En sevdiğim koltuğum ve el işlerim,
Dahası da var;
Dışarıda enfes bir sonbahar havası, ocakta çayım,
(Bu arada demlik kılıfıma dikkat! Geçen yıl örmüştüm)
Mutfak masamda nefis sonbahar meyveleri,
Yanımda Minik'im ve Jane'im
Tv'de beni güldüren diziler,
8 Ekim 2010 Cuma
7 Ekim 2010 Perşembe
Örgü Elbiseler / Sonbahar ve Kış Modası
Belli ki, önümüzdeki günlerde yumuşacık streç örgü elbise ve tunikler sadeliği ve şıklığı birleştirerek gardroplarımızda yerlerini alacaklar.
Bunlar da sonbahar ve kış için hazırladığım kombinasyonlar:
Etiketler:
Giyim ve Moda
3 Ekim 2010 Pazar
Antalya'daki Hayvan Hakları Etkinliği
Bu sabah Konyaaltı'nda düzenlenen etkinliğe katıldım. Öğleye doğru. beş on kişi olarak tanımlanabilecek sayıda hayvansever, Konyaaltı'nda toplandık. Basın açıklaması yapıldı, sorunlar konuşuldu..
Sonra da toplu olarak Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım Merkezi'ne gidildi. Eli yüzü düzgün , temiz ve bakımlı bir yer ama sokaktaki canlarımızın sorunları öyle büyük ki...Bu merkezler halk tarafından hayvan barınağı olarak algılansa da aslında , sokak hayvanlarını kısırlaştırma, hasta ve yaralı olanlara gereken tedaviyi verme amaçlı kuruluşlar. Yani oralar bir toplama ve sürekli barındırma kampları değil. Kısırlaştırılan, tedavisi tamamlanan hayvanlardan şanslı olanlar sahiplendiriliyor, diğerleri ise sokağa dönüyorlar. Söylediklerine göre alındıkları yerlere bırakılıyorlarmış ama ne kadar bu kurala uyuluyor bilemiyorum.. Pet shoplardan satın almak yerine buralardan sahiplenmek, sahipsiz bir hayvana sıcak bir yuva vermek, hem de bu işin ticaretini yapanları caydırmak açısından önemli. Zaten pet shoplardaki hayvancıkların durumu da içler acısı..
Bu konuda söylenecek çok söz, anlatılacak çok sorun var. İnsanları daha duyarlı olmaya davet ediyor, dünyanın yalnız biz insanlara ait olmadığını bir kez daha anımsatmak istiyorum. ONLARIN DA ACI ÇEKMEDEN YAŞAMAYA HAKLARI VAR!
Etiketler:
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları
2 Ekim 2010 Cumartesi
4 Ekim ''Sözde Hayvanları Koruma Günü'' Olmasın.
İnsanoğlu bir gün bencilliğinin farkına varıp hayvanların yaşama hakkına saygı göstermeyi öğrenebilecek mi? Evrenin kusursuz zincirinde bir halkadan ibaret olan insan, bir gün dünyanın sadece kendisine ait olmadığını anlayabilecek mi?
Yarın (3 Ekim Pazar Günü) Antalya'da da sokak hayvanları için bir etkinlik olacak. Konyaaltı Sea Lıfe Otel önünde tüm hayvanseverleri ve duyarlı kişileri bekliyoruz. Ben de orada olacağım. Lütfen petlerinizi getirmeyin. Onlar için, sesimizi duyurmak amacı ile toplanıyoruz. Orada sıkıntı yaşamalarını ve basının dikkatinin dağılmasını istemiyoruz.
Hayvanları Koruma Yasası olarak bilinen 5199 sayılı kanunun, acilen değişmesini istiyoruz. Hayvana yapılan şiddetin, işkencenin, idari para cezası karşılığı geçiştirilmesini istemiyoruz! Hayvanlara karşı işlenen tüm haksız fiillerin, "ceza hukuku kapsamına alınmasını", şiddet uygulayan suçluların, mahkemelerde yargılanarak gerekli cezaları almalarını istiyoruz.
