Geçen yıl sokakta bulup sahiplendirdiğim kör kızımızı hatırlayacaksınız. Onu çok seven bir annesi olmuştu. Adını da İnci koymuştuk. Bir yıldır çok mutlu bir ev kedisi olmuştu. Sık sık gidip görüyordum İnci'mizi.
Sabah erkenden hastane randevum için hazırlanırken tel. geldi. İnci çok hastalanmış. Annesi ağlıyordu. Hemen veterinerimi aradım ve evinden aldırdım. Ben de hastaneye röntgen çekimlerim için gitmek zorunda kaldım. Röntgen sıram dokuzbuçukta olduğu için eve gelip veterineri aradım. Kötü bir haber alabilirim diye yüreğim ağzımda durumu sordum. Yaşıyormuş ama ''durumu kritik'' dedi.Şimdi hemen kliniğe gidiyorum. Ne olur İnci'miz için dualarınızı esirgemeyin.
22 Şubat 2012 Çarşamba
20 Şubat 2012 Pazartesi
Harika Meyve Nar
Narın en önemli özelliklerinden biri genel damar sağlığını özellikle kalbi koruması. Nar damar tıkanıklıklarını yüzde 44 oranında geriletiyor.
Bu açıklamayı Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Biyokimya Ana bilim Dali Öğretim Üyesi Prof. Dr Necat Yılmaz yapmış.
Ayrıca narın modern tıp literatüründe yer aldığını alzheimer hastalığı ve obezite tedavisinde etkili olduğunu belirtmiş.
Zaten çok severdim, şimdi daha bir değerli oldu bu güzel meyve benim için.
Çok sevdiğim Side'nin adının anlamının da nar olduğunu biliyor muydunuz?
Zamanı geçmeden olabildiğince çok tüketelim.. Hepinize sağlıklı günler.
Böyle Bir Uyarı Mesajı Aldım (Sonuna kadar okuyalım lütfen!)
Zaman zaman dolaşan bu tür uyarılar oluyor. Gerçek olup olmadığı bilinmez ama doğru da olabilir!
ACİL UYARI:
BURAK U. kod adlı bir hacker rekor denemesi için tüm Türkiye’ deki kullanıcıların adreslerini imha edeceğini söylüyor
Ve yapıyor onun için sakın listenize ”REA ” adlı bir msn adresi kabul etmeyin artı tüm listendekileri uyarın, çünkü listenden biri kabul ederse sen de hacklenirsin.
AYRICA; MiCROSOFT VE NORTON SON DERECE TEHLİKELİ BİR VİRÜS KEŞFETTİLER .
ŞİMDİLİK ONU ZARARSIZ HALE GETİREBİLECEK BİR PROGRAM YOK.
BU ViRUS ‘MATRiX’ E HOS GELDiNiZ’ADI ALTINDA BiR PPS iLE GELiYOR. AÇTIGINIZ TAKDiRDE , 10 SANiYELiK BiR ÇİZGİ FİLMDEN SONRA ‘HARD DiSKiNiZ BiTTi’ DiYE BiR YAZI CIKIYOR VE ARTIK ÇOK GEÇ!.
HARD DİSKİNİZ COKTUGU GİBİ , ADRES DEFTERİNİZ DE YOLLAYANIN ELİNE GEÇiYOR , VE SİZİN İSMİNİZLE VIRÜS YAYILMAYA DEVAM EDİYOR. BU VİRÜSÜN ADI : NWiN 27 VE FRANSIZ BiR HACKER TARAFINDAN YAZILDI. AMAN DİKKAT!!!!!,
‘MATRİXE HOŞ GELDİNİZ YAZAN MAİLİ AÇMAYIN!!!!!!
Emin KARAOĞLU
İçişleri Bakanlığı Kontrolörü
0 505 466 22 51 0 505 466 22 51 0 505 466 22 51 0 505 466 22 51

BURAK U. kod adlı bir hacker rekor denemesi için tüm Türkiye’ deki kullanıcıların adreslerini imha edeceğini söylüyor
Ve yapıyor onun için sakın listenize ”REA ” adlı bir msn adresi kabul etmeyin artı tüm listendekileri uyarın, çünkü listenden biri kabul ederse sen de hacklenirsin.
AYRICA; MiCROSOFT VE NORTON SON DERECE TEHLİKELİ BİR VİRÜS KEŞFETTİLER .
ŞİMDİLİK ONU ZARARSIZ HALE GETİREBİLECEK BİR PROGRAM YOK.
BU ViRUS ‘MATRiX’ E HOS GELDiNiZ’ADI ALTINDA BiR PPS iLE GELiYOR. AÇTIGINIZ TAKDiRDE , 10 SANiYELiK BiR ÇİZGİ FİLMDEN SONRA ‘HARD DiSKiNiZ BiTTi’ DiYE BiR YAZI CIKIYOR VE ARTIK ÇOK GEÇ!.
