11 Mart 2012 Pazar

Bu yastıklar harika!


 Bugün  bir kaç eve bakıp dönüşte de Mudo'ya uğradım.

Mudo'da indirim varmış.

Bu yastıklar çok dekoratif, çok şık ve ciciler:)










10 Mart 2012 Cumartesi

Evlerimizdeki Görünmez Canavarlar

Hemen hepimizin bildiği ama çıplak gözle göremediğimiz için çok da önemsemediği, evlerimizin istenmeyen paylaşımcıları olan canlılar onlar.
Akarlardan söz ediyorum(tık)  


Bunlar, insan ve hayvanların deri döküntüleri ile beslenen oldukça dirençli yaratıklar. Bir adı da Mayt..Yumurtlayarak çoğalıyorlarmış ve sayıları da koloniler oluşturdukları için milyarlarca..
Geçen gün yabancı bir belgeselde izledim. Görünürde oldukça düzenli ve temiz bir Amerikan evinin akar olması muhtemel yerlerinden alınan  örnekler, elektron mikroskobu ile incelenince bakın neler görüldü:
Ama bu yerler neresi, öncelikle onu söyliyeyim, başta yatak, yastık ve yorganlar, halılar, ev tozları, koltuk ve kanepeler.  Görüyorsunuz ki, insanların en önemli yaşam alanları bunlarla dolu.
 Çok ürkütücü değil mi? Gözle görülememeleri  daha da sinir bozucu bence. 

Acaba şu yastıkta varlar mı? Ya yatağımda? Halılarda da  oldukça fazla olmalılar? 
Bu gibi sorularla  panik olmanız işten bile değil.
Şimdi, evde kedileri ve köpeği olan biri olarak  ben de  o paniği yaşayanlardanım. Böyle bir bilimsel gerçek olduğuna göre elimden geldiğince maytlarla savaşmağa karar verdim. Grip nedeni ile  bir süredir ev temizliğinde istediğim kaliteyi tutturamıyordum. Aslında  normalden fazla elektrik süpürgesi ile haşır neşirim  ama acaba kafi mi? Piyasada maytlarla savaştığı söylenen elektrik süpürgeleri var. Hatta benim son  satın aldığım da  güya bu işi yapıyormuş. Her ne kadar hiç bir  elektrik süpürgesi bunu başaramaz diye bir makale okusam da  belki de işe yarıyordur diye artık o  süpürgeyi daha çok kullanmağa karar verdim. 

İlk iş olarak bugün  evin  bir bölümünü  dip bucak süpürüp oldukça güçlü bir deterjanla sildim. 


Kullanmakta olduğumuz iki battaniyeyi yıkayıp bir de yüksek sıcaklıktaki buhardan geçirdim.


Tüm yastık yüzleri de yıkandı ve buhardan geçirildi. (elörgüsü olanlar da dahil.)


Üç halı, süpürüldü, silindi ve buharlandı.
Yatak mayt öldürdüğü idia edilen süpürge ile süprülüp  sıcak buharla bir güzel dezenfekte edildi.

Çarşaflar, nevresimler bundan böyle 60 derecenin üzerinde yıkanacak. Genellikle daha düşük sıcaklıklarda yıkıyordum ama kafi değilmiş.. Elbette buharlı  ütü ile  olabildiğince yüksek sıcaklıkta ütüleyeceğim.

Bu günlük bu kadar. Yarın salondaki halılar, eşyalar  aynı işlemden geçirilecek. Klimaların filtrelerini de çamaşır suyu  katılmış su ile yıkanacak.  Çarşamba günü zaten  yardımcım gelecek, tüm ev temizlenecek.

Yine de bu  mayt konusunu araştırmağa devam ediyorum. Sanırım  mutlaka kimyasal temizleyici gerekiyormuş.:((  Sıcak buhar çok  aklıma yattı. Lütfen siz de bilgi ve deneyimlerinizi  benimle paylaşın.












Bu can sıkıcı konuyu paylaşmak zorunda kaldım , çünkü benim tahminlerimden çok daha fazla yaygın olduklarını öğrenince dayanamadım. Her şey sağlık için.. Hepinize sağlıklı tertemiz  yaşamlar diliyorum.







 

9 Mart 2012 Cuma

Begonvilli Ev Halleri

Grip geldi, gitmek bilmiyor. Kızım, kitabım, çayım (karede çıkmasa da).
Yine de havalar çok güzel olunca azıcık Minik için ve aşağıdaki minik patililer için dışarı çıkıyorum.