Not:
İZ TV 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü onuruna, 1-4 Ekim tarihleri arasında özel bir yayın gerçekleştiriyor. ''Zehirlenerek öldürüldükten sonra çöp kamyonlarına savrularak ortadan kaldırılan köpekler; sokaklarda dans ettirilen, köpeklerle dövüştürülen, öd suları sağılan ayılar; havuzlara hapsedilerek gösteri yapmaya zorlanan yunuslar… İnsan elinden çıkma tarifsiz acılara katlanmak zorunda kalan hayvanların ne hissettiklerini hiç düşündünüz mü?Kangalların sınırları aşan ününden sokak köpeklerinin bıçak sırtındaki yaşamına, atların rahvan adımlarından kuşların kanat seslerine, yuvalarından koparılmış şempanzelerden sürüngenlere kadar sayısız canlının kimi zaman hayranlık uyandıran, kimi zaman yürek burkan hikâyeleri İZ ekranına geliyor.
Bir yanda gözünü kırpmadan akıl almaz işkenceleri hayvanlara reva görenler; diğer yanda onları korumak için canını dişine takan gönüllüler… Hayvanların hayatta kalma mücadelesinde, insanların merhamet terazisi belirleyici olacak. Zalimin zulmüne inat, siz de vicdandan yana ağırlığınızı koyun!'' cümleleri ile tanıtım yapmışlar..
Kendilerini kutluyor, teşekkür ediyoruz.
Etiketler:
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları
Cumartesi Sabahına Yakışır / Historia De Un Amor
|
Hem de son görüntülediğim nefis Antalya manzaraları eşliğinde..
1 Ekim 2010 Cuma
Ormanlarımızın Yok Edilmesine Seyirci mi Kalacağız?
Her yıl çeşitli nedenlerle dönümlerce ormanımız yok olup gidiyor. Yok ediliyor demek daha doğru. Blog yazarlarından Öykü Hanım, yapılması planlanan üçüncü köprü ile ilgili olarak bu konuya değinmiş iki gün önce. Herkesten destek istiyor.
Etiketler:
Doğa Bilinci
30 Eylül 2010 Perşembe
Bu Filmi İzlediğinizde Bildiğiniz Her Şey Tepetaklak Olacak ! / Ezber
Dün gece uykum kaçtı nedense. Tv kanallarına şöyle bir göz atayım derken bir kısa film izledim.
Sonra da kamera arkası görüntüleri verdiler. Bu filmi izlerken neler hissettiğimi anlatmam olası değil.
Vikipedi sayfasında film hakkında şöyle bir not düşülmüş:
''Sokak köpekleri yine kafeslere tıkılıyor. Kentleşmenin götürüsü nedeni ile filikalar yerine kamyonlara yükleniyor. Hayırsız Ada yerine İstanbul’un dışına ormanlık alanlara atılıyor veya kafesler içinde aç susuz yaşamaya mahkûm ediliyorlar. İnsanoğlunun doğaya karşı neredeyse 100 yıldır süren bu direnişi maalesef Ezber’e yapılmaktadır. Ölenlerin sadece “köpek” olması bu suçu işleyenlerin vicdanını rahatlatmaktadır.''
Ne kadar doğru bir saptama değil mi? Yakında (4 Ekim) Hayvan Hakları ve Hayvanları Koruma Günü kutlanacak sözümona.. Tv. bültenlerinde süslü laflar edilecek ama yine, dünyaya gelmek onların suçuymuş gibi hayvanlar cezalandırılmaya, işkence görmeye, aç susuz bırakılmaya, tecavüze, öldürülmeye maruz kalacaklar. Sokakta, ormanda pek çok can acımasızca telef olacak.Barınakların durumunu bilenler biliyor. Oralardakiler bile korkunç koşullarda yaşam savaşı vermekteler. Dünyayı diğer canlılarla paylaşarak yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bunu ne zaman idrak edeceğiz?
Ezber, 2009 yılı yapımı hayvan haklarının korunması ile ilgili bir kısa film. İnsanların sokak hayvanlarını canlandırması yöntemiyle, izleyenlerin hayvanlarla empati kurabilmesi amaçlanıyor.