HARD DİSKİNİZ COKTUGU GİBİ , ADRES DEFTERİNİZ DE YOLLAYANIN ELİNE GEÇiYOR , VE SİZİN İSMİNİZLE VIRÜS YAYILMAYA DEVAM EDİYOR. BU VİRÜSÜN ADI : NWiN 27 VE FRANSIZ BiR HACKER TARAFINDAN YAZILDI. AMAN DİKKAT!!!!!,
‘MATRİXE HOŞ GELDİNİZ YAZAN MAİLİ AÇMAYIN!!!!!!
Emin KARAOĞLU
İçişleri Bakanlığı Kontrolörü
0 505 466 22 51 0 505 466 22 51 0 505 466 22 51 0 505 466 22 51
Çok Acil!! İzmirli Dostlar, Yardımcı Olur musunuz?
Bu sabah Sokak Hayvanları adlı blogda okudum.
Bu fotoğraf dün İzmir Doğal Yaşam Parkı otoparkında çekilmiş. Otopark görevlisi uzun zamandır bu köpeğin oralarda olduğunu söylemiş. İzmirli hayvanseverlerden acilen yardım istiyoruz. Bu köpek oradan alınıp, tedavi edilmeli. Aklıma ilk gelen şu oldu; fotoğrafı çeken ve diğer bu hayvanı gören insanlar nasıl bu kadar duyarsız olabiliyorlar?
Sevgili İzmirli dostlar, lütfen belediye ile ve diğer ilgili derneklerle iletişim kurup yardım isteyin. Yazdığınız dilekçelere yanıt vermek zorundalar. Telefon da etkili oluyor. Bu can göz göre göre açlıktan ölmesin..
Etiketler:
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları
19 Şubat 2012 Pazar
Hello Kitty Diş Kliniği
Daha önce Hello Kitty konseptli otellerden söz etmiştim. Bu kez de Tokyo'daki bir diş kliniğini görelim:
Dekorasyon çocukların dişçi korkularını yenmeleri amaçlı tasarlanmış. Benim bile gidip dişlerimi kontrol ettiresim geldi.:)
Dekorasyon çocukların dişçi korkularını yenmeleri amaçlı tasarlanmış. Benim bile gidip dişlerimi kontrol ettiresim geldi.:)
Etiketler:
Dekorasyon
İki Yeni Harika Blog!
Geçtiğimiz günlerde Reyhan Hanım'dan ve harika örgülerinden söz etmiştim. Koltuk örtülerinden bir kaçını da burada paylaşmıştım. Çok beğenilen bu işlerden fazlası da varmış Reyhan Hanım'da. Tığ işleri, nakışlar ve daha kim bilir neler. Bir de dünya tatlısı bir kediciği var ki mutlaka görmelisiniz bu şirin kızı.
İşte bu marifetli hanım, güzel çalışmalarını bundan böyle bizlerle yeni açtığı bloglarında paylaşacak. Ee, hadi o zaman, hep birlikte Reyhan Hanım'ı ziyarete gidelim, hoşgeldin diyelim:)
Ihlamur Kokusu(tık)
doktorum örgülerim(tık)
Etiketler:
Blog Dünyası
18 Şubat 2012 Cumartesi
Yollarda Kalmak!
Yıllar önce, galiba 82'de bir ocak ayında Ankara'dan Antalya'ya dönüyoruz. Eşimin rahatsızlığının ilk yılları. Henüz tanımadığımız bir hastalığın sekiz kollu ahtapot misali çeşitli sistemlerini yakaladığı ama henüz felç olmadığı o korkunç günler.. Antalya'da o yıllarda Üniversite Hastanesi yok. Biz de buradaki doktorlarımızın tavsiyeleri doğrultusunda İstanbul Çapa'yı ve Ankara Göz Bankası'nı komşu kapısı yaptık o günlerde. İstanbul'daki doktorumuz ışıklar içinde uyusun, Prof. dr.Türkan Saylan. Ankara'daki, yaşıyorsa Allah uzun ömürler versin, rahmetli olduysa o da ışıklar içinde uyusun, Prof. dr. Leyla Atmaca. Neyse, Ankara'daki çile dolu hastane günleri bitti ve geri dönüyoruz. Eşimin her iki gözbebeğine de Depo Medrol enjeksiyonu yapıldı.Gözleri bantlı. O ilacı bulabilmek için karda kışta kısıtlı zaman dilimi içinde ecza depolarını dolaşmam, bir taksi bulabilmek için bile savaş vermem, ben gecikince eşimin hastane koridorunda tek başına beklerken yaşadığı panik ataklar o günlerden kalan çok acı hatıralar. Ben eşimin bakımı için bir kaç ay boyunca ücretsiz izin kullandığım için maaş alamıyorum, maddi sıkıntımız var. Bu yüzden zorunlu olarak otobüs yolculuğu yapıyoruz. Ankara Afyon karayolunda, Afyon'a yakın bir yerlerde kar ve tipi yüzünden yolda kaldık. Saatler birbirini kovaladıkça sinirler geriliyor. Soğuk, açlık, tuvalet ihtiyacı yetmezmiş gibi eşimin gözleri bantlı yani iyice moral bozucu bir durum. O zamanlar cep telefonları falan da yok.. Saatler sonra nasıl haberleşildiyse en yakın askeri birlikten yardım geliyor. Battaniye, ekmek, peynir ve meyve suyu..Açlıktan ölünmez belki ama soğukta aç olunca donma riski daha fazla. Bir asker moral olsun diye güzel sesiyle bize türkü bile söylemişti, hiç unutamam. Şu an bile ağlıyorum. Askerimizin çabaları sonucu yol açılıncaya dek bir otobüs dolusu insan donarak ölmekten kurtuluyoruz.
