Resim Sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Resim Sanatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2014 Perşembe

Zernitsky'den İki Tablo ve Tagore'dan Bir Şiir

Leon Zernitsky, tablolarından birinde, kentsoylu 

yaşamın kim bilir hangi anında, hangi nedenle

hüzünlenmiş bu kadının kırılgan zarafetini ve onu dinleyen

moral veren bir erkeği betimliyor.. 

 

Belki de tablodaki kişilerin bambaşka 

öyküleri vardır. Hayat arkadaşı bile değildirler. Ya da 

ressamın hayal ürünü kişilerdir. Bunların hiç önemi yok. 

Hayal gücüm güzel bir birlikteliği düşündürüyor.



Ve bu da aynı  sanatçının  bir başka tablosu


 Bu kez tuvale yansıyan çok başka bir ortam ve
yıllara meydan okuyan bir birliktelik.


Şimdi ikinci tablonun da canlı örneklerini görüyorum
çevremde.


Ve anlıyorum ki; aslolan her nerede yaşanıyorsa, doğru 

kişi ile olabilmek, güzel paylaşımlarla  sırtlayabilmek 

yaşamın getirdiklerini.


 Tagore okuyasım geldi, en duygusalından:)


BENİM GÖLÜME GEL TESTİNİ DOLDURACAK


Ben hep ayaktayım seni bekliyorum 
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Göreceksin sularım ayaklarını öpecek
Aşkımı anlatacak, göreceksin
Bu gölgesi kumlara vuran yağmur bulutudur.
Siyah zülfün üstüne kaşın, gözün üstüne
Bu bir tutamlık yağmur bulutudur vuran
Ben hep ayaktayım seni gözlüyorum
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Tüm bayırı yaban çiçekleri sardı
Taze çime otur, yüzüne peçeni vurma
Sularım seni bekliyor bakıp düşe dalacaksan
Ben hep ayaktayım seni bekliyorum 

 Rabindranath Tagore

18 Şubat 2013 Pazartesi

Christopher Walken, Cristopher Walker

İkisi de hayranı olduğum alanları farklı  iki sanatçı;

Benzer isimler taşıyorlar

Birincisi Christopher Walken, 1943 New York doğumlu, Amerikalı sinema oyuncusu. Harika filmlerde rol almış. Pek çok saygın ödüle de aday  olmuş ama bu işler pek de kolay değil oralarda. Walken 1953 yılından itibaren 100'ü aşkın yapımda görev almış ve çeşitli ödüllere uzanmış.
Meraklılarına burada daha fazlası var(tık).


En iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllü filmini anımsayan çok kişi vardır eminim. (2002 Catch Me If You Can).Benim aklıma ilk gelen filmi ise  The Stepford Wiwes oluyor. Buradaki Mike Wellington karakteri  hoş bir sürprizdi:)
Diğeri ise sanatın başka bir alanında, resim sanatında  isim yapmış, genç bir sanatçı.Christopher Walker, Montreal Quebec doğumlu. Biografisi burada.

Üstelik hayvansever:))


Çağdaş ressamlar arasında benzersiz bir  yetenek olarak kabul görüyor.

Rönesans döneminin  Flaman ustalarının, günümüze çağdaş realist, empresyonist ve soyut ekspresyonist bir uzantısı  diyorlar; bu sanatın inceliklerini bilen yorumlasın artık:)) Ucundan kıyısından resim sanatına ilgi duymuş biri olarak reproductionlarına hayran hayran bakıp  orijinallerini  görmeyi yürekten diledim.




Not:Bu kültür ve sanat içerikli harika bir pazar yazısı olacaktı ama çok titizlenince yetiştiremedim ve bu güne kaldı. Herkese mutlu bir hafta diliyorum..

8 Şubat 2013 Cuma

İsa'nın Son Gecesi



Paulo Coelho bir Leonardo da Vinci hikayesi anlatmış bir kitabında.

