Dostluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dostluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2020 Cuma

Begonvilli Ev Halleri


Yürekten sevdiklerimiz,


Bahçemizdeki renkler,



Enfes kokular,



Kanatlı dostlarımızın armağanları,





Emek verdiklerimiz,



 Bahçemizin konukları.


Hobilerimiz,


Renklerimiz,











Ve sevgili patililerimiz.
                                 Biz onlarla mutlu olmaya çalışıyoruz.



Begonvilli Ev'den sevgiler, selamlar tüm dostlara. Şu sıkıntılı günlerden bir an önce kurtulmak dileği ile.. Sağlıcakla kalın.




24 Şubat 2016 Çarşamba

Blog Dünyasında Merak Ettiklerim



Sevgili Blog dostları,
Takip ettiğim  bloglardan bazıları sessiz sedasız kaldırılmışlar. Örneğin, sevgili Ayşen'in  bloğu ''İdil'le Hayata Devam'' Sayfasına ulaşılamıyor, ''bu blog kaldırılmıştır'' açıklaması çıkıyor. Acaba  bir veda yazısı yazdı da benim mi gözümden kaçtı? Çoğunuz biliyorsunuz Ayşen'in ciddi sağlık sorunları vardı. Gerçekten de çok merak ediyorum.  İnşallah geçici bir süre için dinlenmek amacı ile ara vermiştir. Yine severek izlediğim  Koketh de yok ortalarda. Yanlış anlaşılmasın, uzun süredir yazmayanlardan söz etmiyorum. Ortada blog  yok!  Bir de sevgili Nurdan Hanım'ın bloğu var ama sanırım ayarlarda değişiklik yapılmış yalnızca davetlilere açık bir blog  olmuş. Ben  okumak isteyince ''davetli olmadığınız için  ziyaret izniniz yok'' gibi bir şeyler yazıyor. Nurdan Hanım bana yazdığı bir yorumda ''bloğumu kapattım'' demişti, çok üzülmüştüm. Eeee, şimdi işin doğrusunu ancak kendisinden öğrenebiliriz. Bu konularda  bilgisi olanlar, özellikle Ayşen'in bloğunun   kapanmış olma nedenini bilenler lütfen paylaşsınlar.

Blogger dostluğu ve arkadaşlığının  anlamını, değerini çok iyi bilen biri olarak, sık sık düşünürüm. Öyle güzel insanlar tanıdım ki burada... Eğer bloglar kapanırsa ya da ne bileyim her hangi bir nedenle  yazamaz hale gelirsek kaybolup gideceğiz. İşte ben bunu istemiyorum. Yakın bulduğum bir kaç özel dost ile başka sosyal ağlardan da iletişim halindeyim ama sadece bir kaç kişi. Bir kaç dost ile de telefonla görüşebiliyorum. Elbette yeterli değil.  Sadece blog yolu ile iletişim kurabilmek eksik ve yetersiz. İşte bu nedenle bana yorum olarak mail adresi yazan dostların bu yorumlarını paylaşmadan, adresi not edip sileceğim. Sonra da bir mail gönderip  kendi adresimi vermiş olacağım. Tabii ki bunu ancak benim gibi düşünüp beni gerçekten  bir blog  dostu olarak gören arkadaşlardan beklerim. Yazmayana kırılmaca yok.

4 Aralık 2015 Cuma

Kırık Bir Aşk Hikayesi ♥

Hüzün seni nerelere koyayım,
nerelere taşıyayım........


''Yine mi iç acısı,  yine mi karamsarlık? '' diyeceksiniz,  evet  ne yazık ki öyle...  Dünden beri içimdeki sızı ince ve  derinden yüreğimi acıtıyor.. Ne acılar, ne üzüntüler tarafımca, ''herkesin kederi kendine yetiyor zaten'' mantığı ile saklanıp, üzeri örtüle dursun bu kez içime sığmıyor..  Çünkü bu her  karesinde hüzünlerin harmanlandığı siyah beyaz bir aşk hikayesinin acı sonu..

 Evet, evet, benzerlerini eski Türk filmlerinde çokça gördüğümüz türden naif  bir öykü. Hikayenin benimle doğrudan ilgisi  yok. Yalnızca yıllar  öncesinde tanıdığım  bir kadın ve bir erkeğin yaşadıkları ya da yaşayamadıkları...