Bu olayı anlatmamın nedeni şu:
Sabah twitter'a göz attığım zaman 18 saattir Ankara Afyon karayolunda mahzur kalan yolcular olduğunu öğrendim. Bakın neler yazmışlar:
Yaldızlı Dize
Afyon-Ankara yolu 18 saattir kapalı, yüzlerce insan donmak üzere ve medya TISSSS..! AKP gözünü açmadan asla uyanmayan bir medyaya sahibiz..!
20saattir aynı yerdeyiz,açız,tuvalet yok.sinirlerimiz altüst. Yolcular gerginlikten tartışmaya başladı.oturdum ağlaya ağlaya izliyorum
Ya allahaşkına KARAYOLLARI DİYE BİRŞEY YOK MU bu memlekette? İnsanlar donarak ölecek!!!
Ve böyle uzayıp gidiyor mesajlar
Şimdi ne demeli sevgili okurlar, bunca yıla rağman hala aynı sıkıntıların sürüp gittiği bir ülkede yaşıyoruz. Sadece bu konuda değil her konuda bu böyle ne yazık ki.
Yolda kalanlara sabır ve acil yardım diliyorum. Vah benim ülkem vah!
Etiketler:
Ülkemin halleri,
Yaşamdan
17 Şubat 2012 Cuma
Çıralı'daki İnşaat Durduruldu!
Antalya-Kemer Çıralı İçin Tehlike Çanları başlıklı yazımda söz etmiştim.
Sivil toplum örgütlerinin ve yöre halkının tepkileri işe yaradı sevgili dostlar!
Antalya Kemer'de dünyaca ünlü Çıralı Plajı'ndaki 18 dönümlük alanı kiralayan turizm firmasının bölgede yürüttüğü inşaat çalışmaları şimdilik durduruldu!
Artan tepkiler üzerine Vali Ahmet Altıparmak, İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması talebiyle açılan dava sonuçlanıncaya kadar inşaat faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdi. Bakalım mahkeme kararı ne olacak?Kararı sevinçle karşılayan eylemciler, Çıralı Plajı’ndan ayrıldı.
Etiketler:
Çevre bilinci
Bugün Dünya Kediler Günü
Bugün Dünya Kediler Günü'ymüş.
Kedi sever biri olarak ilk kez duydum.
Böyle özel bir günlerinin olması onlara ne kazandırır bilemem.. Belki sahipli olan bazı şanslı kedicikler, biraz daha şımartılırlar ama zaten onların büyük çoğunluğu sevilip şımartılıyor.
Belki de hayvanseverliği sadece evindeki petlerle sınırlı olmayan, sokaktaki canlar için de bir şeyler yapmaya çalışanlar biraz daha çaba gösterirler sokaktakileri mutlu etmek için ama zaten o kişiler ellerinden geleni her zaman yapıyorlar..
Anlayacağınız kediler için böyle özel bir gün olması pek de farketmiyor onlar için.
Yine de tüm kedi sever arkadaşlarımızı ve sevgili kedilerini, sokakta yaşam savaşı veren kedicikleri sevgi ile kucaklıyorum. Onların bitmeyen çilelerine çile katan, eziyet eden, otomobili ile çarpıp kaçan, açlığını susuzluğunu umursamayan, onları korumaya, doyurmaya çalışanlara düşmanca davranan insan kılığındaki acımasız yaratıklara da vicdan merhamet diliyorum
Kedi sever biri olarak ilk kez duydum.
Böyle özel bir günlerinin olması onlara ne kazandırır bilemem.. Belki sahipli olan bazı şanslı kedicikler, biraz daha şımartılırlar ama zaten onların büyük çoğunluğu sevilip şımartılıyor.
Belki de hayvanseverliği sadece evindeki petlerle sınırlı olmayan, sokaktaki canlar için de bir şeyler yapmaya çalışanlar biraz daha çaba gösterirler sokaktakileri mutlu etmek için ama zaten o kişiler ellerinden geleni her zaman yapıyorlar..
