10 Mart 2017 Cuma

Cennetim

Baharın tüm güzelliklerini sergilediği şu günlerde ''cennetim'' dediğim bir yer var. Köpek kızlarımla uzun yürüyüşler yaptığım, oksijen depoladığım, kafamı dinlendirdiğim bu  harika yer, evime  beş on dakika uzaklıkta sevgili ormanımın eteklerinde.  Florası ile, mis gibi havası ile, kuşları, kelebekleri, kaplumbağaları ile beni mutlu eden bu güzel doğa parçasını görmenizi isterdim.





























7 Mart 2017 Salı

Pembeli Tığ İşi

Doğadan ilham almayı seviyorum.  Pembeli sardunyanın renkleri öyle hoştu ki...




















4 Mart 2017 Cumartesi

Kırmızı Anemonlar

Köpek kızlarımla hemen her gün harika  yürüyüşler yapsam da, çoktandır kırlarda çiçek fotoğrafı çekmiyordum. Bahar tüm  güzelliği ile boy gösterince ''kameramı yanıma almamın zamanı geldi'' dedim. Papatyalar, salepler, ezentereler, soğanlı bitkiler, eğreltiler, yabani süsenler ormanı süslemeye başladılar.

Hepsi  güzel ama şu günlerde gözlerimi alamadığım, bir tanesini bile koparmaya kıyamadığım  bir güzellik var sevgili ormanımda, anemonlar.
 Önce pembeler açtı. Şu günlerde kırmızılar sardı her yeri. Beyaz papatyaların içinde  öyle güzeller ki.. İyisi mi, susayım da fotoğraflar anlatsın bu  eşsiz zarafeti.

































16 Şubat 2017 Perşembe

Yazılı Kurabiye Yapımı

.



Begonvilli Ev'in mutfağında bir ilk! Üzerlerinde mesaj içerikli sözcükler olan kurabiyelerden  yaptım. İlk denemem olduğu için ''bakalım olacak mı?'' diye  epeyce merak ettim.  Evet, oldu.  Sonuçtan memnun kaldım.




Ancak baştan söylemeliyim, bu işin püf noktaları var. Bunların çoğunu yaparak yaşayarak  öğrenmiş oldum. Yerli, yabancı pek çok  siteyi dolaştım. Bazı tarifler buldum ama sözünü edeceğim püf noktalarından ancak birine, bu tariflerden birinde rastladım.  Diğer püf noktalarından hiç söz edilmemiş.  Sizlerle hepsini paylaşmak istiyorum.

Öncelikle  kurabiyelerin üzerine yazıları  aktarabilmek için ''kurabiye damga seti'' adı ile satılan silikon stampalara ihtiyaç var. Ben bunları sanal alışveriş yaptığım bir sitede tesadüfen gördüm. Çok ilgimi çekti. Yuvarlak olanları da var. 

Stampalar kadar önemli diğer konu ise yazı yazmaya uygun bir  kurabiye hamuru tarifi. İlk püf nokta bu; hamurunuzda  kabartma tozu olmamalı.  Bulduğum tariflerin sadece birinde bu uyarı  yapılmış. Kabaran bir hamurda yazıların  silineceğini tahmin edebilirsiniz. İkinci püf noktası ise hazırlanan hamurun  20-25 dakika buzdolabında dinlendirilmesi. Böylelikle kurabiye hamuru toparlanıp sertleşiyor. Üzerlerini damgalama sırasında şekli bozulmuyor. Bu uyarıya da sadece bir tarifte rastladım  ama kabartma tozu uyarısı yapan  tarifte değil. Üçüncü püf noktası, soğutulan hamuru streç film arasında merdane ya da oklava ile yaklaşık 2 cm kalınlığında açmanız gerekiyor. Stampayı kullanırken daha da inceliyor. Elinizi çabuk tutarak, hamur yumuşamadan açıp çabucak damgalayıp kesmeniz gerekiyor. Ben  streçin içinde iki tane açıp birini keserken diğerini buz dolabında beklettim. Olabildiğince buz dolabına yakın çalışın. Çünkü pişmeye hazır kurabiyeleri de  soğuk ortamda bekletmelisiniz.

Önemli bir  hatırlatma  daha:
Damgalama işleminden önce yazıların bulunduğu silikon yüzeyi çok az sıvı yağ ile kağıt peçete yardımı ile nemlendirin. Yoksa  yapışıyor.  Evet biraz oyalayıcı ama bence değiyor. Acaba yuvarlak olanlardan da alsam mı ?:))
Neredeyse tarifi vermeyi unutacaktım. İşte tarif:
2 çay bardağı un
Yarım çay bardağı pirinç unu
1 çay bardağı pudra şekeri. Ben esmer şeker kullandım.
Vanilya
Toz zencefil
200 gr oda sıcaklığındaki tereyağ
Yarım çay bardağı incecik  çekilmiş ceviz. Ceviz yağlı bir kuru yemiş olduğu için  tereyağ miktarını biraz azalttım.