Kızlarım  ve oğluşum en tatlı halleri ile bana moral  kaynağı oluyorlar

İnci'min acısı henüz çok yeni iken dün parkta bu tekir oğlanı buldum. Kalçasında kocaman bir  yara.. Hemen veterinerden yardım istedim, şansımız varmış ki zorlanmadan  boxa girdi ve dün tedaviye  alındı. Böylelikle İnci için göz yaşı dökmeğe biraz ara verdim. Sonuçta eğer karşıma çıkmasa ölecek olan bir canı daha yaşama döndürmek söz konusu. Yarasının dikilmesi için narkoz  alması gerektiğinden kısırlık operasyonu da yapıldı. Ayrıca ağzında da yara varmış. O da tedavi ediliyor. Anlayacağınız bu sevgi yüreğimde olduğu sürece yani ölene dek  tek tek denizyıldızlarını toplayıp suya atan adam gibi ben de elimden geleni yapacağım.

7 Mart 2012 Çarşamba

Antalya'da Belediyece Kısırlaştırılan Sokak Köpeklerinin Çilesi



Geçen yıldan beri mücadelesini verdiğim ve ne yazık ki sesimi duyuramadığım bir sorun yaşanıyor burada..

Antalya'da görünürde oldukça modern olan ''Sokak HayvanlarıTedavi ve Rehabilitasyon Merkezi''  diye adlandırılan yerler var. Buralara barınak denmesini istemiyorlar ve üstüne basa basa böyle adlandırıyorlar. Adı her ne ise önemli de değil. Ben Konyaaltı Belediyesine ait olanı  gördüm. Asıl sorun şu ki, daha geçen yıla kadar kırık, trafik kazası vs. durumlarında röntgen cihazımız yok diye müdahale etmiyorlardı. Evimin önünde otomobil çarpan(sürücü kaçtı) bir  köpeği  oraya götürüp tedavi ettirmek istedim. Sonra geri getirip özel bir klinikte  kendi imkanlarımla tedavi ettirmek zorunda kaldım. İmza kampanyası açarak röntgen cihazı aldırdık.

Asıl  yardımınızı isteyeceğim diğer bir sorun da ;
turizm beldesi olan Antalya'da sokak köpekleri kısırlaştırma proğramı görüntüsü ile katlediliyor. Nasıl mı?

Belediye veterinerlikleri proğramları gereği belli sayıda kısırlaştırma  operasyonu yapmayı hedeflemişler.Bu hedefi de tutturuyorlar ancak operasyon geçiren hayvanları hemen aynı gün, ya da ertesi gün tekrar  sokağa bırakıyorlar. Ben bu durumu farkedince hemen araştırma yaptım, Hatta belediye veterineri ile telefon görüşmesi yaparak durumu sordum. Yapılan uygulamanın doğru olduğunu,  Ankara'da da  böyle yapıldığını söyledi. Yani Ankara'da da böyle yapılması  bu uygulamanın doğru olduğunu kanıtlarmış gibi...O günlerde  hayvansever bir arkadaşımın  sokakta baktığı bir köpeğin kısırlaştırılması gerekiyordu, yalvar yakar o hayvanı bir kaç gün merkezde tutmalarını sağladım. Hatta Orman Bölge Müdürlüğü'nden  tanıdıklarımı araya koymak gibi  aslında  nefret ettiğim yöntemleri kullandım. O köpek bunca ısrarla beş gün merkezde tutuldu. Öte yandan  diğer onlarca köpek  kesilip biçilip  ardından sokaklara bırakıldıkları için hemen hepsi enfeksiyon kapıp ölüyorlar. Antalya gibi sıcak bir  kentte yaraları kurtlananlar bile var. Kısacası ben geçen yıl  bu konu ile ilgili çok  çaba gösterdim. Burdur Veterinerlik Fakültesine ve  tanıdığım veteriner dostlara sordum, Operasyondan sonra en az bir hafta  yaraları  mikrop kapmayacak hale gelinceye kadar  merkezde kalmaları gerektiğini  söylüyorlar. Ne yazık ki, yanlış uygulamaya devam ediliyor. Üstelik hiç de yaptıkları yanlıştan rahatsızlık duymadan. Neden böyle yapıyorsunuz diye sorulunca, böyle olması gerekiyor yanıtını  veriyorlar.

Bugün bir sokak kedisini tedavi ettirdiğim özel kliniğe başka bir hayvansever hanım tarafından bir sokak köpeği getirildi. Muayene sonucu çok kısa süre önce kısırlaştırılmış olduğu ve aynı zamanda ilerlemiş bir uyuz vakası da olduğu görüldü. Yani hayvancığı o durumda sokağa göndermişler. Hiç olmazsa uyuzunu tedavi edin, değil mi? Duyduğum üzüntüyü,acıyı  ve öfkeyi anlatamam.

