Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2015 Perşembe

Begonvilli Ev Halleri



Her yaz, ağustos ayını yarılayınca biraz rahatlardık buralarda. Bu yıl   öyle olmadı.  Yüksek nem oranı yüzünden  hala çok bunaltıcı günler yaşıyoruz.









Begonvilli Ev'de çok sevilen çay saatlerinde çay yerine artık serinletici içecekler içiliyor.  Tabii ki hepsi ev yapımı.  Böğürtlenden sonra çilek şurubu denedik. Sırada  vişne var.














Bahçemizdeki incir ağacı enfes meyveler verdi. Teşekkürler incir ağacı!  Teşekkürler, bu evin bizden önceki sahipleri Feige çifti. Herr  Feige ve Frau Feige, sizleri sevgi ile anıyoruz.









Sarmaşıklarımız coştular.








Mevsimi gelince bir iki kez pişirdiğim semizotu yemeği artık haftada iki kez pişiyor bizim evde. Yoğurtlu salatası da  sık sık soframıza geliyor. Kalsiyum ve C vitamini deposu bu harika sebze bahçemde bol bol var.
Bu köyde zeytinyağlı, nohutlu ve pirinçli olarak pişiriliyor. Bir kaç diş  sarımsağı da unutmamalı. Ben de denedim, çok  beğenildi.




Begonvilli Ev'de müzik illa ki dinlenir.Şu günlerde Burke dinliyorum. Bu siyahi güzel kız, bizde de benzerleri yapılan bir yarışmada keşfedilmiş, almış başını gidiyor.   Burke dinle!




Jane ve begonvillerimizle veda edelim. Sağlıcakla kalın dostlar...




9 Haziran 2015 Salı

Begonvilli Ev'de Çay Saati

Sizin oralarda havalar nasıl bilemiyorum ama burada muhteşem günler yaşıyoruz. Meşhur kavurucu sıcaklarımız başlamadan, yani klimalı odalara tıkılıp kalmadan olabildiğince bahçenin tadını çıkarıyoruz.

Bazen arka bahçede, bazen bahçe katının  kapı önünde kuruluyor çay soframız. Her durumda bol bol çiçek görüntümüz ve kuş sesleri oluyor.
































Susamlı muffinin tarifini daha önce vermiştim.  Bu kez beyaz susam kullandım.
Kısaca tuzlu ve peynirli olanı vereyim:
Ölçümüz çay fincanı. 2,5 çay fincanı un, birer çay kaşığı kabartma tozu, karbonat, mahleple eleniyor. Diğer yandan eritilmiş iki çorba kaşığı dolusu tereyağı, sıvı yağla  bir çay fincanına tamamlanıp. 3 yumurta, bir çorba kaşığı yoğurt ile pütürsüz olacak şekilde çırpılıyor ve un ekleniyor. Muffin kağıtlarına paylaştırılıp.Peynir, karabiber ve dereotundan oluşan dolgu malzemesi ortada açılan çukur yere dolduruluyor. 180 derecede 30-35 dakikada pişiyor.  Denerseniz afiyet olsun.




Yanımızda yakınımızda minik patililer,













 Karşımızda güller,




Nikotianalar,





Salvialar,



ve diğerleri,


gözümüzü, gönlümüzü, ruhumuzu sağaltmaya çalışıyoruz olabildiğince..

Bir de Armando Manzanero'dan dinlemeyi çok sevdiğim nostaljik bir şarkı var ki; hadi onu da paylaşalım..

  Adoro (Aşk)

Tüm dostlara sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Omara Portuondo



O'na bayılıyorum. Küba'nın Edit Piaf'ı olarak da biliniyor.

84 yaşında, sanat hayatının 60  küsur yılını geride bırakmış. Latin müziğinin kraliçelerinden biri olan  bu hanımefendiye olan hayranlığım uzun yıllar öncesine dayanır. Özellikle ''Quizas Quizas''i  ondan dinlemek büyük keyif benim için..

https://www.youtube.com/watch?v=xo4jgscKgvY

 Son albümü Gracias'da kendisini en çok etkileyen Küba ve Brezilya şarkılarına yer vermiş. Çok sevdiği İstanbul'da verdiği muhteşem konserler de bir şans İstanbullular için.  İstanbul'daki son  konserinde 5 bin kişinin ona eşlik ettiğini duymuştum. Beşbinbirinci kişi olmak vardı..
https://www.youtube.com/watch?v=x3IqyTiSr3A




3 Nisan 2015 Cuma

Güle Güle Kayahan!

Severdim  şarkılarını..



''Bizimkisi bir aşk hikayesi
Siyah beyaz film gibi biraz..''

Ya da,
''Bir mahsun mor menekşe ağlıyor mu ne?''
''Sabahlar uzak, bu sevda tuzak bana
Çok zaman geçti, sabrım yok yarınlara..''

''Seninle her şeye varım ben''

ve daha pek çoğu..

Hangimizin yüreğine dokunmadı ki?

Ustayı anlatan çok insan görürüz şu günlerde.. Kaybettikten sonra adettendir. Ben onları dinlemek yerine, eskiden olduğu gibi  şarkılarını dinlemek istiyorum..

Kayahan - Vikipedi

O güzel, yüreğe dokunan besteleri  yapan bir insanın yerinin kolay kolay dolmayacağına inanıyorum. Işıklar içinde uyu Kayahan..