Ezber, yönetmen Tolga Öztorun'un ilk kısa filmiymiş. Öztorun, Yedikule Hayvan Barınağı’nda gönüllü muhabir olarak, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü adına Yerel Hayvan Koruma Görevlisi olarak çalışmakta olan genç bir yönetmen. Yolu açık olsun.
Filmin oyuncu kadrosu tamamen hayvansever gönüllülerden oluşan harika bir kadro. Kimler yok ki:
* Sevinç Erbulak
* Emre Karayel
* Ayla Algan
* Barış Meriç
* Beste Bereket
* Bülent Şakrak
* Çetin Demir
* Demir Ülsoy
* Derya Alabora
* Emel Çölgeçen
* Evrim Ülsoy
* Füsun Erbulak
* Gizem Pilavcı
* Gülen Karaman
* Hayati Citaklar
* Irmak Ünal
* Işık Yenersu
* İlker Ayrık
* Lale Mansur
* Mehtap Bayri
* Şebnem Köstem
* Tilbe Saran
* Tuna Arman
* Zeynep Özyağcılar
Bir de minik oyuncular var, minik köpekleri oynayan. İşte onları izlerken bende olanlar oldu ve sessiz ağlamam hıçkırıklara dönüştü.
Mutlaka ama mutlaka izlenmesi gereken bir film. Çünkü çok acı bir gerçeği empati kurarak kavratıyor.
EZBER Kısa Film | EZBER Kısa Film
Etiketler:
Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları,
Yaşamdan
Begonvilli Ev Halleri
Dün oğluşumu çok uzak yerlere uğurladım. İş için önce İstanbul'a, sonra da Hong Kong'a uçtu.
Yolun ve işlerin açık olsun Sevgili Oğlum.
Sevdiklerini uzaklara gönderen herkesin kavuşmasını diliyorum..
Ev halkının bilinen halleri; rutin sabah kudurmaları bitince yorgun düşüp dinlenme moduna giriyorlar.
Yine İstanbul özlemim depreşti. Oradaki arkadaşlarımı ve İstanbul'u özledim. Zaman Tünelinde Şehr-i İstanbul'un Seyir Defteri'ni okumaya başladım. Eyüp Sultan'dan başlayıp Yeşilköy'e uzandım. Nostaljiden güncele gide gele bir gezinti yapıyorum.
Bu bitkiyi komşum gözden çıkarmış. Cılız ve hastalıklı diye. Baktım mantar ya da böceklenme yok. Sadece iyi beslenememiş ve yeterince ışık alamamış gibi geldi bana. İyileştirmek umudu ile alıp bitki besini içeren sıvı ile tedaviye başladık. Camın önünde yeterince ışık da alıyor. Bakalım kurtarabilecek miyiz?
Bu arada bizim günlük ilaçlarımızı koyduğumuz sepetimiz de her gün dolmaya devam ediyor.
Bugün pazarımız vardı. Pazarın en göz alıcı meyveleri üzümlerdi.
Dün gündüz saatlerinde İz Tv'nin bir belgeselini izledim. Beyrut tanıtılıyor, çok ilginç yerler gösteriliyordu. Bu kanalın belgeselleri gerçekten övgüye değer. Ancak, ismi lazım değil sunucu hanımın komik şapkası, salaş giysileri bir yana, sarı elbisesinin altından görünen bordo iç çamaşırı askıları beni hayrete düşürdü. Bu ne özensizlik sunucu hanım?
Bu motife taktığımı düşünenler haklı. Öyle keyifle örüyorum ki, iki yastığı bitirdim ama henüz dikip içlerini elyafla doldurmadım. Bu hevesle örmeye devam edersem galiba battaniye hayalim gerçekleşecek.
Yolun ve işlerin açık olsun Sevgili Oğlum.
Sevdiklerini uzaklara gönderen herkesin kavuşmasını diliyorum..
Ev halkının bilinen halleri; rutin sabah kudurmaları bitince yorgun düşüp dinlenme moduna giriyorlar.