Anlayacağınız kediler için böyle özel bir gün olması pek de farketmiyor onlar için.
Yine de tüm kedi sever arkadaşlarımızı ve sevgili kedilerini, sokakta yaşam savaşı veren kedicikleri sevgi ile kucaklıyorum. Onların bitmeyen çilelerine çile katan, eziyet eden, otomobili ile çarpıp kaçan, açlığını susuzluğunu umursamayan, onları korumaya, doyurmaya çalışanlara düşmanca davranan insan kılığındaki acımasız yaratıklara da vicdan merhamet diliyorum
Etiketler:
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları,
Özel Günler
15 Şubat 2012 Çarşamba
Nazar değdi ne yazık ki!!!
Sevgili dostlar,
Bir önceki yazımda ''bu günlük benden bu kadar!'' demiştim ya;
Oysa ki yaşam küçük büyük, acı tatlı sürprizlerle, en basit söylemlerimizi bile yalancı çıkartmaya devam ediyor. Çünkü, bugün daha yazacaklarım varmış, hem de içim yanarak.
Çok üzgünüm dostlar çok!!!!
''Nazar Değmesin07'' bilmem tanır mıydınız.. Bakın bakalım izleyici listelerinize. Bu güzel, bu genç, üretken kadını, hamarat anneyi, evine eşine düşkün eşi kaybetmişiz.. Şimdi ne denir; asla tarzım olmasa da ''ben böyle dünyanın..'' diye başlayıp amiyane tabirlerlerle devam etsem hiç hoş olamayacak, dahası ne değişecek ama içim yandı sevgili dostlar..Göz yaşlarım beni boğuyor; şu an evde yalnızım ve siz sevgili blog yazarı arkadaşlarımdan başka içimi dökeceğim kimsem yok.. O güzel çocukları, eşini, annesini, babasını, sevenlerini düşünüyorum. En çok da gencecik güzeller güzeli kadını düşünüyorum. Genç ölümler çok acı veriyor.. Mekanın cennet olsun!!
Bu yazıyı yazmamın asıl amacı, kadınların en çok yakalandığı kanser türü olan göğüs kanseri konusunda yeteri kadar dikkatli ve bilinçli miyiz? Uzmanlar erken tanının önemi konusunda durmadan uyarıyorlar ama gereken önemi veriyor muyuz bu konuya.. Özellikle meme ve rahim ağzı kanserlerinde farkındalık yaratabilmek için biz kadınlar bilgilenmeli ve bilgilerimizi de mutlaka paylaşmalıyız. Konu ile ilgili deneyimlerinizi, çevrenizde olup bitenleri, edindiğiniz her türlü sağlam dayanağı olan bilgiyi paylaşmaya davet ediyorum sizleri. Başka acılar yaşamamak için .. Hepinize sağlıklı güzel yaşamlar diliyorum..
Bir önceki yazımda ''bu günlük benden bu kadar!'' demiştim ya;
Oysa ki yaşam küçük büyük, acı tatlı sürprizlerle, en basit söylemlerimizi bile yalancı çıkartmaya devam ediyor. Çünkü, bugün daha yazacaklarım varmış, hem de içim yanarak.
Çok üzgünüm dostlar çok!!!
NAZARDEĞMESİN 07 ÇEYİZ İŞLERİ buradaÇok üzgünüm dostlar çok!!!!
''Nazar Değmesin07'' bilmem tanır mıydınız.. Bakın bakalım izleyici listelerinize. Bu güzel, bu genç, üretken kadını, hamarat anneyi, evine eşine düşkün eşi kaybetmişiz.. Şimdi ne denir; asla tarzım olmasa da ''ben böyle dünyanın..'' diye başlayıp amiyane tabirlerlerle devam etsem hiç hoş olamayacak, dahası ne değişecek ama içim yandı sevgili dostlar..Göz yaşlarım beni boğuyor; şu an evde yalnızım ve siz sevgili blog yazarı arkadaşlarımdan başka içimi dökeceğim kimsem yok.. O güzel çocukları, eşini, annesini, babasını, sevenlerini düşünüyorum. En çok da gencecik güzeller güzeli kadını düşünüyorum. Genç ölümler çok acı veriyor.. Mekanın cennet olsun!!
Bu yazıyı yazmamın asıl amacı, kadınların en çok yakalandığı kanser türü olan göğüs kanseri konusunda yeteri kadar dikkatli ve bilinçli miyiz? Uzmanlar erken tanının önemi konusunda durmadan uyarıyorlar ama gereken önemi veriyor muyuz bu konuya.. Özellikle meme ve rahim ağzı kanserlerinde farkındalık yaratabilmek için biz kadınlar bilgilenmeli ve bilgilerimizi de mutlaka paylaşmalıyız. Konu ile ilgili deneyimlerinizi, çevrenizde olup bitenleri, edindiğiniz her türlü sağlam dayanağı olan bilgiyi paylaşmaya davet ediyorum sizleri. Başka acılar yaşamamak için .. Hepinize sağlıklı güzel yaşamlar diliyorum..
