Blog Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog Dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2016 Çarşamba

Blog Dünyasında Merak Ettiklerim



Sevgili Blog dostları,
Takip ettiğim  bloglardan bazıları sessiz sedasız kaldırılmışlar. Örneğin, sevgili Ayşen'in  bloğu ''İdil'le Hayata Devam'' Sayfasına ulaşılamıyor, ''bu blog kaldırılmıştır'' açıklaması çıkıyor. Acaba  bir veda yazısı yazdı da benim mi gözümden kaçtı? Çoğunuz biliyorsunuz Ayşen'in ciddi sağlık sorunları vardı. Gerçekten de çok merak ediyorum.  İnşallah geçici bir süre için dinlenmek amacı ile ara vermiştir. Yine severek izlediğim  Koketh de yok ortalarda. Yanlış anlaşılmasın, uzun süredir yazmayanlardan söz etmiyorum. Ortada blog  yok!  Bir de sevgili Nurdan Hanım'ın bloğu var ama sanırım ayarlarda değişiklik yapılmış yalnızca davetlilere açık bir blog  olmuş. Ben  okumak isteyince ''davetli olmadığınız için  ziyaret izniniz yok'' gibi bir şeyler yazıyor. Nurdan Hanım bana yazdığı bir yorumda ''bloğumu kapattım'' demişti, çok üzülmüştüm. Eeee, şimdi işin doğrusunu ancak kendisinden öğrenebiliriz. Bu konularda  bilgisi olanlar, özellikle Ayşen'in bloğunun   kapanmış olma nedenini bilenler lütfen paylaşsınlar.

Blogger dostluğu ve arkadaşlığının  anlamını, değerini çok iyi bilen biri olarak, sık sık düşünürüm. Öyle güzel insanlar tanıdım ki burada... Eğer bloglar kapanırsa ya da ne bileyim her hangi bir nedenle  yazamaz hale gelirsek kaybolup gideceğiz. İşte ben bunu istemiyorum. Yakın bulduğum bir kaç özel dost ile başka sosyal ağlardan da iletişim halindeyim ama sadece bir kaç kişi. Bir kaç dost ile de telefonla görüşebiliyorum. Elbette yeterli değil.  Sadece blog yolu ile iletişim kurabilmek eksik ve yetersiz. İşte bu nedenle bana yorum olarak mail adresi yazan dostların bu yorumlarını paylaşmadan, adresi not edip sileceğim. Sonra da bir mail gönderip  kendi adresimi vermiş olacağım. Tabii ki bunu ancak benim gibi düşünüp beni gerçekten  bir blog  dostu olarak gören arkadaşlardan beklerim. Yazmayana kırılmaca yok.

18 Mart 2015 Çarşamba

Blog Dünyasındaki Patili Evleri Tanımaya Devam

 kedilievintarzı

http://kedilievintarzi.blogspot.com.tr/

Rengarenk, cıvıl cıvıl bir blog izlemek isterseniz, işte size  kedilievintarzı! Blog yazarı Havva Hanım dost canlısı bir insan.  Ayrıca bir doğa sever, hayvan sever. Neşeli uslubu ile sohbet edermiş gibi paylaşımlarını sunması sevdiğim bir özelliği. Elbette onun kıymetlisi Çakır blog sayfalarında  sık sık bizlerle birlikte oluyor. Öyle tatlı ki,  görmeyince gözlerim arıyor:))

Sizleri tanıdığım için çok mutluyum sevgili Havva!

ebrulikedi

http://ebrulikedi.blogspot.com.tr/

Çok cici tığ işleri yapan, sevimli yuvasında tatlı kızı Öykü ile, Minnoş'u ve kitapları ile geçirdiği zamanları, yaptığı işleri anlatan genç blog yazarımızı daha iyi  tanımak için şu yazısına  göz atmanız yeterli, orada kendini  çok güzel anlatmış: Kedi Kitap Örgü
Minnoş karakter olarak benim Colette'e benziyor. Canı isterse sevdiriyormuş:) Böyle müdanasız kedilere de bayılıyorum. ''Keyif benim değil mi, size maskaralık yapamam!''  diyor.