Not: Bu hamur benim her defasında ufak tefek  farklılıklarla uyguladığım bir bisküvi tarifidir. Bu defa lezzet katsın diye ceviz ekledim. Bazen bir yumurta sarısı da ekliyorum. Bu kez yumurta kullanmadım. Hamuru  hazırlama sırasında sabırlı olmalısınız. Malzeme çok çabuk kaynaşmıyor, Yoğurmaya devam edilmeli.

Bir de tavsiyem var;

Kusursuz yapmaya çalışmayın. Ev yapımı kurabiyelerin fabrika ürünü gibi  çıkmasına gerek yok. Tabii ki bu benim görüşüm.

Homojen bir hamur olunca buz dolabında  dinlendirmeyi unutmayın! Yukarıda  anlattığım aşamalardan sonra  175 derecede önceden ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye dek pişirin. Denerseniz afiyet olsun..




6 Şubat 2017 Pazartesi

Kanaviçe Uygulamalı Pazen Yastık

Geleneksel kumaşlarla ve elişi ile kombinlenmiş bir yastık vardı aklımda.

.

Pazen ve kanaviçe ile gerçekleşti  projem,















3 Şubat 2017 Cuma

Zeytin Ağacı Aşktır, Yaşam Felsefesidir

Ağaçlara hiç kıyamam. Hangi tür olurlarsa olsunlar  hepsi de başımın tacı,  gözümün gönlümün şenlendiricisidir.

Ama biri var ki..  Yüzlerce yıldır Akdeniz, Ege kıyılarında var olma savaşı veren, medeniyetlere katkıda bulunmuş, insanlara bolluk bereket getirmiş, bir o kadar da nankörce, hoyratça zarar  verilmiş çilekeş zeytin ağacı. Benim için ağaçların kraliçesidir. Öyle mağrur, ulaşılmaz, hükmeden bir kraliçe değil ama.. Sarıp sarmalayan, fedakarlık yapan, savaşan, aşa, işe katkıda bulunan ana kraliçe.  Bolluğun, barışın, adaletin  simgesi olmuş ta yüzyıllar öncesinde.  Taşlı, susuz yerlerde bile bereketini esirgememiş.

Buralara gelince onu daha yakından tanıdım, tanıdıkça da  hayranlığım arttı. Ötede beride ihmal edilmiş, kaderine terk edilmiş, bakımsız,  yaşlı zeytin ağaçları  gördükçe onlara duygusal bağlarla bağlandım. Her birerinin farklı silüetlere sahip olduğunu fark edip onları sanat eseri gibi algıladım. Doğanın yıllar boyunca  şekillendirdiği sanat eserleri..





















































Kızlarımla  gidip mutlu olduğum zeytinlikler, gövdesine dayanıp dinlendiğim o güzelim zeytin ağaçları işte beni böyle derinden etkiliyor dostlar..






En çok da ihmal edilmiş hatta her fırsatta zarar verilmiş olmaları içimi acıtıyor. Burada durum şu; bakım gören bir kaç bahçe dışında çoğunun ancak sahiplerinin dedelerinin sağlığında dibi çapalanıp, çalıdan, taştan  temizlenmiş. Zaten bunlar ormanın kıyısına, hatta içlerine dikilmiş. Yasal sahipleri kim? o bile belli değil. Bu ağaçlardan, hasat zamanı nasıl acımasızca, diğer mirasçılardan kaçırma duygusu ile yolunup dalları kırılarak  zeytin toplandığını hayretle ve üzüntü ile seyrediyorum.. Bir de son yıllardaki en büyük sorun hemen her yere denetimsizce yapılan evler. Plan yok, program yok. İnşaatların yol açtığı çevre kirliliği korkunç boyutlarda. Atıklar zeytin ağaçlarının olduğu alanlara dek yayılmış durumda. Yani durum hiç iç açıcı değil. Hasat zamanı büyük bir aç gözlülükle saldırılan ağaçlar hiç korunup gözetilmiyor. Bakımsızlıktan  bir yıl  zeytin vermeyince hemen kesilip odun olarak yakılıyorlar. İnsanların bu kadir kıymet bilmezliği nedense buralarda yadsınmıyor. Kimsenin rahatsızlık duyduğu yok. Bir kaç yıl sonra sayılarının çok daha azalacağını düşünüp kederleniyorum. Burayı satın alınca bahçemize diktiğimiz iki zeytin ağacına nasıl sevgi ile baktığımı tahmin edersiniz. Umarım sahillerimizdeki zeytin ağaçları değerini bilen insanlarca korunur. Yoksa çocuklarımız bu muhteşem güzelliği hiç tanıyamayacaklar. Sağlık kaynağı zeytin yağını ithal ürünler raflarında, çok pahalı olacağı için uzaktan seyredecekler.