Yine İstanbul özlemim depreşti. Oradaki arkadaşlarımı ve İstanbul'u özledim. Zaman Tünelinde Şehr-i İstanbul'un Seyir Defteri'ni okumaya başladım. Eyüp Sultan'dan başlayıp Yeşilköy'e uzandım. Nostaljiden güncele gide gele bir gezinti yapıyorum.
Bu bitkiyi komşum gözden çıkarmış. Cılız ve hastalıklı diye. Baktım mantar ya da böceklenme yok. Sadece iyi beslenememiş ve yeterince ışık alamamış gibi geldi bana. İyileştirmek umudu ile alıp bitki besini içeren sıvı ile tedaviye başladık. Camın önünde yeterince ışık da alıyor. Bakalım kurtarabilecek miyiz?
Bu arada bizim günlük ilaçlarımızı koyduğumuz sepetimiz de her gün dolmaya devam ediyor.
Bugün pazarımız vardı. Pazarın en göz alıcı meyveleri üzümlerdi.
Dün gündüz saatlerinde İz Tv'nin bir belgeselini izledim. Beyrut tanıtılıyor, çok ilginç yerler gösteriliyordu. Bu kanalın belgeselleri gerçekten övgüye değer. Ancak, ismi lazım değil sunucu hanımın komik şapkası, salaş giysileri bir yana, sarı elbisesinin altından görünen bordo iç çamaşırı askıları beni hayrete düşürdü. Bu ne özensizlik sunucu hanım?
Bu motife taktığımı düşünenler haklı. Öyle keyifle örüyorum ki, iki yastığı bitirdim ama henüz dikip içlerini elyafla doldurmadım. Bu hevesle örmeye devam edersem galiba battaniye hayalim gerçekleşecek.
29 Eylül 2010 Çarşamba
Hanım Dilendi Bey Beğendi Kaban
Bakın
ne buldum?
Ben bu motiflerden battaniye, yastık örmeyi tasarlarken oldukça hoş bir kaban örmüşler. Yoksa tunik mi desem?
Motifler açık seçik belli oluyor olmasına da, ben nasıl kabana dönüştüğünü pek anlayamadım.
Örneğin kolların takılışı belli değil, biraz da dar gibi geldi bana bu kollar. Kol uçlarındaki uzantılar neyin nesi?
Yaka olarak atkı benzeri bir parça eklenmiş ve oldukça havalı olmuş kaban.
Evet, ben yapılışını pek çözemedim ama fikir verdi yine de. Eminim bu işlerden anlayan arkadaşlar yapılışı ile ilgili tahminlerde bulunabilirler.. Bizlerle paylaşırlarsa sevinirim.
Bir de bu kabana uyumlu kombinasyon hazırladım, bakalım beğenecek misiniz?
Ben bu motiflerden battaniye, yastık örmeyi tasarlarken oldukça hoş bir kaban örmüşler. Yoksa tunik mi desem?
Motifler açık seçik belli oluyor olmasına da, ben nasıl kabana dönüştüğünü pek anlayamadım.
Örneğin kolların takılışı belli değil, biraz da dar gibi geldi bana bu kollar. Kol uçlarındaki uzantılar neyin nesi?
Yaka olarak atkı benzeri bir parça eklenmiş ve oldukça havalı olmuş kaban.
Evet, ben yapılışını pek çözemedim ama fikir verdi yine de. Eminim bu işlerden anlayan arkadaşlar yapılışı ile ilgili tahminlerde bulunabilirler.. Bizlerle paylaşırlarsa sevinirim.
Bir de bu kabana uyumlu kombinasyon hazırladım, bakalım beğenecek misiniz?
Etiketler:
Giyim ve Moda,
Hobilerim
28 Eylül 2010 Salı
Hanım Dilendi Bey Beğendi / Tutacak ve Nihale
Bu motifi çok severim. Yastık ve diz battaniyesi yapmaya karar verdim ama önce elim alışsın diye bir ön çalışma yaptım. Bu tutacaklar ve nihale çıktı ortaya. Artık battaniyeye başlayabilirim.