http://birtutamyagmur.blogspot.com.tr/

''Biraz ordan biraz burdan, bolca kedili, çokça kitaplı, evli, mutlu bir insan...'' diye tanıtmış kendini.. Bazen kendini özletecek kadar  yazılarına ara verse de paylaşımlarına devam ediyor ve onu keyifle izliyorum. O da genç bloggerlardan  biri.  Bir süre önce güzel bir haberle geldi sayfasına; Burcu Hanım anne olacakmış!  Kendisini kutluyor, bebeğini sağlıkla kucağına almasını diliyorum. Umarım  o günlerde de  yazmaya devam eder. İşte Burcu'nun  şeker mi şeker tüy yumağı  Duman'ı:


Şimdilik  bu kadar.  Umarım devamı gelir.  Unuttuklarım sakın kırılmasınlar,  anımsatmaları yeterli.  Sevgiler selamlar..

yıldız
http://yildizlimakyaj.blogspot.com.tr/search/label/kedi

Eveet, Yıldız Hanım'ı da tanıdığıma memnun oldum:) Sayfasına girince sokak hayvanlarını koruma amaçlı mesajları dikkatimi çekti. Makyaj ve bakım ürünleri ile ilgili paylaşımları var. Bir de  harika ahşap boyama çalışmaları var. Yakışıklı oğlu ise onun kıymetlisi:)

Onlara sevgi ve selamlarımızı gönderiyorum.

16 Mart 2015 Pazartesi

Blog Dünyasından Patili Evler

Blog dünyasında tanıdığım, onların paylaşımlarını izlemekten keyif aldığım pek çok blog yazarından bazıları var ki;

onların ortak özelliği, evlerini minik patili dostları ile paylaşıyor olmaları:)

Onlara sempati ile bakmamın nedeni sadece benim de bir patili dostu olmam değil.
Çünkü;
hepsi de yaratıcı, üretken,  yaşama olumlu bakan, paylaşımcı, merhametli, harika insanlar..  Ben bunun tesadüf olduğuna inanmıyorum.  Çünkü çevremdeki  hayvan sever  insanlar da benzer özellikler taşıyorlar. Ne dersiniz, minik patili dostlar bizlere moral ve yaşama sevinci veriyor olabilir mi?:))

İşte benim blog dünyasında tanıdığım ve çok sevdiğim patili evlerden  bazıları:


evimi seviyorum
http://evimiseviyorum-colette.blogspot.com.tr/



Hayalimdeki komşum,
Konsept olarak  bana en yakın olan güncelerden birinin yazarı. Son günlerde bizleri biraz ihmal etse de, bunun nedeninin ekstra çalışmaları olduğunu bildiğimden sitem edemediğim, üretken, zevkli, merhametli insan.
Tagaddi, Keşkül, Tarçın ve  bahçede  bakılıp gözetilen evsiz canlar..Yapılan zevkli el işleri, arada  sunulan harika kekler, pastalar. Bahçe keyifleri..  Hepsi de bu güncede dolu dolu anlatılıyor. Tüm paylaşımlarınızı zevkle okuyor, izliyorum.

Bütün bunları bizlerle paylaşan  güzel insan,  kedi kızımın isim annesi,  sevgili  Nilgün Hanım, iyi ki varsınız.

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı
http://orgucantam.blogspot.com/
Birbirinden güzel örgüleri ile bana ilham veren, bildiklerini ve becerilerini seve seve paylaşan, üretken ve çalışkan Hatice'nin sayfasını  severek izliyorum.
Büyük aşkı Badem, fotoğraflarını görünce bende  okşama, hatta mıncıklama isteği uyandırıyor. Badem, Hatice  Hanım'ın güzel el işlerine çok güzel foto modellik yapar:) Onları çok seviyorum..


Sahildeki Ev
http://sahildekiev.blogspot.com.tr/
Enfes fotoğrafları ile içimi açan, güzel ülkemin bir başka  sahilinden  Begonvilli Ev'e güzellikler gönderen, her gün mutlaka ziyaret ettiğim bir günce..  Sahildeki Ev'in hanımefendisi Ayşegül Hanım ile pek fazla diyaloğumuz olmasa da paylaşımlarını zevkle  izliyorum ve her ziyaretimde ''dekorasyonda zarafet ve şıklık ayrıntılarla yakalanır'' sözünü sık sık  anımsıyorum.

Bir süre önce güzel kızı Hera kaybolmuştu. Nasıl üzülüp kaygılandığımı anlatamam. Bu güzel evde patili olarak Hera yalnız değil. Bir de dünya tatlısı tekir kedicik var. Tüm aileye harika günler diliyorum.