Etiketler:
İz Bırakanlar,
Sağlık,
Yaşamdan
14 Şubat Saçmalıkları
Geldi geçti, çenemi tutayım diyorum, olmuyor. Seveni var sevmeyeni var bu tür günlerin. Ben daha önceki yıllarda uzun uzun yazmıştım neden haz etmediğimi. 14 Şubatta öyle veya böyle hoş duygularla günün anlam ve önemini kendi anlayışına göre yorumlayanlar, kutlayanlar değil benim sinir olduklarım. Kutlamayanlar da değil.. Bu kişilerin görüşüne kalmış. Herkes dilediği gibi kendi çapında değerlendirir, ne yaparsa yapar..
Hani o uyanık takımı var ya; her durumu her olayı paraya çevirmek isteyenler, her şeyden kendine bir pay çıkarmaya çalışanlar. İşte bir 14 Şubat daha yaşadık ve ''yok artık!'' dedirten pazarlama yöntemleri devreye girdi. Geçen yıl bana en çok itici gelen reklam ''şu kadarcık pırlanta'' diye ciyaklayan kadın ve sırıtık kocasının baş rolde olduğu reklamdı. Sanki bütün kadınlar o düzeyde anlayışa sahip gibi..Bu yıl da çarşafta, kokuda, iç çamaşırında, takıda vs. yine suyu çıkarıldı Sevgililer Günü'nün ama bakın daha neler varmış;
Yukarıdaki resimde kalp şeklinde bir kaşar görüyorsunuz. Uyanığın biri bu kaşarları sevgililer günü için yapmış. Aşağıdaki twitler durumu çok güzel açıklıyor:)
İstiklalAkarsu: Sevgililer Günü için kalp şeklinde kaşar yapmış, Allahım sen o hediyeyi veren adamın beyninden, alan kadının da şerrinden dünyayı koru.
Nafer Ermiş: Kalp şeklinde kaşar yapıp üzerine de “canım sevgilime” diye yazan firma, aklını peynir ekmekle mi yedin evladım sen?
tıklamayındedeler: Sevgilileri ayırmak için süper teknik. Kalp şeklinde kaşar, üstüne de “canım sevgilime” yazısı... Bu kadarını ben bile düşünemezdim!
Emre Bilgili: Ayrılmak isteyip de başaramıyorsanız, Sevgililer Günü’nde bu peyniri alın.
Bahadir cuneyt: İkinci Susurluk kazası.
Bana göre bir diğer saçmalık da sevgililer gününde dünya evine girmek isteyenlerin ya da çocuğunu o günde doğurmak isteyenlerin inanılmayacak kadar çok sayıda olması. Nikah dairelerinde korkunç izdihamlar olmuş. Boşanmaların hızla arttığı, üç yılı geçen evliliklerin epey eski olarak değerlendirildiği günümüzde, böyle özel bir günde evlenmenin işe yaradığına inanabilsem, hadi olsun derim.. Hele o gün doğum yapmış olmak için sezeryana razı olan annelere ne demeli?
Bu günlük benden bu kadar.. Allah hepimizi bu saçmalıklardan uzak tutsun, gerçek sevgiler nasip etsin.. Her gününüz güzel geçsin
Hani o uyanık takımı var ya; her durumu her olayı paraya çevirmek isteyenler, her şeyden kendine bir pay çıkarmaya çalışanlar. İşte bir 14 Şubat daha yaşadık ve ''yok artık!'' dedirten pazarlama yöntemleri devreye girdi. Geçen yıl bana en çok itici gelen reklam ''şu kadarcık pırlanta'' diye ciyaklayan kadın ve sırıtık kocasının baş rolde olduğu reklamdı. Sanki bütün kadınlar o düzeyde anlayışa sahip gibi..Bu yıl da çarşafta, kokuda, iç çamaşırında, takıda vs. yine suyu çıkarıldı Sevgililer Günü'nün ama bakın daha neler varmış;
Yukarıdaki resimde kalp şeklinde bir kaşar görüyorsunuz. Uyanığın biri bu kaşarları sevgililer günü için yapmış. Aşağıdaki twitler durumu çok güzel açıklıyor:)
İstiklalAkarsu: Sevgililer Günü için kalp şeklinde kaşar yapmış, Allahım sen o hediyeyi veren adamın beyninden, alan kadının da şerrinden dünyayı koru.
Nafer Ermiş: Kalp şeklinde kaşar yapıp üzerine de “canım sevgilime” diye yazan firma, aklını peynir ekmekle mi yedin evladım sen?
tıklamayındedeler: Sevgilileri ayırmak için süper teknik. Kalp şeklinde kaşar, üstüne de “canım sevgilime” yazısı... Bu kadarını ben bile düşünemezdim!