İşte durum bu. Ben tek başıma sesimi duyuramıyorum. Antalya'da göz göre göre kısırlık operasyonu kisvesi ile yapılan katliama dur demek için Haytap'ın  ve diğer hayvan hakları savunucularının yardımını istiyorum. Lütfen bu durumu iletin.

Aşağıdaki dilekçe örneğini kopyala yapıştır yöntemi ile
 bimer@basbakanlik.gov.tr
adresine mail olarak gönderirseniz sokaklarda kısırlık  operasyonu sonrası enfeksiyon yüzünden acı içinde ölecek olan pek çok can için  büyük bir iyilik yapmış olacaksınız.Dilekçenin sonuna  Ad soyad, vatandaşlık numaranızı ve telefon numaranızı eklemezseniz işleme konulmayacaktır.

''Belediyelerce Kısırlık  operasyonu geçiren  sokak köpekleri, yaraları iyileşmeden ve uyuz vs. gibi mevcut hastalıkları tedavi edilmeden sokağa bırakılarak ölüme terkediliyorlar. Bu durumun önlenmesi için gerekli yaptırımların uygulanmasını saygı ile arzederim.''
Ad soyad
Vatandaşlık no
Tel no

6 Mart 2012 Salı

Kısa kısa!

Badem'i sopa ile döverek eğittiğini sanan veterinerle ilgili haberi izlediniz mi?

Badem'i döven veterinere para cezası

 Yazık!!! Bence  bu kişi hekimlikten men edilmeliydi ya da birileri onu sopa ile eğitmeli diyorum..


Şimdi de sizlere  HARİKA!! bir haber..8 Mart Kadınlar Günü'nde kadınlara otobüs bedavaymış. Hemen  o gün  nerelere  gideceğinizi  planlayın.  Sakın son ana bırakmayın. Böyle önemli bir fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz ama değil mi... Onca kadın sorunları varken  bizleri  nelerle kandırmağa çalışmaları kadınlara verilen değeri gösteriyor.







Total Film seçti: Yılın 10 gişe canavarı






 CHP'li vekil  Engin Özkoç'un meclisteki ikna çabası takdire değer ama sonuç değişmiyor. 4+4+4'ü 12 saat konuşarak protesto etti


Son olarak Greenpeace'den bir dayanışma çağrısı:  Geç olmadan harekete geç, sofrana gelecek GDO'ya karşı yemezler de!

Bu güzellikler Pinterest'ten

Bir evi ''Yuva'' yapan detaylar işte.. Daha ne olsun!


5 Mart 2012 Pazartesi

Sahibi Tarafından Eziyet Gören Hayvanlar İçin, Yapılması Gerekenler / Nesrin Çıtırık