Benim Küçük Dünyam
http://kitapsizkedi.blogspot.com.tr/
Hayvan sever, kitap sever, doğa sever:)) Daha ne olsun! Kendisini ve Tatlı Üzüm  Kız'ı yeni tanıdım sayılır ama blog dünyasında  vaz geçilmezlerimden oldular.  Yazılarını beğeni ile okuyorum. Yalnız, zaman zaman, aşırı duyarlı yüreğinin,  hayvanların maruz kaldığı işkencelerden çok fazla  etkilendiğini  hissediyorum ve  duruma olan üzüntüm daha da artıyor. Beni tanıyan dostlar eminim ''sen farklı mısın?'' diyorlardır.
Üzüm'e bakar mısınız:)) Çook tatlı!!



Sevdiğim, izlediğim patili evlerin elbette devamı var.  Onları da elimden geldiğince tanıtmaya devam edeceğim. Eğer unuttuklarım olursa lütfen bana kırılmasınlar. Sadece anımsatsınlar. Begonvilli Ev'den tüm  blog dostlarına sevgiler, selamlar..

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Blog Sayfanıza Nasıl Hareketli Resim Ekleyebilirsiniz



Sayfanıza bu tür hareketli resimler yüklemeniz hiç de zor değil.




Bunun için resmi farklı kaydedin. Luna Pic'e yükleyin.http://www160.lunapic.com/editor/

Yükleme tamamlanınca resmin altındaki seçeneklerden İmgur'a gidin ve cod alın. Aldığınız codu kopyala yapıştır yöntemi le postunuza ekleyin. Yalnız yazınızı yazdığınız, resimlerinizi eklediğiniz sayfa HTML formunda olmalı. Hepsi bu kadar. Keyifli paylaşımlar.

13 Temmuz 2014 Pazar

Bir süre için hoşça kalın!



Çok sevgili blog dostlarım,
sağlığımla ilgili nedenlerden dolayı bir süre sizlerden ayrı kalacağım.
Hepinize sağlıklı, harika günler diliyorum.
Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den..

30 Haziran 2014 Pazartesi

İzleyiciler Gadget'ında Hata Sorunu

Uzunca bir süre şu sorunu yaşadım: Ana sayfamdaki ''İzleyiciler'' gadgetım çalışmıyordu. Yani ana sayfamda izleyicilerim görünmüyor, ''Bu siteye katılın'' sekmesi de devre dışı kalmıştı. Dolayısı ile izleyici sayım da sabitlenmişti. 

Tıkladığım zaman,

"  Maalesef...  Bu gadget hatalı olarak yapılandırıldı. 
Web yöneticileri için ipucu: Lütfen "Friend Connect Ayarları - Ana Sayfa URL'si"nin bu sitenin URL'siyle eşleştiğinden emin olun." mesajı görüntülenmekteydi.


Bu sorunu çözmek için, Blog URL' sini değiştirip, daha sonra yeniden Blog URL'sine dönmek şeklinde çözüm önerileri sunulsa da bloğumu kaybetme riski yüzünden bunu yapmak istemedim. Zaten bu konularda derin bilgisi olan biri değilim. Çoğu şeyi deneme yanılma yöntemi ile kendim öğrendim. Yine aynı yöntemle, şansın da yardımı ile bakın  sorunu nasıl çözdüm:



Sırası ile, Tasarım> Ayarlar>Temel sekmesinden  yola çıkarak  açılan sayfada, en üstte bulunan Blog Başlığı bölümündeki ''düzenle'' yi tıklayın. Buradan, blog başlığınızı  değiştirin.



 Bu değişiklik geçici olacağından her hangi bir sözcüğü başlık yapabilirsiniz. Değişikliği kaydedip ana sayfanıza bir bakın bakalım. İzleyicilerinizi karşınızda göreceksiniz. Sonra değişiklik yaptığınız sayfaya geri dönüp, blog başlığınızı tekrar eski haline getirin. İşte sorununuz çözüldü; geçmiş olsun!


23 Ocak 2014 Perşembe

Bloglardan Haber Var!

Blog dünyasının şekerlerinden deeptone kitap yazmış! Çok mutlu oldum.  Tebrikler Deep!  Henüz ben de almadım. İlk fırsatta  alacağım.

