13 Aralık 2009 Pazar

Mutfak Yenileme Telaşı Sürerken / Dünya Bir Haftada Neler Yiyor?



Begonvilli Ev'de mutfak yenileme telaşı sürüyor. Eski dolaplar söküldü, yenileri yapım aşamasında. Yer ve duvar seramikleri değişti. Bazı duvarlar kırıldı. Elektrik ve su tesisatı yeniden yapılandırılıyor. Alışveriş ve nakliye sırasında, ustaların koordinasyonunda sayısız aksaklıklar yaşandı, yaşanıyor. Toz, stres ve yorgunluk içinde günler birbirini kovalıyor. Bu arada sıcacık bir fincan kahvenin, çayın özlemini çekmek neymiş anladık. Yemek işini hiç sormayın zaten. Evdeki hayvanlar bile nasibini aldı bu zorluklardan. Minik, veterinerimizde konuk oldu, Jane annemizde. Bir ara eve getirdik ve bir odada tutmaya çalıştık onları ama Minik herkese havladı, Jane alçı küvetine girip çıktı. Kabus gibi günler yaşıyoruz; umarım sonumuz hayırlı olur.

Bu arada yapabileceğim hiç bir iş olmadığı saatlerde kitapları karıştırıyorum ve yaşanılan bir evde yenileme işleri ile baş etmeye çalışırken, ölü zamanları faydalı bir şekilde değerlendirmek için bir şeyler okumaya çalışıyorum. Dün bir ara Hungry Planet(Aç Dünya)adlı bol görselli kitabı inceledim. Dünyanın çeşitli ülkelerinden ailelerin bir haftalık yiyecek, içecek görüntüleri ve harcamalarına ait bilgiler verilmiş. Her ülkeden bir ailenin en favori yemekleri ve kaç dolar tuttuğu da resimlerin altına eklenmiş. Resimlere bakınca dünyadaki zengin ülkelerle üçüncü dünya ülkeleri arasındaki beslenme farkını görüyoruz.


Daha Fazlası Burada


Ecuador


Meksika


Kuwait


İtaly

Bhutan


Mısır


Chad


Polonya


Moğolistan


Japonya


Fransa


China


United States



Germany



Daha Fazlası Burada




29 Kasım 2009 Pazar

Görsellik / Mor Güzeldir


Göz alıcı bir renk olan mor, eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih, yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Koyu tonlarının insanlarda depressif özellikleri ortaya çıkardığı söylenir. Hüznü, üzüntüyü ve depresyonu çağrıştırdığı ne derece bilimsel bir sav bilemiyorum ama açık tonlarının rahatlatıcı olduğunu da okudum.''Ruhsal dünyanın rengi. Asilliği, dengeyi, kendine güveni, sakinleştirici ve dinlendirici duyguları pekiştirir.'' diyordu bir yerde de birileri.
Buradan Okuyabilirsiniz
Göz alıcı bir lavanta tarlası nasıl depressif duyguları çağrıştırabilir?


Ortaçağda asillerin rengi olduğundan tablolarda kullanılmayan, kullanılması yasak olan renkmiş. Ancak azizlerin ve çok önemli kişilerin kıyafetleri mor olabiliyormuş tablolarda.

Doğada inanılmaz örneklerine rastlamak olası


Mor salkımlar peyzaj harikaları yaratırlar
Sofistike mor sebzelere ne demeli?

Ve Antalya'nın mor üzümü


Dekorasyonda mor dokunuşlar oldukça hoş ve şık bence


Ben bayıldım bu mor demliğe. Özellikle yeni mutfağımın bir duvarını mora boyamaya karar verince
Bu önlüğü de dikeceğim.

Ve güzelim mor havlular
Bulursam alacaklarımdan biri

Nasıl da asil ve şık görünüyorlar değil mi?

Mor giymiş bir kadın her zaman farkedilir
Spor giyimde de hoş

Dış cephelerin renklendirilmesinde oldukça farklı bir görüntü
Kısacası seviyorum moru, en az diğer renkleri sevdiğim kadar.

27 Kasım 2009 Cuma

Mutlu Bayramlar !


Tüm dostların bayramını yürekten kutluyorum. Nice mutlu bayramlara...

25 Kasım 2009 Çarşamba

Çok Güzel Bir Gün / Kasım Sonunda Bahçe Keyfi

Çoğu yerde kara kış yaşanırken Antalya'da portakal ve turunç ağaçlarının altında bahçe keyfi yapmak büyük şans, öyle değil mi?
Bu fotoğraflar geçtiğimiz pazartesi çekildi.

Yerlere dökülmüş turunçlar biraz hüzün biraz da Paul Cézanne'ın
natürmortlarını çağrıştırdı bana

Daldakiler ise böylesine göz alıcıydılar.


Kediciğin de keyfi yerindeydi. Hava çok güzel ve karnı da tok olunca, turunçlarla oynamaktan başka ne isteyebilirdi

Salıncaksız bahçe keyfi olur mu?

22 Kasım 2009 Pazar

Çevre Bilinci / Kızartma Yağlarını Lavaboya Dökmeyin


Bu sabah yürüyüşten dönerken, panelvan tipi bir otomobilin üzerinde, resimli olarak bu uyarıyı gördüm. ''LAVABOYA YAĞ DÖKMEYİN !'' Ve devam ediyordu;''1 litre yağın 1 milyon metreküp suyu kirlettiğini biliyor muydunuz?''.
Sanırım atık yağları toplama aracıydı. Zaten bu konuda biraz bilgi edinmiştim önceden ama durumun bu kadar vahim olduğunu tahmin etmiyordum.

Doğal Hayatı Koruma Derneği`nin resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, kızartmalarda kullanıldıktan sonra lavaboya dökülen bitkisel yağların müthiş bir su kirlenmesine yol açtığı ve sadece 1 litresinin 1 milyon metreküp suyu kirletebildiği açıklanıyor. Evsel atık nedeniyle oluşan su kirliliğinin yüzde 25`ini bitkisel atık yağların oluşturduğu, sudan hafif olduğu için su yüzeyinde kalan bitkisel yağların havadan suya oksijen transferini engellediği, bunun deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Bu kirlenmenin 20 yıl içinde deniz, akarsu ve göllerdeki yaşama büyük zararlar vereceği uyarısı yapılıyor.
Ayıca bu yağlar kanalizasyon sisteminde tıkanmalara neden olabildiği ve denizlerde denizanası oluşumunu artırarak deniz kirliliğini hızlandırdığı da unutulmamalı.



Vatandaşların WWF ya da İl Çevre ve Orman Müdürlükleri`ni araması halinde evlerinde ya da işyerlerinde biriken bu yağların ekiplerce toplanacağını öğrendim. Yaşam kaynağı suyumuzun ve ekolojik dengenin korunması için biraz dikkat ve duyarlılık gerekiyor. Apartman yöneticileri gerekli oganizasyonu yaparak atık yağları toplatabilirler. Diğer illerde durum ne bilemiyorum ama İstanbul için bir ''Alo Atık Yağ Toplama Hattı'' kurulmuş. İşte numarası: 0212 444 28 45

Hatta okuduğum haberde kapıcılara bidon dağıtıldığı, getirdikleri atık yağa 15 liralık `bonus` verildiği yazıyordu.

Yaşanılası bir dünya için ..