2 Aralık 2014 Salı

Kedi Nanesi (mi acaba?)

Bugün size üç bölümden oluşan bir Begonvilli Ev öyküsü sunacağım..
İlk bölüm:
Üyesi olduğum  tohum ve fide satışı yapan  bir siteyi dolaşırken ''kedi nanesi''  olarak adlandırılan bir bitkiye rastladım. Hatta bir kaç çeşidi  olduğunu gördüm. Özelliklerini, yetiştirme koşullarını okudum.  Benim gibi bahçe ve kedi sever biri için harika bir bitki. Tanıtım fotoğrafında bitkinin lavantaya benzer çiçeklerini koklayan sevimli kedi resimleri vardı. Hemen sipariş verdim.

Derken efendim, sevgili ormanımda köpek kızlarımla sabah yürüyüşü yaparken çiçek açmış bu muhteşem çalıyı gördüm.  Oya gibi çiçeklerinin yanısıra çok hoş bir kokusu vardı. İlk görüşte aşık oldum. Keçilerin her gün katur kutur yediği çalılardan biri olduğu için bir kaç dal aldım.  Bu öykümüzün ormanla ilgili olan bölümü. Yani ikinci bölümdü.



 


Gelelim öykümüzün üçüncü bölümüne;
Bu bölümde birbiri ile hiç ilgisi yok sandığım iki bölümü birleştiren ip uçlarını göreceksiniz:

Eve gelip güzel çiçeklerimizin bir kaç kare fotoğrafını çekmek isterken bakın neler oldu:

 Bizim kedi kızlar ortaya çıktılar, çiçeğe bir ilgi, bir ilgi sormayın..

Bu haylazım, canım Colette'im. Pek ele avuca sığmaz kendileri. Özgür takılır, Fotoğraf çektirmekle falan işi olmaz. Yine de çiçeğin büyüsüne kapıldı ve fotoğrafını çekmeme aldırmadı.


 
Bu da ağırbaşlı kızımız Jane Hanımefendi.  Önce bir güzel kokladı, sonra da çiçeklerle poz verdi:)
 

Şimdi öykümüzü şu sorularla sonlandırayım; acaba benim ormanda tesadüfen bulduğum ve kedi kızlarımın bayıldığı bu bitki, bir kültür bitkisi olan kedi nanesi ile akraba mı? Ya da benzer içerikte kokuya ve özelliklere sahip  bir başka bitki mi? Yaprak formu, sitede tanıtılan kedi nanelerine benzemese de çiçekleri andırıyor. Umarım bu yazıyı bitkilerden anlayan ya da bu konuda uzman olan biri okur da bizleri bilgilendirir.
Begonvilli Ev'den sevgiler, selamlar tüm dostlara..
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nepeta

30 Kasım 2014 Pazar

Hayvansever Ünlüler

Bloğumun ilk yıllarında öyle farklı konulara el atmışım ki... Şimdi neredeyse ev ve bahçe konseptli bir günceye dönüşen bloğum, o yıllarda  çok daha renkli ve geniş bir konu yelpazesine sahipmiş.

Çünkü o zamanlar çok daha fazla araştıran okuyan biriydim. İlgimi çeken her konuda da ''bunu paylaşmalıyım'' dediğim oluyordu sıklıkla. Ayrıca henüz ellerimle ilgili sorunum yoktu. Böylelikle, daha çok üreten, daha çok yazan biriydim.. Neyse, asıl konuya geleyim; şimdi o günlere olan  özlemimle bana göre hoş bir konuyu taşımak istiyorum sayfama.

İflah olmaz hayvanseverliğim  malumdur,  Ne yalan söyleyeyim, insanlara duyduğum  sempati ve antipatiyi  de etkiler bu özelliğim..  Farkına bile varmadan topladığım, sempatiden, hayranlığa dek giden duygularla pek bi sevdiğim eski yeni ünlülerin  fotoğraflarını görünce,'' haydi paylaşayım'' dedim. Bunların bazıları  hayvan hakları için ciddi mücadeleler vermiş, gerçekten zamanlarını ve önemli miktarda paralarını harcamışlar bu yolda. Tabii ki sayıları  çok fazla. Bunu görmek beni çok mutlu etti. Hepsini buradan  gösteremiyorum. Diğerleri beni bağışlasın, sizler için seçtiklerim buradalar:

Öncelikle saygı ile ''eskiler''

daha sonra yeniler de sayfamızı onurlandıracaklar..