Her zaman “sahipli hayvana kötü mumale konusunda, yani balkonda tutma, kısa zincirle bağlama, dövme, aç bırakma, kapalı yerlere hapsetme gibi durumlarda, ortaya sorular atılıyor, “Ne Yapalım?” deniyor.
Her defasında yetkili kurumun İllerde Valilik İl Çevre Müdürlükleri, ilçelerde ise Kaymakamlık İlçe Çevre Müdürlükleri veya Memurlukları olduğunu, acilen bu kuruluşlara yazılı olarak, durum acil ise yani bir hayati tehlike varsa durumun “aciliyeti” vurgulanarak telefon veya giderek baş vurulması gerektiğini yeni baştan anlatıyoruz.
Asagida 5199 sayılı HayvanlariıKoruma Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde İl Çevre Müdürlüklerinin görevlerinin tümü var.
Lütfen bu yazıyı saklayın, Birinci Bölüm, 5. Maddenin “h” bendi açıkca, hayvan sahibinin kendi hayvanına kötü muamelesinde İl Çevre Müdürülüğünün yapılacakları yazmış.
h) Denetim elemanlarınca, hayvanlarına eziyet veren hayvan sahiplerine gerekli yasal işlemleri yapmak suretiyle hayvanlarına el koymakla, uygun bir geçici bakımevine gönderilmesini sağlayarak koruma altına almakla ya da sahiplenilmesini sağlamakla yükümlüdür.
Bu maddeyi bu tür yazılarınıza ekleyerek müracaatınızı yapın. Bu maddeyi uygulamak İl Çevre Müdürlüklerine ek yük ve iş getirdiği için, bundan imtina ediyorlar. Kanun maddesini bilerek müracaat yaptığınızda ise, görevlerini yaptırmaya mecbur bırakmış oluyorsunuz.
Lütfen bu yazıyı saklayın, bu konuda ortaya “Sahipli hayvana kötü muamele var. Ne Yapalım?” sorularına hemen bu yazıyı yollayın.
Selam ve sevgilerimle…
Nesrin ÇITIRIK/ HAYTAP/DOHAYKO
——————————————————————————–
5199 sayılı  yasanın uygulama Yönetmeliği
Orman ve Su İşelri Bakanlığından:
HAYVANLARIN KORUNMASINA DAİR UYGULAMA YÖNETMELİĞİ
(12.05.2006 tarih ve 26166 sayili Resmi Gazete’de yayimlanmistir)
BİRİNCİ BÖLÜM
Görev ve Sorumluluklar
İl Müdürlüğünün görev ve sorumlulukları
MADDE 5 – (1) İl Müdürlüğü;
a) Hayvanların korunması ve refahının sağlanması ile ilgili olarak kurum ve kuruluşların İl düzeyindeki faaliyetlerini izlemekle, yönlendirmekle ve bu konuda gerekli koordinasyonu sağlamakla,
b) Yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yaparak sahipsiz hayvanların kontrolunu takip etmekle,
c) Yerel hayvan koruma görevlilerinin müracaatlarını değerlendirmekle ve bu görevlilerin hayvan refahı konusunda gerekli eğitimi almalarını sağlamakla, yerel hayvan koruma görevlisi adaylarını İl hayvan koruma kurullarına bildirmekle,
ç) Olumsuz faaliyetleri tespit edilen yerel hayvan koruma görevlileri ile ilgili olarak İl hayvan koruma kuruluna belgelerinin iptali için talepte bulunmakla,
d) İl hayvan koruma kurulunun çalışmalarına katılmakla,
e) Sahipsiz hayvanların kayıt altına alınmasi ile ilgili faaliyetleri, belediyelerle ve gönüllü kuruluşlarla eşgüdüm sağlayarak yaptırmakla,
f) Hayvan sevgisi, korunması ve yaşatılmasi ile ilgili eğitiçi faaliyetleri belediye, gönüllü kuruluş ve yerel hayvan koruma görevlileri ile koordineli olarak düzenlemekle,
g) Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar ile ilgili olarak belediyelerce geçici bakımevlerinin oluşturulmasını sağlatmakla,
ğ) Bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak için gerekli denetimleri yapmakla ve denetim sonucunda bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara 5199 sayılı Kanunun ilgili maddesinde geçen hükümleri uygulamakla,
h) Denetim elemanlarınca, hayvanlarına eziyet veren hayvan sahiplerine gerekli yasal işlemleri yapmak suretiyle hayvanlarına el koymakla, uygun bir geçici bakımevine gönderilmesini sağlayarak koruma altına almakla ya da sahiplenilmesini sağlamakla,
ı) Herhangi bir sebeple kapatılmak istenilen geçici özel bakımevlerinin müracaatlarını kabul ederek, hayvanların uygun bir geçici bakımevine aktariımasını sağlamakla,
i) Bu Yönetmelik hükümlerine göre, geçici bakımevi ve özel geçici bakımevi açmak isteyenler ile mobil kısırlastırma ünitelerini açmak isteyenlerin müracaatlarını değerlendirerek izin vermekle görevli ve sorumludur.
NOT
İl ve Çevre Orman Müdürlüğü İsim Olarak Değişmiş, artık ( ORMAN VE SU İŞLERİ OLACAKTIR MÜDÜRLÜĞÜ )
 
Kaynak:  timur34timur34

4 Mart 2012 Pazar

Grip :((

Dünden beri bir halsizlik..

Elim kolum kalkmıyor sanki.

Hani derler ya ''dayak yemiş gibiyim'' diye..  Aynen öyle işte.

Sonrası daha da kötü; boğaz ağrısı, baş ağrısı, gözler  sulanıyor.. Burun tıkalı..

Kanepe, battaniye, boş fincanlar, bardaklar sağda solda. Dağınıklığın haddi hesabı yok, çünkü toplayacak hal yok.. Ev süpürülmemiş, malum kedi tüyleri her yerde...
Dahası da var, okunmağa çalışılan kitap, tadı tuzu anlaşılmayan çorba...

