Her yaz, ağustos ayını yarılayınca biraz rahatlardık buralarda. Bu yıl öyle olmadı. Yüksek nem oranı yüzünden hala çok bunaltıcı günler yaşıyoruz.
Begonvilli Ev'de çok sevilen çay saatlerinde çay yerine artık serinletici içecekler içiliyor. Tabii ki hepsi ev yapımı. Böğürtlenden sonra çilek şurubu denedik. Sırada vişne var.
Bahçemizdeki incir ağacı enfes meyveler verdi. Teşekkürler incir ağacı! Teşekkürler, bu evin bizden önceki sahipleri Feige çifti. Herr Feige ve Frau Feige, sizleri sevgi ile anıyoruz.
Sarmaşıklarımız coştular.
Mevsimi gelince bir iki kez pişirdiğim semizotu yemeği artık haftada iki kez pişiyor bizim evde. Yoğurtlu salatası da sık sık soframıza geliyor. Kalsiyum ve C vitamini deposu bu harika sebze bahçemde bol bol var.
Bu köyde zeytinyağlı, nohutlu ve pirinçli olarak pişiriliyor. Bir kaç diş sarımsağı da unutmamalı. Ben de denedim, çok beğenildi.
Begonvilli Ev'de müzik illa ki dinlenir.Şu günlerde Burke dinliyorum. Bu siyahi güzel kız, bizde de benzerleri yapılan bir yarışmada keşfedilmiş, almış başını gidiyor. Burke dinle!
Jane ve begonvillerimizle veda edelim. Sağlıcakla kalın dostlar...



