İncelemek ya da sipariş için bu linklere bakın lütfen.


http://www.kitappazarlama.com/prddet.php?pid=242632

18 Kasım 2013 Pazartesi

Kapıdan Çevrilmek


Severek izlediğim, İlk sayfamda link vererek gösterdiğim bir bloğu ziyaret etmek istedim ve bakın ne çıktı karşıma:
''İzin reddedildi!
Bu blog sadece davetli okurlara açıktır. Bu blogu okumaya davet edilmemiş görünüyorsunuz. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorsanız blog yazarı ile bağlantı kurup bir davet isteyebilirsiniz.''

İşte böyle diyordu. Evet böyle bir uygulamadan haberim var. Bazı blog yazarları sayfalarını  sadece davetli okurların  okumalarına izin veriyorlar. Tercihlere saygı bizden..

Ama önceden herkese açık olan bir  bloğun sonradan sadece  davetli okurları kabul eder olması şaşırtıcı. Kendilerince  mutlaka haklı gerekçeleri vardır. Yine de evinizde baş köşeye kabul ettiğiniz birinin sizi konuk olarak  evine almaması gibi tuhaf bir duygu yaşadım.  Çünkü kendileri benim ilk sayfamda bulunduğuna göre, bir davetiye almam gerekirdi, öyle değil mi.. Eh ne yapalım, izin verirse okuruz sayfalarını..

24 Ekim 2013 Perşembe

Yorumlar...Yorumlar.. Yorumlar


Sevgili  blog dostları,
Blog yazarları bilirler;  buradaki paylaşımlarımız her birimizin dünyasından yansımalar, yaşanmışlıklar, hayat görüşümüzü içeren mesajlar, sevinçler, kaygılar, dilekler  gibi pek çok bileşenden oluşuyor. Aslında yaşamın ta kendisi.  Her bir paylaşımın altına  serpiştirilen inci taneleri olan yorumlar da önemli elbette. Kimi gerçekten beğeni ile, kimi emeğe saygı, kimi dostluk adına, kimi yazılan bir yoruma teşekkür olarak yazılmış, uzun, kısa, anlamlı anlamsız pek çok yorum, ele alınan konunun önemine, ya da önemsizliğine dikkat çeken kriterler olabiliyor. Tabii ki her yazılanı, her gösterileni beğenmek, övgüler yazmak  zorunluluğu yok. Eğer sadece beğenilmeme, hoşlanmama  durumu söz konusu ise  bunun belirtilmesine benim yada yapılan işin bilincinde olan her hangi bir blog yazarının diyeceği olamaz.  Yeter ki, belirtilen görüşte aşağılayan, ufaktan da olsa hakaret içeren, incitici ifadeler olmasın.  Bir de bu ''Adsız'' olarak yazılıyorsa, bu durum sinir bozuculuk  düzeyinden çıkar,  saldırıya dönüşür. Çizgisi ve amacı belli bir blog sayfası ile  uğraşmak, düzeysiz yorumlar yazmak  ne tür bir insan davranışıdır? Kimliğini  gösterme cesareti olmayan bu kişinin kim bilir hangi rahatsızlıklarla ve olumsuz dürtülerle bunu yaptığını düşünürsünüz.  Ben  sadece böyle düşünmekle kalmayıp, çizgiyi geçen rahatsız kişinin saptanması ve gerekli cezai işlemin yapılmasını tercih edenlerdenim. Yazılan bu tür sözde yorumlar bende saklıdır ve kim tarafından  yazıldığının  tesbiti yapılır, süreç başlar. Umarım sabır çizgimi aşmak üzere olan ilgili kişi  bu yazımı okuyordur. En ufak bir yinelemede gereken yapılacaktır.
Tüm blog yazarı dostların bu tür davranışlara maruz kalmamaları dileği ile..

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Canım arkadaşım, başaracaksın!

Melek kalpli arkadaşımız zor günler yaşıyor. Manevi desteğiniz için:
idillehayatadevam

13 Mart 2013 Çarşamba

Bir Zamanlar ''Elim Sende'' Demiştik!