En küçük ses batıyor, birisi ''şşşt!''dese sus diye bağırasım var..Tv  bile açtırmıyorum, eşim diğer odaya kaçmakta buldu çareyi. Hayvancıklar bile farkındalar ki; sus pus olmuşlar.



Ama aklım asıl O'nda:(( İnci'm  iyileş  artık! Yarın iyi haberlerini alayım..


Ve Onlarda..İnci'nin klinik arkadaşları, kader ortakları. Ölmek üzereyken  bulunup getirilmişler. En alttakinin bir bacağı kesildi kangrenden. Ama iyileşiyorlar..Yuva arıyorum ikisine de.. Ah İnci'm, sen de iyileş ne olursun!


Saat 17'yi geçiyor. aşağıda  beni bekleyen minik patilere mama vermeye gidemeyeceğim:((( Ayakta  zor duruyorum . İçim acıyor onlar aklıma geldikçe..
İşte böyle sevgili dostlar, Begonvilli Ev'in sefil halleri bunlar.. Lütfen kendinize dikkat edin; bu grip öyle böyle değil, canınıza okuyor, önleminizi alın olabildiğince.. Hepinize sağlıklı  güzel günler diiyorum.

3 Mart 2012 Cumartesi

Lydia Datsenko'nun harika yağlıboya tabloları

Lydia Datsenko'nun tablolarında taze kır çiçekleri, danteller, beyaz işler ve daha çok kadınların ince zevkine hitabeden detaylar var.Gözlerimi alamadım.













2 Mart 2012 Cuma

İnci'den Haberler

Sağlıklı günlerinden bir fotoğrafı

Ne yazık ki güzel haberler veremiyorum..

İnci'miz iki gün önce taburcu olmuştu, evde sadece bir gece iki gündüz kalabildi. Aradığımız özel mamayı da temin etmek üzereydik. Tam her şey yoluna giriyor derken arkadaşım dün yine beni aradı, ''İnci yine kötüleşti, çişini yapamıyor'' dedi. Zaman harcamadan veterinere getirmesini rica ettim, koşar adım ben de gittim.. Muayene sonucunda yine büyük bir taşın tıkama yaptığını öğrendik. Ayrıca böbreklerinin ultrasonu çekildi, birinin oldukça büyük olduğu görüldü. Yarın tetkiklere devam edilecek..

Anlayacağınız bunca tedavi, bunca çabadan sonra yine başa dönmüş olduk.

Moralim çok bozuk...

Öyle zor bir durum ki, hayvancığın acı çekmesine dayanamıyorum. Ne var ki müdahale edilmezse ölecek. Veterinerimize ne lazımsa yapmasını söyledim. Yeter ki, kurtulsun, yeter ki acıları bitsin, sağlıklı olarak mamasını yiyip çişini yapabilsin. Zorunlu olarak yeniden sonda takıldı, damar yolu açıldı. Tombiş çocuğum bir deri bir kemik kaldı. Dualarınızı eksik etmeyin.

Nilay Tezsay'a Bir Oy da Siz Verin!



Nilay Tezsay, çok değerli vokal, veteriner hekim ve de yaban hayatın kurtarıcı meleği. Ntv'nin düzenlediği yarışmada sokaktaki, barınaktaki canlarımıza dikkat çekmeye çalışıyor. Bir oyda siz vererek destek olur musunuz?
Dinleyiniz; http://www.youtube.com/watch?v=5quhn2krHkI&feature=share

YARIŞMADA OY VERMEK VE DESTEK OLMAK İÇİN LİNK: http://www.ntvmsnbc.com/id/25326332/


Sokaktaki ve barınaklardaki canların oy verme hakları yok. Zaten onların hiç bir hakları yok!! İşte bu yüzden onların yerine siz oy verin.

1 Mart 2012 Perşembe

Biraz Kafamız Dağılsın:)


Ülke gündemi çok yorucu, ötesi moralsizlik had safhada..

Öte yandan yaşam acısı ile tatlısı ile devam ediyor, etmeli!!

Hanımlara  terapi niyeti ile tığ ve örgü işlerini her zaman tavsiye etmişimdir. Üretmek ve birilerini sevindirmek gibisi var mı:)

Bu şirin patiklerin  örülüşünü öyle güzel anlatmışlar ki, emekleri ve paylaşımları için teşekkür ediyoruz kendilerine.. Kaynak

Benim hemen öresim geldi ama malum kolumdaki tenisçi dirseği rahatsızlığı şimdilik izin vermiyor. Hadi o zaman sizler örün ve  resmini de bizimle
crochet at Begonvilliev'de paylaşmayı unutmayın. Sevgiler selamar, tüm dostlara...