  hoş rengi taşıyabilecek beyaz berjer kılıflarımızı geçirdik yeniden.




Bahçemizin sebze ekilen bölümünde, duvar kenarında gelincikler çıkmış. Bahçıvanı sıkıca tembihledim; sakın onları sökme diye..  ''Seneye daha da çoğalırlar , sorun yaşarız'' dedi. Gelinciklerin bahçeyi sarması her halde  dünyanın en güzel sorunu olurdu:))




''Sakın dokunma!''  diye  yineledim ve korumaya aldım onları.









Meyveli kekler, Begonvilli Ev'in vazgeçilmezi oldular.   Bu kez, muz  ve çilek parçacıkları, damla çikolata eşliğinde kek tarifine dahil oldular.



Kekikleri   sabah  yürüyüşünde sevgili ormanımdan topladım. Bu yıl  çok erken çiçek açmışlar.  Ormanda  farklı kekik türleri var. Bu çiçek açan çok baskın  kokuya ve aromaya sahip. Bahçeme de ektim.




Mavi baykuş bibloma  kardeş geldi. Aslında kumbara olarak üretilmişler. Ben görmek istediğim  yerlere koyuyorum.



Benim  yumoşum, ipek tüylü tatlı kızım  Biber, koyu renkli olduğu için iyi resim vermiyor.  Zümrüt yeşili gözlerini de göremiyoruz fotoğrafta. Yine de  balkonda öyle tatlı uyuyordu ki...  Sizlere göstermek istedim.



Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Sevgiler, selamlar gönderiyoruz  tüm dostlara..

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Köyde Ortalama Bir Gün


Hemen her sabah altı  gibi uyanıp güne başlıyoruz. Taze orman havası alarak, kuş cıvıltıları ve portakal çiçeği kokuları ile, hiç değilse  sekize dek  uyumak harika olurdu  ancak benim için bir hayal.  Çünkü kızlarım  bahçede  sabırsızlıkla  kahvaltı bekliyorlar.



 Buraya gelince yeni Begonvilli Ev’de daha kalabalık bir aile olduk. Minik, Jane, Colette ve Biber’e, annesi saf kan bir kurt köpeği olan üç aylık Kuyruk  ve daha önce yuva aradığım, arkadaşımın  sokakta bulup özel bir barınağa yerleştirmek zorunda kaldığı çileli Badem de katıldı. Badem üç yaşında. Kuyruk ve Badem’e bahçede  bir alan ayırdık. Bu arada Minik dışındaki tüm  kuyruklu dostlarımız dişi. Bu yüzden onlara topluca ‘’kızlarım’’ diyorum.




Sabah karınlarını doyurduktan sonra önce Kuyruk’u sonra da Badem’i  yürüyüşe çıkarıyorum. Yakınımızdaki çam ormanının kıyısına kadar gidip orada  biraz eğitim çalışmaları yapıyoruz.




Kuyruk çok akıllı ve şimdiden bir çok sözcüğü ve komutu anlar oldu.  Badem  gün geçtikçe  daha uyumlu oluyor.  Ancak  çileli günlerin  izleri olan  bir tedirginliği ve agresifliği var. Eve dönünce  onları serbest kalabildikleri alana bırakıp  sularını tazeliyorum. Sonra  bizim kahvaltı faslımız ve öncelikli işim ekmek yapmak oluyor. Köyde fırın olmadığı için kendi ekmeğimizi  kendimiz yapıyoruz. Bu arada denemeyenler için ekmek yapma makinelerini tavsiye ederim. Hem dilediğimiz tarz  taze mis kokulu ekmeklerimiz oluyor, hem de yapılma koşullarını bildiğimiz için içimiz rahat.  Daha sonra  ev işleri ve bahçe bakımı, konuk ağırlama  gibi işler oluyor.


Bu balkonda keyifli okuma, çay- kahve saatlerimiz var. 
Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den.
Bekleriz efendim:))

16 Haziran 2014 Pazartesi

Ve İşte Ailenin Yeni Üyesi

Kurt kız Kuyruk Hanım'ı tanıştırayım;
Kendisi  beş aylık, bize üç ay önce geldiğinde sarkık kulaklı, şapşal suratlı bir bebekti:)  Adını bizim torunlar koydular.


Şimdi ise büyüdü, koca kız oldu. Otur, bekle, yat komutlarına uymayı öğrendi ancak  bir kaç saniye  sonra kalkıveriyor:) Sabırsız ve hiper aktif.

Onlara ait bölüm o saatte fazla güneş aldığı için sebze bahçesi kısmına bağlamıştım. Kabakları ve kadife çiçeklerini halletmiş:)

Öyküsü şöyle:Annesi saf kan bir Alman çoban köpeği olan Mira. Oğlumun köpeği.

Bir gün  sokaktan bir  arkadaş ediniyor ve nasılsa bahçeye giriyor bu çapkın delikanlı. Daha sonra Mira'nın dört yavrusu oluyor. Üçüne yuva bulunuyor ama bizim Kuyruk'a  düzgün bir  talip çıkmıyor.. Olanları da bizim gözümüz tutmuyor. Badem'i  evlat edinmek için çok önceden söz vermiştim zaten. Ellerimin durumu malum. Ayrıca biliyordum ki Kurt kız  bir kaç ay sonra kocaman olacak ve ben onun enerjisine yetişemeyeceğim. Ne var ki güvenemediğim insanların  onu almalarına da gönlüm el vermedi. Böylelikle aileye katıldı ve Begonvilli Ev'e yerleşti. Korktuğum  durumlar aynen oldu. Çok hareketli, çok güçlü, enerjisi çok fazla. defalarca beni düşürdü, sol elimi sakatladı. Yine de onu çok seviyorum.

12 Haziran 2014 Perşembe

Begonvilli Ev'in Renkleri

Köy evimiz
Geldik geleli ne işler bitiyor, ne de sorunlar. Bakımsız bir bahçe, genelde iyi durumda olsa da yer yer onarıma ihtiyaç duyan bir ev. Doğru dürüst yolumuz bile yok. Alt yapı olmadığı için  aylarca telefon ve internet bağlantımız olmadı. Telekom'u aşındırmaktan çalışanları  bıktırdım.  Sonunda direkleri dikmek zorunda kaldılar. Yavaş yavaş bahçe ve ev  düzene giriyor. Ustalar konusunu hiç açmayalım. Çünkü burada işinin ehli, düzgün çalışan  birileri yok. Proje, çalışma  planı, düzen kavramları hiç bilinmiyor. Kesinlikle söz dinlemiyorlar ve bildikleri gibi  yapıyorlar. Hastalık derecesinde,  verilen sözü  unutma çok yaygın..
Bu arada  yapılan bazı işler öyle  kötü oldu ki, yeniden yaptırılacak.  Örneğin bahçe duvarları.. 
Artık ne yapalım, olduğu kadar olacak.  Elimden geldiğince  evi yaşanabilir, sıcak bir yuvaya dönüştürmeye çalışıyorum,

Anlayacağınız; çok çalışmam lazım çoook!







Neyse ki bu  güzellikler var. Moral ve güç veren...










Sevgiler, selamlar tüm dostlara..