18 Temmuz 2013 Perşembe

Begonvilli Ev Halleri

Bir haftayı daha neredeyse geride bırakmaktayız.  Günler gelip geçerken  sevgili dostlar; insan yaşadığı her anın değerini bilmeli  diyorum. Emin olun  sizin için sıradan olan bir bardak demli çayın tadı, bir başkası için  büyük bir özlem olabilir. Ya da rahatça alabildiğiniz  bir nefes  için  büyük  savaş verenler vardır şu an bile.. Derin düşünürsek kokladığımız bir çiçek, avuçlarımıza  dolan  serin su  bile  büyük nimetler aslında.  Düşünsenize bunların olmadığı koşullarda yaşamak zorunda  olanları.. Neyse, bu kadar felsefi düşüncelere dalıp anı yaşamayı unutmayalım:)

Begonvilli Ev'de günler  gelip geçerken  bebek kediciklerimiz  büyüyor.  Anneleri yine hamile kalmasın diye, gereken yapıldı. Pofuduk  Kız başarılı bir operasyonla kısırlaştırıldı. Şu an  gayet iyi, yavruları ile oynuyor.

Sıra Nazmiş Bey'de. Aslında o da gidecekti kliniğe ama bu aralar hafif bir enfeksiyon geçiriyor. Nazmiş  kışın  çok önemli bir  rahatsızlıktan büyük çabalarla kurtulmuştu. O gün bu gündür çok hassas. Havadan nem kapıyor. Bu arada  eve de iyice yerleşti.


Sıcak yaz günlerinde Begonvilli Ev'in mutfağında basit ama  sağlıklı menüler hazırlanıyor:
Peynirli, bahçenin  maydanozları,  ve  yeşil soğanları ile çeşnilendirilmiş, sıvı yağla  yapılmış börekler kahvaltı ve brunchlarda  iyi gidiyor.

Yine bahçenin  ürünleri, semizotu, roka  vs yeşilliklerle hazırlanmış çok az sızma zeytinyağı, limon sosu ve deniz tuzu ile lezzetlendirilmiş salatalar sabah kahvaltılarında bile tüketiliyor.

Ve vaz geçilmezimiz  enfes Antalya karpuzları.  Nedense başka illerin  karpuzları isim yapmış ama bizim buraların özellikle Manavgat'ın karpuz ve kavunları lezzet, koku ve görüntü olarak olağanüstü. Sanırım az sayıda çiftlikte üretildiği için tanınmıyor.



Bu arada koltuk kanepe giydirme işi öylesine kullanışlı geldi ki, artık evde ne var ne yoksa hepsine kılıf dikiliyor. Eee, patili ev olmak kolay değil.





Bizim bahçede  her gün bir çiçek öne çıkıyor sanki. Oya ağacımız çiçek açtı. Haklı olarak bu günün kraliçesi onu seçtim.


Mısır Kraliçesi Nefertiti buhurdanlığım, bahçede yetiştirdiğim  süs kabağına  kaide olunca komik oldu biraz:) Arka planda ise Biber Hanımefendi.

Ve son olarak bitirdiğim iki harika kitap:
Özellikle Hasret'te  Canan Tan, mübadele yıllarının acılarını birebir hissettiren anlatımı ile oldukça başarılı.

Kahperengi ise varoşlardan, İstanbul'un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun  hikayesi.. Okuduğum her iki kitabın yazarının da kadın olması tesadüf oldu.
Yaşamınızda farkındalıklarınızla değer kazanacak  güzel anlar olması dileği ile..

8 yorum:

  1. Bloğunuzu yeni kesvettim ve bayıldım okurken orda olmak istedim Ankara'nın gri havasından sıcaklığından betonların icinden kurtulmak istedim
    Ayrıca hayvan dostu olmanız beni çok mutlu etti
    Benimde 4 kedim 1 köpeğim var
    Hayvanlarla yasamak nefes almak gibi hayvan beslemeyen kişiler yasamıyor benim gözüm
    Hoscakalin keyifli günler dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz! Her zaman bekleriz:))Dört kedi bir köpek, (bahçedekileri saymazsak) bizdeki durum gibi:)Onlarla ilgili düşüncelerinize katılıyorum..

      Sil
  2. Samimi,sade,güzel bir yazı olmuş :) tebrikler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:) Sevgiler, selamlar..

      Sil
  3. Ne kadar zengin bir yayın olmuş yüreğine sağlık. canların hepsinin burnuna kocaman bir öpücük :)

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederiz:)Biz de Badem'i öpüyoruz.

    YanıtlaSil
  5. Yazını büyük bir keyifle okudum.
    Özellikle ilk paragraf üzerine düşündüm uzun uzun...
    Arada sırada hatırlayıp, sık sık unuttklarımızı bir çırpıda özetlemişsin...

    Çiçekler, kedicikler, tam bana uygun yiyeceklerle bugün sana misafir olmaktan çok keyif aldım... :)
    Teşekkür ederim...
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir gün umarım gerçekten de konuğum olursun Heyyfi'ciğim:))

      Sil

Beğeni ve görüşleriniz benim için çok değerli. Yürekten teşekkürler.