Yıl 2009..  Blog dünyası ile  yeni tanıştığım zamanlar..  İlgi alanlarıma hitabeden bloglarla tanışıp ilham verici olanları izliyorum ve  derken bir de bakıyorum ki, farkına bile varmadan yeni dostlar ediniyorum.  Blog dünyasında  blog yazarları arasında sımsıcak arkadaşlıklar da olabiliyormuş .  Ardından interaktif  uygulamalar başlıyor.
Örneğin deneyimli bir blogger olarak sevgili  güzel  ve anlamlı bir proje ortaya atıyor. Elimsende Etkinliği adı verilen bu etkinlikte Türkiye'nin dört bir yanından katılımcalar gruplar  oluşturup  birbirlerine kendi özelliklerini ve dünya  görüşlerini yansıtan, çeşitli tekniklerle hazırlanmış el figürleri gönderiyorlar. Ben de bu etkinlikte  yer almıştım. Nasıl zevkli bir çalışma olmuştu anlatamam. O günlerde, bu çalışmalar etkinlik sonuçlanana dek  bloglarda yer almayacak diye karar alınmıştı. Etkinlik sona erince de bu elleri bir pano olarak değerlendirip paylaşmayı düşünmüştüm. Ancak küçük apartman dairemde bu panoyu asabileceğim uygun bir yer olmadığından hep ertelendi.  Şimdi, bu büyük eve taşınınca aklıma geldi. Her bir eli  duygulanarak  inceledim, gözlerim doldu. En kısa zamanda panomu hazırlayıp sizlere buradan göstereceğim.
Ancak bir el vardı ki beni anlatıyordu:
Canım Sibel, bak benim için yaptığın el burada SeSi'nin Son Eli
Ama daha önce benim arkadaşlarıma gönderdiğim elleri görmenizi istiyorum:

Begonvilli Ev'in Elleri

Eveeet, kur'ayı çektim ve, bakın kimlere hangi eller gidiyor:

 
 
 
1 ve 2.Sevgili Sesi'nin ve Sevgili Mineal'in elleri kurraya girmediler.Çünkü onlara önceden söz vermiştim. Mineal'in kanaviçe eli ve ilk çalışmam olan Sibel'e gidecek olan el.
3. Sevgili Beyaz Mendil'e, oyalı elimiz gidiyor. 4.Sevgili Kondor'a kuşlu elimiz gidiyor.
5.Sevgili Dshanmade'e ise şapkalı kızımız gidiyor. Şapka giymeyi sevdiğim için yapmıştım bu deseni.
6. Sevgili Saadet'e 'Adadeniz'e) son biten deniz kızlı el gidiyor. Bu kadar tesadüf olamaz diyorum. Rumuzunda ''deniz ve ada sözcükleri olan birine bu elin çıkması çok hoş oldu bence.
7. Sevgili Yelda'ya siyah eldivenli elimiz gidiyor.
8. Bu da bana çıkan patchwork el. Bir söz vardır ya; ''Elimden gelen budur'' diye. Benim de elimden gelen bu ellerdi. Umarım beğenirsiniz. Antalya'dan sevgiler, selamlar hepinize. Not:Adreslerinizi bekliyorum.



Eğer bu etkinliğin katılımcılarını, detaylarını ve kimlerin hangi çalışmalarla katıldığını merak ettiyseniz, etkinliğe ait  bloğu ziyaret etmenizi öneririm.  http://sesiber-etkinlikgnl.blogspot.com/

Umarım böyle güzel projeler yine olur. Gerçi ellerimdeki rahatsızlıktan dolayı katılabilir miyim bilemiyorum ama izlemek bile keyif verici olacaktır.

12 Mart 2013 Salı

Begonvilli Ev Halleri

Yine kapalı  bir hava ile güne başladık.

 Kahvaltıdan sonra kafamda  günlük işlerin planı, elimde çay fincanı ile sevgili blog yazarı arkadaşlarımın sayfalarında dolaşmaktan  büyük keyif alıyorum.

Rengarenk görsel paylaşımları ile moral verici, yapılan güzel el işleri ile  ilham verici, kitap tanıtımları ile teşvik edici, yemek tarifleri, dekorasyon örnekleri ile  bilgilendirici ve fikir verici pek çok blog var. Emek harcayanlara saygı ve teşekkürler!

Bu günlerde en çok  bahçeler, çiçekler ilgimi çekiyor.


Çuha çiçekleri balkonlara çok yakışıyor. Ben sarı ve kırmızı  olanları tercih ettim.
Çuha çiçeği - Vikipedi


Bu  papatya  kümelerini pazardan aldığımda minicik fidelerdi. Gayet güzel büyüyüp açtılar. Daha da gelişeceklerini umuyorum.


 
Sabah yürüyüşünde  ana yolun kenarında kaldırımda bir yaşam savaşına tanık oldum.  Hemen fotoğrafını çektim.


Kağıtlı keklerimin tarifini buradan  aldım:Lemon-Filled Lemon Cupcakes - Playing House
Eşim diyet  yaptığı için kremasız oldu bizim kekler:)


19 Aralık 2012 Çarşamba

Behlül'e Acil Şifalar!