 Bu öyküyü anlatmaya ne denli hakkım olduğunu bile kestiremiyorum. Zaten şu an  yüreğimdeki burkulma,  düzgün düşünmeme  izin vermiyor. Başkalarının izni olmadan özel  hayatlardan söz etmek etik olmadığı gibi,  özellikle önemsediğim, hassas olduğum, hiç onaylamadığım  bir durum.  Yine de bu  öyküyü paylaşmayı istiyorum. Bu nasıl bir çelişki... Anlatmak istiyorum çünkü çıkarımlar yapabileceğimiz, kendi öz yaşamlarımızda yaşanılanların tekrarı olmadığı gerçeğini nasıl da göz ardı ettiğimizi  anımsatmak için. Özellikle kaybettiklerimizin değerini onlarla birlikte iken anlayamıyor olmamız hayatın ne acı bir dersidir.. İşte bu nedenle bu öykü beni çok etkiledi. Keşke ulaşabildiğim fotoğrafları, hangi ruh hali ile bazı insanlarla paylaşıldığını bilemediğim 1977 tarihli, sevgi sözcükleri ile dolu sararmış bir kartpostala ait fotoğrafı, ayrı kalınan sevgili için hazırlanmış bir  video klibini aktarabilseydim.  Bunları yapamam, yine de isimler saklı kalacak şekilde elimden geldiğince anlatayım.. Basitçe kotarılmış klipte 70'li yılların sonlarında yapılan bir düğünde dans eden gelinle damadın siyah beyaz bir fotoğraf karesi, çiçek resimleri, Antalya'nın  bana tanıdık gelen  sahil şeridi manzaraları ile dönüşümlü olarak  görünüyor. Fonda ise çok hüzünlü bir müzik çalıyor. Bu klip yaklaşık dört yıl önce paylaşılmış. Klibin sonunda  akan yazılarla yine sevgiliye seslenişler var. ''Seni ömrümün sonuna dek bekleyeceğim!''
O klibi burada gösteremem ama şarkıya ait videoyu izleyebilirsiniz.Yarim Senden Ayrılalı(Erkan Oğur)

Biz onlara İlknur ile Raci diyelim. Her ikisi de öğretmen okulundan sınıf arkadaşlarım. 70'li yılların sonu.. Dün yine o yıllara ait  fotoğraflara baktım da... Çok duygulandım. İlknur hoş, o yılların modern  genç kızı. Hayat dolu. Raci de yakışıklıymış  doğrusu. O yıllarda popüler olan İskender Doğan'a benzerdi. Facebook'taki fotoğraflarına baktım dün, biraz da Yılmaz  Güney'i andırıyormuş. Bu ikisi son sınıfta iyice yakınlaşmışlar ve mezuniyetten sonra evlenmişler. Bir de kızları olmuş.