 


 







 




26 Kasım 2014 Çarşamba

Begonvilli Ev'de Kış Renkleri


Tığ işi battaniyem, karpal tunel sendromu öncesi günlerimde ürettiklerimden..





Sevgili ormanımdan topladığım çam kozalakları ve orman meyveleri

















23 Kasım 2014 Pazar

Bir Günümüz




Biz kızımla bu sabah sevgili ormanımızda güzel bir yürüyüş yaptık.



Bu patikalarda yürüdük, orman meyvelerinin fotoğraflarını çektik.

 

 


 Çam ormanlarının yanıbaşındaki zeytinlikleri hayranlıkla seyrettik.

 
Yoncaların üzerinde, harika renklere sahip bu tırtılı görünce onun da fotoğrafını çektik.


 Daha yılbaşına epeyce zaman olduğu halde yol kenarındaki kokinaları görmek çok hoştu!
 
 
Çam ağaçlarının olduğu yere gelince bunu görmek çok üzücüydü..  Görüldüğü gibi işaret konulmamış bir çam ağacı kesilmiş. Yani kaçak kesim:(( 
Güzelim çam ağacı boylu boyunca uzanmış. Sincaplara, kuşlara yuva olamayacak bundan böyle..  Vicdansız birilerinin evini ısıtacak.
 
 
 Eve dönünce, akşamdan hazırlıklarını yaptığım aşuremizi pişirdim. Tarifi diğer mutfaklarda pişenlerle üç aşağı beş yukarı benzeşen aşuremizin özelliği şu:
Anneannemin ve annemin titizlikle yaptığı gibi  cevizlerin ve bademlerin iç kabuklarının  soyulması. Bunu yapabilmek için beş dakika kadar  kaynar suda haşlanıyorlar. Biraz oyalayıcı olsa da lezzet farkı uğraşmaya değer.
 Konuklara ve  komşulara ikram edildi..
Güzel geleneklerimizin unutulmaması  dileği ile..

21 Kasım 2014 Cuma

Begonvilli Ev'de Kış Halleri

Kışa adım adım yaklaşırken Begonvilli Ev'de farklı telaşlar yaşanıyor. Örneğin sık sık elektrik kesilmeleri nedeni ile kalorifere alternatif olarak bir soba kuruldu. Akşamları sobayı yakıyoruz, kızların minderlerine kurulup soba keyfi yapmaları görülmeye değer.
 



Yaz boyunca bahçede ya da terasta çay keyfi olmazsa olmazımızdı. Artık soba başında çay içmeyi seviyoruz.
Susamlı, tuzlu çıtır kurabiyenin tarifi kandil simidi tarifi ile aynı. Yalnızca şekli farklı.


Bahçemizde en güzel gelişen bitkilerden biri de kasımpatılar oldu. Bakın nasıldılar ve şimdi nasıllar:



 


Sukulentin farklı bir türü balkonumda çiçek açtı.  Çiçekleri de yaprakları da çok zarif.



Bu minik güller bahçemden. Bodur gül diye adlandırılıyor.




Eşim okurken sık sık beğenilerini belirttiği için o bitirir bitirmez başladım. Gerçekten de güzel kotarılmış, belgesel tadında, zaman zaman da yürek burkan bir yapıt. Kaleminize ve yüreğinize sağlık Gürsel Bey!
 



Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Tüm dostlara sevgiler, selamlar..

16 Kasım 2014 Pazar

Safranlar

Sevgili ormanımın sürprizleri devam ediyor.
Yağmurdan sonra çeşit çeşit soğanlı bitkiler boy göstermeye başladılar. Patika yolun kenarlarında bu zarif çiçekleri görünce, önce ne olduklarını anlamadım. Çiğdem ya da zambak türü bir şeyler olduğunu düşündüm. Fotoğraflarını çektim ve araştırdım. Safran olduklarını öğrendim.
Safran bitkisini tanımak için (tık)