12 Ocak 2015 Pazartesi

Akdeniz İklimi: Huysuz ve Tatlı Kadın


Doğma büyüme Akdenizli olarak beni bile şaşırtan bir iklimi var benim memleketimin.
Şöyle ki; geçtiğimiz hafta tam anlamıyla kara kışı yaşadık. Kalıp kalıp buzlar, patır patır yağan dolu, nemli ve çok soğuk bir hava, gece çıkan acımasız fırtına, donan sebzeler, çiçekler, meyveler.. Bir kar  manzaramız eksikti. Buralara kar yağsaydı zaten bu kadar üşünmezdi.  Derken efendim dün güneşin ılık yüzünü gördük. Saatler boyu tatlı tatlı ısıtmaya devam etti. Balkondaki salıncakta, yanımda kedilerim, dizlerimde battaniyem ve kitabımla, kuş sesleri eşliğinde epeyce zaman geçirdim. Yetmedi; sol kolum askıda, aldım Badem'i, sevgili ormanıma doğru uzanıverdim. Arkamdan annemin kızgın  söylenmelerine rağmen kısa bir yürüyüş yaptık. Kırmızı anemonlar ve çiğdemler  ne ara vakit buldularsa minicik tomurcuklar vermişler. Tertemiz orman havası iyi geldi.
   O huysuz, öfkeli kış, sevecen, tatlı, şefkatli bir  kişiliğe bürünmüştü. Dönüşte bir kahve içimi kadar daha balkon keyfi yapıldı. Tam o sırada küçük radyomda çok sevdiğim nihavend eser çalmaya başladı. Müzeyyen Senar Hanımefendi'nin yorumu ile ''Şarkılar seni söyler..''  diye başlayan şarkı.. Şarkıda geçen ironi yüklü ''huysuz ve tatlı kadın'' bölümü bu kez, siyah beyaz filmlerdeki romantik ve iç acıtıcı aşkların çok sevilen ama ulaşılamayan hafif nevrotik, fazlası ile gururlu, içten içe çok seven ama zaman zaman sevenini hırpalayan kadını  değil de, benim  büyük bir aşkla sevdiğim memleketimin iklimini çağrıştırdı.  Evet evet, bizim buraların iklimi aynen şarkıdaki kadın gibi, bir sert bir yumuşak. Ne zaman ne yapacağı  bilinmiyor.
Sevgiler, selamlar tüm dostlara.

7 Ocak 2014 Salı

Hit the road Jack! Ray Charles

Yeni yetmelerin ''Ne eski moda kadınsın!'' demelerine aldırmadan nostalji sokaklarında yürümeye devam ediyorum:))
Bu kez konumuz müzik.
Ah ne güzel şarkıdır o!
'' Hit the road Jack!''
Sevgili Ray'in piyanosunun başında, yarışmaların  pek sevilen deyimi ile  notaları hissederek, yani şarkıyı yaşayıp yaşatarak söylediği ve dört zenci hatunun bülbüller gibi şakıdığı vokalleri ile hiç bıkmadan dinlediğim bu  güzel blues hep  en sevdiklerim listemde olacak.
Ray Charles zaten müzik severlerin gönlünde taht kurmuş biri. Görmeyen müzisyenlerin farklı bir duyarlılığı oluyor. Bu büyü enstürmanında ve sesinde var. Ray Charles hakkında (tık)

2003'deki son konserinde

Gelelim şarkıya; güçlü bir ritmi olan düet şarkının oldukça komik sözleri var. Terkedilen adamın sitemleri ve geri döndürme çabaları ve kadının yanıtları komik bir dille  şarkıya söz olmuş.
1961 yılında ritm ve blues kaydı dalında Grammy ödülü almış.  O günlerde  tüm zamanların en iyi 500 şarkısı  listesine de girmiş.
Bu keyifli şarkıyı birlikte dinleyelim:

3 Kasım 2013 Pazar

Mutlu Pazarlar!

Evet, bugün Lorena dinlemeli! Nedeni herkese göre değişebilir. Yüreğinizdeki ağırlıklar uçup gitsin. Lorena Mc Kenitt'in eşsiz ezgileri gibi dingin,  yumuşak, huzur  veren duygular dolup taşsın içinize..  Çok söze gerek yok; mutlu, huzurlu gönlünüzce bir pazar olsun.
http://www.youtube.com/watch?v=-_UwU-RRqSE&list=RD024QpRCK1IbiE(Tık)
Bunlar da bizden:

Az önce;
bu balkonda kahvaltı yapıldı
Bu çiçekler sulandı,



Az sonra;
Bu köpekle uzunca bir yürüyüşe çıkılacak


Hazır ele geçirilmişken  bu cadı kız Colette ve diğerleri sevilecek.

Bu bahçeye inilecek ve 
 bu çiçeklerle konuşulacak:))


Ve muhtemelen az sonra gelecek olan bu şirin şey; komşumuzun dünya tatlısı  oğlu Ada mıncıklanacak:)) Onu  bir hayvansever olarak yetiştiriyoruz.

Daha da sonra;
Bu köşede kitap okunacak!

 Daha önce okuyup bitirdiğim ancak notlar almadığım için  hayıflandığım kitap bu kez daha bir özenle okunacak.  Çünkü ; Londra'nın kenar mahallelerinin birinde farklı etnik kökenli insanların renkli yaşamları, gelenek, görenek, sosyal çatışma ve kimlik savaşları gerçekten ilginç geldi bana.

Ve başta da  söylediğim gibi şu an Lorena'yı dinliyorum.. Bana iyi geliyor dostlar. Hepinize mutlu pazarlar, gönlünüzce güzelliklerle dolu günler  olsun.