Sevgili blog yazarı arkadaşımız  Gül Tasarım Evi'nin  can dostu Behlül'ümüz  hasta:(((  Hadi Behlül, bir an önce sağlıklı günlerine dön ve bizleri sevindir!
 http://gultasarimevi.blogspot.com/2012/12/behlul-den-haberler.html

Acil şifalar diliyor iyi haberlerini bekliyorum. Behlül için dualarınızı eksik etmeyin sevgili dostlar!

Önemli Not: Kedisi olan  dostlar lütfen şu sayfaya göz atsınlar!!!http://www.sokakkedisi.net/uriner.asp

1 Kasım 2012 Perşembe

Dükkan Pati

Sevgili Dostlar,

Sizlere Dükkan Pati'yi tanıtmaktan onur duyarım!

Çünkü;
 
Bu dükkanda, başta sevgili blog Komşum Nilgün Hanım'ın ve  sokak hayvanlarını kollayıp gözetmeyi, onların yaşam savaşlarına katkıda bulunabilmek için ellerinden geleni yapmayı misyon edinmiş arkadaşlarımızın emek ürünlerini göreceksiniz.
 
Bu dükkandan satın aldığınız her ürün için yaptığınız ödeme son kuruşuna kadar sokak hayvanları için harcanacaktır.
 

Eee, hadi o zaman, bu güzel yürekli, marifetli ve son derece ince zevkli hanımefendilerin dükkanını  görelim ve sokaktaki canlar için  bir şeyler alalım. Keyifle kullanması ve katkınız için duyacağınız mutluluk da sizlere kalsın!
 
Mavi yazılara tık!

Dükkan Pati

dukkanpati.blogspot.com/

17 Temmuz 2012 Salı

Patili Canlar İçin Çekiliş Var




Sürekli takipçilerim bilirler, şimdiye dek hiç bir çekilişe katılmadım, çekiliş düzenlemedim.

Karşı olduğumdan değil; dileyen yapar ya da katılır. Blog dünyasında bir renk bir harekettir belki de.. Birinci amaç ''tanıtım'' diye düşünüyorum. Buna da eyvallah! Kim istemez daha çok izlenmeyi..

İşte benim de çekilişlerden birine katılma zamanım gelmiş:) Eee, konu patili canlar olunca, ''neden olmasın?'' dedim.Sevgili Hatice sayesinde haberim oldu. Hem de güzel bir blog sayfası tanımış oldum. Çekilişi düzenleyen, pati dostu blog: asabibakire Kitaplarım ve ben.
Bu bloğu tanımak ve detayları okumak için
TIK TIK.

Bol şans! Tüm patililere sevgiler..

17 Haziran 2012 Pazar

Blog dünyasından notlar



Sevgili blog dostlarım

Blog sayfalarımızla ilgili küçük notlarım var sizlere iletmek istediğim;

Örneğin ''izleme kotanızı doldurdunuz!'' uyarısı. Buna bir anlam veremiyorum ve blog izleme sayımızın sınırlanmasını çok saçma buluyorum. Zaten standart blogspot sayfalarının sağ üst köşesindeki ''izle'' butonu kaldırılmış. Kontrol panelindeki ''izleyici ekle'' bölümü ise az önce sözünü ettiğim uyarıyı veriyor. Geriye ancak izlemek istediğimiz bloğun ana sayfasındaki ''Bu topluluğa katılın'' butonunu kullanarak izleme yöntemi kalıyor. Böyle yapınca da izlediğiniz bloğun yazarı sizi izleme panelinde görse de sayfanıza ulaşamıyor. Başka bir yöntem bilen varsa paylaşsın lütfen..

İzleme ile ilgili diğer bir konu da benim bir uygulamam. Şöyle ki, bloğunun ana sayfasında ''Begonvilli Ev'i izlediğini gördüğüm blogları ben de ana sayfamda göstermeğe özen gösteriyorum. Benim bloğumu ana sayfanızda izledikleriniz olarak gösteriyorsanız fakat benim gözümden kaçmış ise lütfen bana yazın. Pek çok sayıda izlediğimiz blog olduğu için farketmemiş olabilirim.

Üçüncü konu, kumanda paneli sayfasının yeni görüntüsünden memnun kalıp kalmadığınızı merak ediyorum. Ben hiç pratik bulmadım bu yeni ara yüzü.