Biz yıllar sonra bazı arkadaşlarla sosyal ağlar sayesinde sanal ortamda yeniden buluşup yılda bir kez  farklı illerde mezuniyet buluşmaları yapmaya başladık. Böylelikle uzun yıllar boyu iletişim kuramadığımız arkadaşlarımızın bazılarını gördük, bazılarından da haber almaya  başladık. Ben çoğu buluşmaya katılamadım. Katıldıklarımda ise İlknur'la Raci'yi görmedim. Son olarak dört yıl önceki Kuşadası  buluşmamızda İlknur da vardı. Yalnızdı ve ikimiz de sigara içmediğimiz için oda  arkadaşım oldu. Meğer Raci ile ayrılmışlar. Nedenini bilmiyorum ama İlknur çok incinmiş. Sadece  bir gece kaldığımız için yemek ve eğlence faslından sonra fazla konuşmadık. Kısa sohbetimizde hiç özel konulara girmedik. Bir daha da haberleşmedik zaten.. Derken üç yıl önce Facebook  sayfamda arkadaş listemde okul arkadaşlarımın sayısı çoğalırken Raci'den arkadaşlık isteği geldi. O da arkadaşlarıma katıldı ama hani uzaktan uzağa takip eden, yorum yazmayan, beğeni belirtmeyen, selam vermeyen sessiz arkadaşlar vardır ya, işte öyle. İlknur'u ise Facebook'ta hiç görmedim.  Ben zaten pek iyi bir Facebook kullanıcısı değilim. Arada bir göz atıp vaktim olduğunca bir iki yakın dosta yazıyorum ya da hayvanlarla ilgili paylaşımlarım oluyor. Görürsem, doğum günü olan arkadaşlara kısa kutlama mesajları yazıyorum. İki gün önce tesadüf bu ya Raci'nin doğum günüymüş. Samimi olmasak da eski bir okul arkadaşımın  özel gününü kutlamadan edemedim. ''Nice mutlu yaşlar olsun!'' cümlesini yazıp gönderdim. Ertesi gün yani dün sayfayı açtığımda şoke oldum. Raci'nin kızı babasının sayfasında birlikte bir resimlerini paylaşmış, onu kaybettiği için nasıl büyük bir acı yaşadığını  anlatan sözler yazmış.. Biraz daha altlara bakınca Raci için yazılan bir kaç taziye mesajını  gördüm. Çok üzüldüm çok.. Daha sonra üç yıldır aklıma gelmeyen bir şey yaptım, Raci'nin  fotoğraflarına, videolarına baktım.  Yazımın başındaki kartpostalı, İlknur için hazırladığı klibi  dün gördüm.Ayrıca okul yıllarımızdan kalan  siyah beyaz fotoğraflar,  köy okullarında çekilmiş  gençlik fotoğrafları ve  pek çok aile fotoğrafı da vardı.Yalnız, İlknur'un klipteki gelinlikli fotoğrafından başka fotoğrafı yoktu. İlknur'a olan sevgisini  belirten sararmış kartpostalın fotoğrafı ve bir kaç yıl önce hazırlanmış özlemini dile getiren video klip onu nasıl büyük bir aşkla  sevdiğini anlatıyordu. Muhtemelen İlknur da çok sevmişti. Ne yazık ki  hayatın tekrarı yok. Umarım İlknur'un huzurlu ve  güzel bir hayatı olur. Eminim Raci onun mutlu olmasını çok isterdi. Işıklar içinde uyu Raci.





6 Mayıs 2015 Çarşamba

Tarifsiz Acı


İlham perisi, dokunduğu her şeyi güzelleştiren, becerikli, üretken insan sevgili Cihan Hanım'ı kaybetmişiz. Acımı  sözcüklere dökemiyorum..

Sevgili Blog Dostlarım,

Adına yaşamak dediğimiz kırılgan, naif,  bir o kadar da acımasız  döngü bize anımsatmalarını yapıyor yapmasına da neyi ne kadar anlıyoruz bilemiyorum..
Klişe söz ''bugün varız, yarın yokuz'' gerçeğin ta kendisi ve bu gerçeği çoğu kez göz ardı etme  özelliğimiz  insan olmanın  gereği belki de. Yine de zaman zaman aklımıza getirsek daha yapıcı, daha değer bilir, daha tahammüllü olabiliriz. Evet, bugün varız ama bir kaç dakika sonra neler olacağını bilemiyoruz. Sevdiklerimiz, dostlarımız, bizim için anlamı olan her varlık için ve tabii ki her birimiz için geçerli bu kural.

Sevgili Cihan, güzel insan, zevkli, üretken, dokunduğu her şeyi güzelleştiren, ilham perisi harika kadın, seni hep  güzelliklerinle anımsayacağım. Şu an duyduğum derin üzüntü sözcüklerle anlatılır gibi değil. Hep güzellikler ürettin, seni kuşlarla, çiçeklerle dolu, bir bahçede  gülümseyen bir peri olarak anımsayacağım. Mekanın cennet olsun.

18 Mart 2015 Çarşamba

Blog Dünyasındaki Patili Evleri Tanımaya Devam

 kedilievintarzı

http://kedilievintarzi.blogspot.com.tr/

Rengarenk, cıvıl cıvıl bir blog izlemek isterseniz, işte size  kedilievintarzı! Blog yazarı Havva Hanım dost canlısı bir insan.  Ayrıca bir doğa sever, hayvan sever. Neşeli uslubu ile sohbet edermiş gibi paylaşımlarını sunması sevdiğim bir özelliği. Elbette onun kıymetlisi Çakır blog sayfalarında  sık sık bizlerle birlikte oluyor. Öyle tatlı ki,  görmeyince gözlerim arıyor:))

Sizleri tanıdığım için çok mutluyum sevgili Havva!