Emre Bilgili: Ayrılmak isteyip de başaramıyorsanız, Sevgililer Günü’nde bu peyniri alın.
Bahadir cuneyt: İkinci Susurluk kazası.
Bana göre bir diğer saçmalık da sevgililer gününde dünya evine girmek isteyenlerin ya da çocuğunu o günde doğurmak isteyenlerin inanılmayacak kadar çok sayıda olması. Nikah dairelerinde korkunç izdihamlar olmuş. Boşanmaların hızla arttığı, üç yılı geçen evliliklerin epey eski olarak değerlendirildiği günümüzde, böyle özel bir günde evlenmenin işe yaradığına inanabilsem, hadi olsun derim.. Hele o gün doğum yapmış olmak için sezeryana razı olan annelere ne demeli?
Bu günlük benden bu kadar.. Allah hepimizi bu saçmalıklardan uzak tutsun, gerçek sevgiler nasip etsin.. Her gününüz güzel geçsin
Etiketler:
Ülkemin halleri,
Yaşamdan
14 Şubat 2012 Salı
Antalya-Kemer Çıralı İçin Tehlike Çanları
Antalya'nın Çıralı sahilleri eşsiz özellikleri olan doğal güzelliklerimizdendir.
1.Derece Doğal SİT Alanı ve arkeolojik alandır. Onlarça çeşit endemik türün yaşadığı nadide yerlerden biridir. Ayrıca Caretta Caretta üreme alanıdır ve sözümona uluslar arası ölçekte önemli koruma altındadır.
Ne yazık ki bu alanda (1. Derece Doğal SİT Alanı) 18 bin metrekarelik bir yer Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Ormanspor’a tahsis edilerek kiralanmıştır. Ormanspor ise kim bilir hangi hesaplarla hülle yaparak bir şahısa bu yeri tekrar kiraya vermiştir. Kiralayan kişi ya da şirket derhal kafeterya vs inşaası için hazırlıklara başlıyor..
Bölge gerek sahip olduğu doğal güzellikler gerekse pek çok endemik türün yetişme ve yaşama alanı olması, özellikle de koruma altında olan Caretta Caretta’ların yumurtlama bölgesi olması açısından bu derece öneme sahip iken, sözde koruma altında olmasına karşın bir işletmeye sunulmak üzere kiralanıyor. Sonuçta Çıralı'nın doğal güzelliklerini tahrip edici yapılanmaya gidilmesi akıl almaz bir uygulama.
Bu durumda ilk akla gelen sorular şunlardır:
Söz konusu yapılanmanın uluslar arası sözleşmelere aykırı olmasına karşın neden gerekli müdahale yapılmamaktadır?
Bu bölge koruma altında olmasına rağmen böyle bir yapılanma iznini hangi kurum vermiştir?
Birer birer kaybettiğimiz doğal güzelliklerimiz elden gidince üzülmek onları geri getirmiyor. Ne yazık ki daha önce de Manavgat- Sorgun fıstık çamı ormanının aynı amaçlar için katledilmesine tanık olmuştuk.
İşte bu yüzden vatandaş olarak onları korumak için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Eğer bu eşsiz güzellikteki yerin bazı insanların para kazanmaları uğruna tahrip edilmesine, beton yığınları ile doldurulmasına, türlerin geri gelmemek üzere yok edilişine seyirci kalmak istemiyorsanız siz de bir dilekçe yazarak görevinizi yapabilirsiniz.
Değerli arkadaşım Timur Ugan sayfasında dilekçe örneğini ve gönderilecek makamları paylaşmış:
Antalya-Kemer-ÇIRALI’ da eylemdeyiz, bekliyoruz. ÇIRALI’yı vermeyeceğiz / Dilekçeye Katılın
Hepinizin desteğini bekliyorum.
Etiketler:
Çevre bilinci,
Memleketimin Halleri
Biricik Aşkım'a
Sevgili Kocam'a
İyi ki varsın, iyi ki 30 küsur yıldır hayatımdasın!
Not:Dean Martin'den daha yakışıklısın:))
Etiketler:
Özel Günler
13 Şubat 2012 Pazartesi
Gamze'nin Çığlığı
Gamze'yi sevgili Yıldız'ın * mandalinçıkmazı * sayfasından tanıdım. Öyküsünü öğrenince ne diyeceğimi bilemedim.. Okuduğum andan itibaren hiç tanımadığım bu insan için dua ediyorum, hem de tüm kalbimle..Bir de sesini duyurması için elimden geleni yapmağa çalışıyorum. O bizleri tanımıyor, varlığımızdan bile haberi yok şu an ama önemli mi.. Onun için dua eden, sesini duyurmasına ve uygun iliği bulmasına yardımcı olmak için çırpınan benim gibi pek çok insan olduğunun farkında. Seslenişlerinden bunu anladım.