29 Ocak 2017 Pazar

Bizim Buralardan Döndürme Tatlısı

İlk kez denediğim bu yöresel tatlı beğenilince sizlere de tanıtmak istedim. Tatlımız  Elmalı'da ve  çevresinde biliniyor, seviliyor. Daha önce teyzemin zarif komşusu Firdevs Teyze ikram etmişti. Bir de Elmalılı olmadığı halde  bu tatlıyı sevip sık sık yapan öğretmen arkadaşım Nurten'de yediğimi anımsıyorum. Birbirimizin mutfağına teklifsizce  girecek kadar yakın arkadaş olduğumuz için o tatlı mutfak sohbetleri eşliğinde bu tatlıyı pişirmişti ve afiyetle yemiştik. ''Ben de deneyeyim'' diyeli yıllar oldu. 




Aradım, taradım tarifi not aldığım defteri bulamadım ama aklımda kaldığı kadarı ile denedim.




Kısmet bu güneymiş. Sözü fazla uzatmadan tarifi vereyim:

Malzemeler
1 yumurtaya karşılık 1 silme yemek kaşığı un hesabı ile 8 yumurta, sekiz silme yemek kaşığı un, bir tutam tuz.

Şerbeti için: Sekiz kahve fincanı un, sekiz kahve fincanı su, bir yemek kaşığı dolusu limon suyu.

Yapılışı: Öncelikli işimiz, şerbeti hazırlamak. Bir kaç taşım kaynatılan şeker ve su karışımına limon suyu ekleyip, altını kapatıyoruz. Şerbet soğurken asıl işleme geçiyoruz.

Tatlının püf noktalarından biri ve en önemlisi yumurta sarılarının  beyazlardan dikkatlice ayrılması. Yumurta beyazlarını elektrikli karıştırıcı ile bembeyaz köpük oluncaya dek çırpıyoruz. Akışkanlığı tamamen yok olmalı! Sonra birer birer yumurta sarılarını ekleyip, son olarak bir tutamcık tuzu ve  azar azar unu yediriyoruz. Pürüzsüz bir karışım olur olmaz karıştırmayı  bırakmalıyız, yoksa  söner. Yağlanmış tepsiye yayarak önceden ısıtılmış fırında 180 derecede  pişiriyoruz.  Üzeri pembeleşince fırından alıp  dilediğimiz şekilde kesiyoruz. Ilık hale gelmiş  şerbeti dökerek  şerbetli hali ile  beş dakika daha pişirmeye devam ediyoruz.  Soğuyunca servis yapmanızı, hatta bir gün bekletmenizi tavsiye ediyorum. Yoğun yumurtalı olan bu tatlı bekleyince yumurta kokusu hissedilmiyor.  Afiyetler olsun.

21 Ocak 2017 Cumartesi

Demlikler Üşümesin

Bu motifleri yazın örmeye başlamıştım. Nasıl değerlendireceğimi bilmeden epeyce ördüm.


Bir yastık mı? Yoksa mutfak için bir şeyler mi? Battaniye olmayacağı kesin.. Bu ellerle nasıl örerim onca motifi diye diye, saymadım ama 20'den fazla motifim oldu. 




Dün akşam izlediğim filimde  Amerikalı  bir  hanımın mutfağında  motiflerden yapılmış demlik kılıfını görünce ilham geldi.  Hemen motiflerimi birleştirip demlik kılıfımı oluşturdum. Nasıl ama?
Çok şirin değil mi?































6 Ocak 2017 Cuma

Hırsızlık ve Yüzsüzlük!


Dün yaptığım ''Yüzsüzlüğün Bu Kadarı'' başlıklı duyuru içerikli paylaşımımı okuyan dostlar yorumları ile destek verdiler. Yürekten teşekkürler.

Yalnızca kazanç amaçlı bu tür sitelerde yaygın olan başka sitelerden izinsiz  görsel ya da yazı paylaşımı hiç de azımsanmayacak çoklukta.  En çok takıldığım konu ise sayfalarının sonunda  ''Bu sitedeki görsel ve yazılar izinsiz kullanılamaz'' tümcesinin  bulunması idi. Hırsızlık ve yüzsüzlük bir arada...

Aslında ben duyurumu yaparken bile amaçlarına hizmet ettiğimi, link vererek istemesem de reklamlarını yaptığımı  düşünerek dünkü  paylaşımımı kaldırdım. Bu bir geri adım değil. Elbette  ''bunlarla uğraşılmaz'' demiyorum. Gereken yapılacaktır.

İlginize tekrar teşekkürler dostlar.. Umarım özlemini duyduğumuz temiz topluma yaşamın her alanında ulaşırız.