ebrulikedi

http://ebrulikedi.blogspot.com.tr/

Çok cici tığ işleri yapan, sevimli yuvasında tatlı kızı Öykü ile, Minnoş'u ve kitapları ile geçirdiği zamanları, yaptığı işleri anlatan genç blog yazarımızı daha iyi  tanımak için şu yazısına  göz atmanız yeterli, orada kendini  çok güzel anlatmış: Kedi Kitap Örgü
Minnoş karakter olarak benim Colette'e benziyor. Canı isterse sevdiriyormuş:) Böyle müdanasız kedilere de bayılıyorum. ''Keyif benim değil mi, size maskaralık yapamam!''  diyor.



http://birtutamyagmur.blogspot.com.tr/

''Biraz ordan biraz burdan, bolca kedili, çokça kitaplı, evli, mutlu bir insan...'' diye tanıtmış kendini.. Bazen kendini özletecek kadar  yazılarına ara verse de paylaşımlarına devam ediyor ve onu keyifle izliyorum. O da genç bloggerlardan  biri.  Bir süre önce güzel bir haberle geldi sayfasına; Burcu Hanım anne olacakmış!  Kendisini kutluyor, bebeğini sağlıkla kucağına almasını diliyorum. Umarım  o günlerde de  yazmaya devam eder. İşte Burcu'nun  şeker mi şeker tüy yumağı  Duman'ı:


Şimdilik  bu kadar.  Umarım devamı gelir.  Unuttuklarım sakın kırılmasınlar,  anımsatmaları yeterli.  Sevgiler selamlar..

yıldız
http://yildizlimakyaj.blogspot.com.tr/search/label/kedi

Eveet, Yıldız Hanım'ı da tanıdığıma memnun oldum:) Sayfasına girince sokak hayvanlarını koruma amaçlı mesajları dikkatimi çekti. Makyaj ve bakım ürünleri ile ilgili paylaşımları var. Bir de  harika ahşap boyama çalışmaları var. Yakışıklı oğlu ise onun kıymetlisi:)

Onlara sevgi ve selamlarımızı gönderiyorum.

19 Ekim 2014 Pazar

Komşu Köylerde Hafta Sonu


Bu pazar, yakın köylerde yaşayan eşimin kuzenlerine davetliydik. Günün bir bölümünü bu sevimli evde ve güzel bahçesinde geçirdik.





Bahçedeki ağaçlar, meyveler, sebzeler ve çiçekler o kadar güzeldi ki...

 Kuzenlerin ve eşlerinin güler yüzleri, konuk severlikleri de eklenince  harika bir gün geçirdik.

















Öğleden sonra  diğer kuzenin köyüne  gitmek için bu yollardan geçtik.
Ve
biraz daha otantik olan ikinci köye ulaştık. Orada bol bol  hayvan görüp sevdik.  Bahçelerin tadını çıkardık.





Dalından  meyve toplama, ev yapımı enfes zeytin, reçel, peynir  gibi yiyeceklerin tadına bakma şansımız oldu. Kış gelmeden yinelemek dileği ile döndük. Umarım bir gün bu köylere yolunuz düşer.

8 Haziran 2014 Pazar

Selam Dostlar!

Aylardır sizlerden uzak kaldım.

Yeni bir evden ve yeni bir yaşamdan merhaba diyorum. Çünkü beş ay önce küçük bir köye yerleştik. Alt yapı yetersiz olduğu için internet bağlantım yoktu. Sonunda günceme ve sizlere kavuştum.

Artık daha kalabalık  bir aileyiz. Ailenin yeni bireylerini yakında tanıtacağım.

Şimdilik sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.



Ayrıca;
Beni merak edip yorum yazan, telefon eden, sosyal ağlardan ulaşmaya çalışan  dostlara yürekten teşekkürler..

13 Ocak 2014 Pazartesi

Minik ve Kediler

Yaşlı, huysuz ama bir o kadar da tatlı köpekcik Minik'in en güzel özelliği kedilerle olan dostluğu. ''Kedi(ler) ile köpek dost olur mu?'' diye merak edenler varsa:
Minik ve Jane

Minik ve Jane

Minik ve Jane

Minik ve bebekler

Minik ve Nazmiş

Minik ve İpek

Minik ve Jale

Minik ve Jale

Minik ve Biber

Minik ve Colette

Minik ve Biber


Minik ve Jane

Minik ve Nazmiş

Minik ve Jane

Minik ve Nazmiş