Sevgili Gamze, zaten biricik yavrun sana, o küçücük haliyle güçlü olman gerektiğini söylemiş ve sen güçlü bir kadınsın. Ben de Yıldız gibi senin bu yolculuktan sağ salim döneceğine yürekten inanıyorum. İyi günde kötü günde seninle olacak pek çok dostun var.
Gamze’nin Sayfası Burada
Ve
Gamze İçin
12 Şubat 2012 Pazar
Gideceğim Bu Yerden!
Bazı insanlar hiç zorlanmadan yaşamlarında değişiklikler yapabilirler. Alışkanlıklarını, işlerini, kurulu düzenlerini, çevrelerini gönülden istedikleri bir şey varsa, onun uğruna değiştirebilirler.. Az önce saydıklarımın hiç biri o kadar da önemli değildir; yeter ki bir şeyi çok istesinler. Belki bir miktar risk alırlar ama böyle insanların hedefledikleri yerlere ve konumlara gelme, istedikleri gibi yaşama şansları daha yüksektir. Bazen evdeki hesap çarşıya uymasa da yani başaramasalar da en azından ''çabaladım ama olmadı, tekrar deneyeceğim'' diyecek kadar da cesaretlidirler..
Bir de benim gibiler vardır ki..Ahhh, ahhhh! Ömürleri temkinli yaşamakla geçmiştir. Çok istedikleri, hatta biraz çaba ile ulaşabilecekleri pek çok güzelliğe sırf bu temkinli olma huyları yüzünden uzaktan bakma durumları ile idare ederler. Fazlası ile hak ettikleri halde bir türlü gönüllerince bir düzen kuramazlar. Dahası gereğinden çok yüklendikleri sorumlulukların altında ezile ezile geçip giden yaşamları onlara ironik bir şekilde dersler verse de, onlar bu dersleri almazlar. Büyük kararları vermekte zorlanırlar. Ne bileyim, illa çevre desteği falan beklerler..Tüm bunlardan neden söz ediyorum dersiniz?
Ben de bunca yıl bekledim bekledim ve artık yaşamımla ilgili önemli değişiklikler yapmam gerektiğini düşünüyorum. Yıllardır istediğim ama bir türlü cesaret edemediğim köklü değişiklikler için güç toplama aşamasındayım. Çok uzun zamandır kent yaşamının kargaşasından bıkmış durumdayım. Şehrin göbeğinde koca bir bulvarın üzerindeki küçük dairem ve çevredeki beton yığınları artık beni boğuyor. Trafik gürültüsü, egzoz kokusu, görüntü kirliliği, gitgide yabancılaşan insanlar gün geçtikçe daha da katlanılmaz geliyor. Küçük bir yerleşim yerinde bahçeli bir ev alıp kafamı dinlemek istiyorum. Bunu yapabilmek çok kolay değil ama imkansız da değil. Kısacası dostlar, bunca yıldır, istedim ama bir çabamız olmadı. Artık ötelemenin anlamı yok. Bir kaç gündür eşimle ve oğlumla durum değerlendirmesi yapıyor, şunu satıp şunu mu ayıralım, yok olmaz, şu kadar kredi alıp şöyle mi yapsak diye kafa patlatıyoruz. Bir yandan da Manavgat, Alanya sahilleri kazan biz kepçe, satılık bahçeli evleri, yerleşim yerlerinin sosyal, kültürel özelliklerini vs. araştırıyor, sürekli emlakçılardan bilgiler alıyoruz. Bir sürü fotoğraflar gönderildi, gidilip görülecek tüm bu evler..
Aman ne zormuş bu işler! ''Tamam , galiba aradığımızı bulduk'' diye sevinirken, olmadık bir pürüz çıkıyor ya da içimize sinmeyen bir durum ortaya çıkıyor. Örneğin çok güzel manzarası olan bakımsız bir ev, ya da uzak bir yerde güvenlik açısından tedirgin edici bir konumda muhteşem bir ev olabiliyor. Çok yakınlarımızın olumlu, olumsuz düşünceleri, akıl vermeleri, kendi düşünceleri doğrultusunda hareket etmemizle ilgili beklentileri, zaten karar vermekte zorlanan biri olduğum için beni çok bunalttı.. Belki maddi kayıplarım olacak, yorulacağım, üzüleceğim, göz yaşı bile dökeceğim ama ben hayatımda bu değişikliği istiyor muyum? Evet istiyorum. O halde kararlıyım dostlar.. Bu kez gerçekten kararlıyım..Zaman git gide daralıyor. Gideceğim bu yerden.
Bir de benim gibiler vardır ki..Ahhh, ahhhh! Ömürleri temkinli yaşamakla geçmiştir. Çok istedikleri, hatta biraz çaba ile ulaşabilecekleri pek çok güzelliğe sırf bu temkinli olma huyları yüzünden uzaktan bakma durumları ile idare ederler. Fazlası ile hak ettikleri halde bir türlü gönüllerince bir düzen kuramazlar. Dahası gereğinden çok yüklendikleri sorumlulukların altında ezile ezile geçip giden yaşamları onlara ironik bir şekilde dersler verse de, onlar bu dersleri almazlar. Büyük kararları vermekte zorlanırlar. Ne bileyim, illa çevre desteği falan beklerler..Tüm bunlardan neden söz ediyorum dersiniz?