Bir de resim ekleme kotası konusu var. Çoğumuzun sayfası bol görselli sayfalar. Dolayısı ile eski postlarımızdaki resimleri silmeden resim ekleme kotamızı aşmamaya olanak yok. Ben kotamı genişletmek için gerekli başvuruyu yaptığım halde yanıt alamadım. Bu konuda deneyimi olan varsa lütfen bizimle paylaşsın.

Not: Sevgili komşum Colette, bu sizin için özel bir not. Keyifle takip ettiğim ''Evimi Seviyorum'' a ulaşamıyorum. yani sayfa görüntülenemiyor. ayrıca ilk sayfamda yer verdiğim ''Kızlarım'' bloğundaki postlara da bir süredir yorum yazamıyorum. ''Sadece üyeler yorum yazabilir'' yazısı çıkıyor. Oysa ben üyeyim.

Hepinize sayfalarınızda gönlünüzce zengin içerikli keyifli paylaşımlar diliyorum.

9 Haziran 2012 Cumartesi

O Kadar Güzel ve İçten ki...




Yukarıdaki fotoğraftaki altın sağnaklardan değil, bir blog sayfasından söz ediyorum. Fotoğrafları çeken Nilgün Hanım'ın sayfasından..

Elbette fotoğraftaki çiçekler de harika.

Bir kaç gündür keşfettiğim özenli, hoş ve bir o kadar da içtenlikle hazırlanmış bu sayfayı okuyunca siz değerli blog dostlarımın da tanımasını istedim.

İçeriği pek çoğumuzun sayfaları gibi yaşamın ta kendisi. Üretilenler, gözlemlenenler, yaşama dair görüntüler Nilgün Hanım'ın gülümseyen profil fotoğrafı ile örtüşüyor ve bu üretken hanımefendinin paylaşımları, o sımsıcak gülümseme ile gelip yanı başınızdaymış gibi yaşamınızdaki yerini alıyor.

Bu ismin özelliğinden midir nedir, başta sevgili komşum Colette olmak üzere tanıdığım tüm Nilgünler üretken, sanatsever, sımsıcak, dost canlısı insanlar. İşte bu Nilgün de onlardan biri:)


Tanıtım yazısında belirtmemiş ama bir de hayvanseverseniz, bizim kulübe hoş geldiniz Nilgün Hanım.

Bu kadar söz yeter, isterseniz bir göz atın sayfasına.
(tık)Nilgün'den gülücükler - El işi sitesi

19 Şubat 2012 Pazar

İki Yeni Harika Blog!



Geçtiğimiz günlerde Reyhan Hanım'dan ve harika örgülerinden söz etmiştim. Koltuk örtülerinden bir kaçını da burada paylaşmıştım. Çok beğenilen bu işlerden fazlası da varmış Reyhan Hanım'da. Tığ işleri, nakışlar ve daha kim bilir neler. Bir de dünya  tatlısı bir kediciği var ki mutlaka görmelisiniz bu şirin kızı.

İşte bu marifetli hanım, güzel çalışmalarını bundan böyle bizlerle yeni açtığı bloglarında paylaşacak. Ee, hadi o zaman, hep birlikte Reyhan Hanım'ı ziyarete gidelim, hoşgeldin diyelim:)

Ihlamur Kokusu(tık)

  doktorum örgülerim(tık)

 

23 Ekim 2011 Pazar

Elişi seven ve üreten arkadaşların dikkatine!



Sadece elişi paylaşımlarımın olduğu diğer bloğum, Crochet at Begonvilliev 'de  yaptığınız elişlerini ve kendi blog sayfalarınızı tanıtmak  istiyorsanız, sayfamdaki inlinkz aracılığı ile  paylaşım yapabilirsiniz. Bunun için Add your link butununa tıklayın, gerekli yönlendirme yapılacaktır.

İlk olarak '' tığ işleri '' konulu bir koleksiyon oluşturmak istedim. Bunun için tığ işlerinizin resimlerini bekliyorum. Resminize tıklanınca  sizin sayfanız açılacak.