Etiketler:
Hobilerim,
Ürettiklerimden
24 Eylül 2010 Cuma
Yeni Diziler / Deli Saraylı
Dizilerle aram hoş değil. Çünkü hangi kanalda hangi dizi var karıştırıyorum. Düzenli takip edemiyorum. Annemden öğrendiğim yöntemlerle önlemler alıp izlesem bile bir iki bölüm sonra sıkılıp diziye ihanet ediyorum. İyisi mi hiç başlamamak. Örneğin bütün milletin ayıla bayıla izlediği Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü vs benim belleğimde ortaokul yıllarımda okuduğum romanlardır. Her birinden bir ya da iki bölüm izlemişimdir ama o kadar. Geçen sezon Hanımın Çiftliği’ni iyi kötü izledim. Biraz da, '' bu akşam dizi var ! '' diye beni uyaran arkadaşım sayesinde. Bu sezon ona da bakmıyorum; yeni dizi Deli Saraylı ile aynı saatlere denk geliyorlar. Deli Saraylı, farklı konusu ve oyuncu kadrosu ile ilgimi çekti ve ilk bölümünü ilgi ile izledim. Sevimli ve izlenebilir geldi bana. Perran Kutman alıp götürüyor diziyi. Çetin Tekindor da öylesine. Diğer oyuncular da vasatın üzerinde oyunculuklar sergiliyorlar. Kostümler hoş, mekanlar güzel. Ancak komedi çizgisinde olması mantık hatalarını görmeme engel değil. Örneğin dizideki İngilizlerin neden kendi aralarında bile Türkçe konuştuklarını anlamış değilim. Aksanlı da olsa eni konu Türkçe konuşuyorlar:) Bazı sahneler de sanki müsamere sahnesi gibi geldi bana. Kızlardan birinin kardeşi rolüne bürünen çapkını tokatlaması sahnesi, aşçı hizmetçi dialogları iğreti kalmış. Yalnız unutmamalı ki, işgal altındaki İstanbul’u komedi unsurları katarak hicvetmek cesaret ister. Eğer bu bir komedi dizisi olmasaydı kurgulamalar bu kadar göze batmazdı. Burada ise güldürmek için özellikle yapılmış abartılı oyunculuklar olarak algılanıyor.
Yine de birbirinin tekrarı ya da yabancı dizilerden araklama olan pek çok diziden bıkanlar için farklı bir seçenek. Gülmece unsurları da hediyesi. Perran Kutman için bile izlemeye değer bence..
Etiketler:
Tv Dizileri
23 Eylül 2010 Perşembe
Sonbahar İçin Hırka
Aşağıdaki kombinasyonu bir önceki paylaşımımda görmüştünüz. Ancak size oradaki giysi ve aksesuvarların fiyatlarından söz etmemiştim. Şimdi tahmin edin bakalım, bu hırka kaç lira imiş? Tam 380 Dolar. Belki Amerikalılar için makul bir fiyat ama bizler basit bir hırkaya bu parayı verecek kadar zengin değiliz. Neyse ki ülkemiz giyim ve mefruşat konusunda gerçekten cennet sayılır. Hazır giyimde makul fiyatlarda oldukça kaliteli ürünlerimiz var. Ayrıca elinden dikiş ve örgü gelen çok yetenekli ve becerikli hanımlarımız da var. Örneğin Örgücü Ninemiz sevgili Neşe Hanım, eminim şu hırkayı, aynı güzellikte 5-6 çile yün ve bir kaç düğme ile çok ucuza maledecektir.
Etiketler:
Giyim ve Moda
20 Eylül 2010 Pazartesi
19 Eylül 2010 Pazar
Tüketici Olarak Haklarımızı Biliyor muyuz?
Hepimizin başına gelmiştir; bir ürünü satın alırken satıcıların size davranışları fevkalade olumludur. Ola ki sonradan aldığınız maldan ya da hizmetten memnun kalmadınız, şikayetinizi dile getirdiniz, işte o zaman durum değişir. Peki, tüketici olarak bizlerin hakları nelerdir?
Etiketler:
Yaşamdan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