Ben de bunca yıl bekledim bekledim ve artık yaşamımla ilgili önemli değişiklikler yapmam gerektiğini düşünüyorum. Yıllardır istediğim ama bir türlü cesaret edemediğim köklü değişiklikler için güç toplama aşamasındayım. Çok uzun zamandır kent yaşamının kargaşasından bıkmış durumdayım. Şehrin göbeğinde koca bir bulvarın üzerindeki küçük dairem ve çevredeki beton yığınları artık beni boğuyor. Trafik gürültüsü, egzoz kokusu, görüntü kirliliği, gitgide yabancılaşan insanlar gün geçtikçe daha da katlanılmaz geliyor. Küçük bir yerleşim yerinde bahçeli bir ev alıp kafamı dinlemek istiyorum. Bunu yapabilmek çok kolay değil ama imkansız da değil. Kısacası dostlar, bunca yıldır, istedim ama bir çabamız olmadı. Artık ötelemenin anlamı yok. Bir kaç gündür eşimle ve oğlumla durum değerlendirmesi yapıyor, şunu satıp şunu mu ayıralım, yok olmaz, şu kadar kredi alıp şöyle mi yapsak diye kafa patlatıyoruz. Bir yandan da Manavgat, Alanya sahilleri kazan biz kepçe, satılık bahçeli evleri, yerleşim yerlerinin sosyal, kültürel özelliklerini vs. araştırıyor, sürekli emlakçılardan bilgiler alıyoruz. Bir sürü fotoğraflar gönderildi, gidilip görülecek tüm bu evler..
Aman ne zormuş bu işler! ''Tamam , galiba aradığımızı bulduk'' diye sevinirken, olmadık bir pürüz çıkıyor ya da içimize sinmeyen bir durum ortaya çıkıyor. Örneğin çok güzel manzarası olan bakımsız bir ev, ya da uzak bir yerde güvenlik açısından tedirgin edici bir konumda muhteşem bir ev olabiliyor. Çok yakınlarımızın olumlu, olumsuz düşünceleri, akıl vermeleri, kendi düşünceleri doğrultusunda hareket etmemizle ilgili beklentileri, zaten karar vermekte zorlanan biri olduğum için beni çok bunalttı.. Belki maddi kayıplarım olacak, yorulacağım, üzüleceğim, göz yaşı bile dökeceğim ama ben hayatımda bu değişikliği istiyor muyum? Evet istiyorum. O halde kararlıyım dostlar.. Bu kez gerçekten kararlıyım..Zaman git gide daralıyor. Gideceğim bu yerden.
Etiketler:
Yaşamdan
Sabah sabah Whitney Houston şoku :(((
Amy Winehouse'un ölümünü duyunca da böyle olmuştum..
''Whitney Houston otelde ölü bulundu.
Amerikalı ünlü pop şarkıcısı Whitney Houston, 48 yaşında öldü.'' diye yazıyor gazetede..
Muhteşem sesi ve yorumuyla 415 ödülle Guinness Rekorlar kitabında ''en çok ödül alan kadın şarkıcı'' unvanını elinde tutan şarkıcının, 1992 yılında Kevin Costner ile başrollerini paylaştığı ''The Bodyguard'' filminde söylediği ''I Will Always Love You'' şarkısı, dünyanın neredeyse tüm ülkelerindeki müzik listelerinde bir numarada uzun süre kalmıştı.
Etiketler:
İz Bırakanlar,
Müzik,
Yaşamdan
9 Şubat 2012 Perşembe
Reyhan Hanım'ın Harika Örgüleri
Bana yazdığı zarif yorumları ile tanıdım Reyhan Dizman Hanım'ı.
Ve son yorumunda;
''Hepsi harika,ellerinize sağlık. Beğenirseniz benim örgülerimi blogunuzda paylaşırsanız sevinirim.'' diye yazmış ve adres de belirtmiş.(Eğer izni olursa bu adresi sizlerle paylaşırım)
Seve seve Reyhan Hanım, örgüleriniz o kadar güzel ki, hem paylaşırım hem de modellerinizden örmek isterim.
Ve son yorumunda;
''Hepsi harika,ellerinize sağlık. Beğenirseniz benim örgülerimi blogunuzda paylaşırsanız sevinirim.'' diye yazmış ve adres de belirtmiş.(Eğer izni olursa bu adresi sizlerle paylaşırım)
Seve seve Reyhan Hanım, örgüleriniz o kadar güzel ki, hem paylaşırım hem de modellerinizden örmek isterim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)