Köpeğimle yürüyüş yaparken, köy yolu trafiğinin yoğunlaşması ile, mezarlığın bitimindeki patikaya sapıverdim. Bu kısımlarda yolun iki yanında sadece bodur çam ağaçları, fundalıklar var. Bir de yolun solunda kaba saba dikenli tellerle çevrili köy mezarlığının kullanılmayan bölümleri, yol boyunca 500 metre kadar devam eder. İşte orada, mezarlığın en uzak köşesinde, çalıların, otların arasında neredeyse kaybolmuş, hafif yan yatmış tek başına bir mezar. Mezar taşında minicik haçı ile şöyle yazıyor:
Ruhe in frieden'' Huzur içinde uyu
Anneliese, 1933 yılında doğmuş, 2003 yılında bu köyde ölmüş. Muhtemelen Alman ya da Avusturyalı. Köye hangi yıllarda gelmiş? Ailesine ne olmuş? Köylülerle ilişkileri nasılmış? Bunları şimdilik bilmiyorum.
Bildiğim şu ki; bu köye gelip yerleşen, daha doğrusu yılın bazı aylarında burada yaşayan farklı uluslardan insanlar var. Turist olarak gelip buraları gören, sonra da doğadan ve tabii ki, sebze meyve bolluğundan etkilenen pek çok yabancı buralardan bir ev edinip yarı zamanlı olarak yaşıyorlar. Köylülerle ilişkileri şöyle böyle. Kendilerini sevdirmek için çok çaba gösterenler, Türkçe öğrenenler var. Doğaya saygılı, temiz, tertipli insanlar. Köylülerin gözünde hepsinin ortak bir adı var: Gavur. Hatta biraz özelleştirilip, satın aldıkları ya da kiraladıkları evin sahibinin adı ile; Amet'in Gavuru, Hüseyin'in Gavuru diye adlandırılıyorlar. Çoğu da yaşlı insanlar. Zamanla sağlık sorunları artınca kendi ülkelerinin sağladığı tedavi olanaklarını burada bulamadıkları için geri dönmek zorunda kalıyorlar.
İşte Anneliese de onlardan biri olmalı. Ancak o geri dönememiş. Buraları çok sevdiğinden midir, yoksa yakınlarının cenazesini götürme külfetinden kaçınmalarından mıdır, buraya gömülmüş.
Buraya kadar neyse ama mezarlığın en uzak köşesinde, böylesine yalnız, böylesine hüzünlü bir görüntü içimi acıttı. Belli ki gömüldüğünden beri bir kişi bile gitmemiş oraya. Bu mezara ulaşmak şu an için öyle zor ki; o çalıları, dikenleri aşıp mezarı temizlemek isterdim ama bu benim için imkansız. Yol tarafında ise paslı dikenli teller var. Şöyle kazma kürekle girişecek, güçlü kuvvetli genç insanların yapabileceği bir iş bu.
Anneliese Machnik'i biraz internetten araştırdım. Öleli 11 yıl olduğu için belki izlerini bulurum diye. Avusturya kökenli pek çok Machnik'e rastladım. Bunların içinde ön adı Anneliese olanlar da var ama bizim köyün Anneliese'si olmadıklarını anladım. İlk fırsatta köyün orta yaşlılarından onun hakkında bilgi toplayacağım.
Günlerdir Anneliese'nin mezarı gözümün önünden gitmiyor ve dilimde de şu sözcükler: ''Ruhe in frieden''