13 Ekim 2011 Perşembe

Yaşamdan İpuçları


Günaydın!!!
Bu sabah okuma  turuma  blog yazarı arkadaşlarımın iki harika yazısı ile başladım. 
Sevgili  Öykü Kız’ın  sevgi dolu yüreğinden akıp gelen, duygu yüklü  ama bir o kadar da gerçekçi  ‘’ özgür bırak’’   yazısı  ve Sevgili Hayalbemol’ün  yaşamı  sorgulatan,  her insana gerekli kalıcı ipuçları veren  ‘’Yaşamın Son Gününü Nasıl Yaşarsın?’’  Başlıklı yazısı.
Bu iki yazı da bana yol gösterdi. Aslında bildiğim ama zaman zaman  göz ardı ettiğim  ipuçlarını, sade, güzel bir anlatımla, ders veren bilmişlik edası olmaksızın dile getirmişler. Keyifle okudum, birer de yorum yazdım.

Öykü ‘’ Bugün sizden bir şey rica edecegim..’’ diye başlıyor sözlerine  ve aslında kendiniz için  bir şey yapmanızı istiyor. Sadece şu kadarını söyleyeyim;  şu beni de epeydir zorlayan  affetme konusunu ele almış.  Eee, hadi, oyalanmadan okuyun yazıyı.. 
 ‘’ özgür bırak’’

Naçizane  olarak  ben de görüş belirttim yorum yazımda.
Dedim ki:
 .. Neyse, oradan okursunuz:)
Sevgili Hayalbemol  da bir soru soruyor okurlarına.
Diyor ki:
‘’Yaşamın son gününü nasıl yaşarsın?’’ Konuya dikkat çekmek için güzel örnekler vermiş,  Neler söylediğini   anlatmak yerine yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum..
 ‘’Yaşamın Son Gününü Nasıl Yaşarsın?’’



Bu  yazının ana düşüncesi olan, yaşamın her anının değerli olduğu gerçeği  hepimizce bilinir  de nedense  uygulamada göz ardı edilir.
Bu yüzden  yeni başlayan her günün , hayatımızın son günü olma olasılığını( ki bu olasılık gerçek de olabilir) düşünmek karamsarca bir  düşünce olmaktan çok bir tür yaşamı kavrama yolu olabilir. Evet  hayat  zor.. Bazen içinde bulunduğumuz durumlar  dayanılmaz gelebilir, öyledir de.. Yine de  bu durumu  değerlendirirken yaşamı bir bütün olarakgörmekte yarar var. Şöyle ki;  şu an  bize çok acı veren bir durum belki de  daha sonra bu kadar  dayanılmaz gelmeyecektir.  Geçmişte böyle olup olmadığını düşünün.  Size göz yaşları döktüren bazı olaylar  için ‘’şimdiki aklım olsaydı boşuna üzülmezdim’’  dediğiniz  durumlar olmadı mı? Elbette  ölüm acıları ya da büyük felaketler için  söylemiyorum bunları ama o olaylara bile yıllar sonra  farklı açılardan bakabiliyoruz.
‘’Yaşamın son gününü nasıl yaşarsın?’’  sorusunu ben farklı bir açıdan, yakınımda bulunan insanları  düşünerek  değerlendirdim.  Düşünün, sizin için sıradan olan insanları bugün  herhangi bir nedenle   son kez göreceksiniz.  (Allah korusun ) Öyle ya, yaşamda her şey olası.. İşte  böyle  düşününce o sıradan insanlar,  terslediğiniz anneniz,  güler yüz göstermeyi esirgediğiniz eşiniz,  o an varlığından sıkıldığınız arkadaşınız, sözü bitse de işime baksam dediğiniz komşunuz, yaramazlığından bıktığınız afacan çocuğunuz  nasıl da  farklı bir kişi olur gözünüzde?
Ya evinizde geçirdiğiniz son günse bu gün? O pek de beğenmediğiniz eşyalarınız, çiçekleriniz, emek emek  oluşturduğunuz her  ortam  daha bir güzel gelmez mi gözünüze? O  evi temizlemek, düzenlemek o kadar can sıkıcı bir iş olmaz o zaman. Ben şöyle düşünürüm: ‘’Evimde geçireceğim son gün olmasın da  ben her   gün  yine temizlik yapmaya razıyım’’
Örnekleri çoğaltmak  olası.
Kısacası dostlar, yaşam göz ardı edilemeyecek kadar  değerli. Sıradan olan her şeyin eşsiz ve anlam yüklü olması için,  yaşadığımız günün son gün  olması mı gerekiyor? Eğer bunu fark edemiyorsak biraz daha  özenli ve dikkatli olup yaşamın ipuçlarını  iyi  değerlendirmeliyiz. Bana bunları hatırlatan Öykü’ye ve Hayalbemol’a teşekkürler.