Kitapsever bir dostum da bana anlattı:

Kardinaller Leonardo'dan İsa'nın Son Gecesini anlatan bir tablo yapmasını isterler.  O da kabul eder.  Büyük bir zevkle tabloya başlar. Tabloda İsa'ya ve Yahuda'ya  modellik edecek insanlar aramaya başlar.  Havarileri çizer ancak  İsa'yı ve Yahuda'yı çizmek zordur.  Hz. İsa için temiz yüzlü güzel bir insan, Yahuda için de çok çirkin, suratından kötülüğü belli olan bir tip aramaktadır.  Bir süre sonra bir kilise korosunda ruhani, çok güzel bir yüz bulur ve Hz. İsa olarak resmeder. Fakat Yahuda modeli için bir türlü aradığı melanet suratı bulamaz.. Aradan beş yıl geçer. Sonunda kardinallerden tepki alır. Sanatçıyı tembellikle suçlayıp artık eserin bitirilmesini istemektedirler.  O gece meyhanelerden birinde sarhoş yüzü  çökmüş, çirkin suratlı bir adam  bulur. ''Tamam!'' der. ''İşte şeytanı kötüye en yakın ifade eden surat bu'' Ve adam ayılmadan Yahuda'yı çizer. Fakat resim bitmek üzereyken adam ayılır ve ''Ben bu resmi tanıyorum'' der.

Leonarda da Vinci çok şaşırır:
''Nasıl tanıyorsun? Bu resmi daha önce hiç kimse görmedi ki...''

''Yok, yok tanıyorum,  biliyor musun, beş sene önce beni kilise korosunda görüp İsa diye çizmiştin''

İşte böyle dostlar..  Güzellik ve çirkinlik birbirine dönüşebiliyor.  Bunu sadece fiziksel  görünüm olarak algılamadım ben. Ne yazık ki çoğu kez de güzelden çirkine gidişin dönüşü olamıyor..

28 Haziran 2012 Perşembe

Lydia Datsenko'nun Harika Natürmortları

Ukraynalı realist ressam Lydia Datsenko harikulade natürmortları ile tanınıyor.


Kompozisyonun içerisinde çok sevdiğim ''beyaz iş''görüntüleri olanları seçtim.






















1 Mayıs 2012 Salı

Bir tablo, bir güzel söz


Margarita Chigina'nın yapıtı: Akşam (Tuval üzerine yağlıboya)


"Bunca vefasızlıktan sonra, bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde..Kaç'a deseler hiç'e sayarım." demiş Özdemir Asaf..

29 Nisan 2012 Pazar

Mega realist resimler / Tjalf Sparnaay çizimleri

Bu enfes yiyecekler, şua an yaklaşan yaz nedeni ile diyette olanları baştan çıkarabilir. Her ne kadar canım çekse de benim dikkatimi çeken asıl konu, bunların fotoğraf olmaması.











 



Bu gördükleriniz fotoğraf kareleri değil.
Hollandalı sanatçı Tjalf Sparnaay(1954) kendi kendini eğitmiş. Çalışmaları, mega realizm akımı olarak adlandırılıyor.

Kendi kendini eğitmiş
Teknik: tuval üzerine yağlıboya olan yapıtları inanılmaz deyaylar içeriyor.



3 Mart 2012 Cumartesi

Lydia Datsenko'nun harika yağlıboya tabloları

Lydia Datsenko'nun tablolarında taze kır çiçekleri, danteller, beyaz işler ve daha çok kadınların ince zevkine hitabeden detaylar var.Gözlerimi alamadım.













1 Şubat 2012 Çarşamba

Patchwork örtülü tablolar

Çağdaş Amerikalı sanatçı Mary Kay Krell'in natürmortlarında patchwork örtüler görebilirsiniz.






Michael Humphries'ın contry temalı tablolarında  da patchwork örtüler vardır.

Ve Tom Sierak


Ywonne Gilbert




Steve Hanks



Ve  Carolin Blish, patchwork seven ressamlardan..

13 Ocak 2012 Cuma

Aaa, bu ben miyim?


Dünyanın bir başka köşesinde, (sarışınlığı dışında) ''bu ben miyim?''  dedirten bir kompozisyon. Ayrıntılara dikkat!  Ortam, hobiler, hepsi tamam. Hele o salaş hale ne demeli?

Şöyle ki;  1950 doğumlu Amerikalı ressam Kay Ritter'ınmış efendim bu resim.  ''Resim yapmağa  nisbeten  geç başladım'' diyor. Natürmortları harikulade  ama bu tablosunda kendimi buldum doğrusu. Her zaman böyle keyif yapamasam da kırk yılda bir Begonvilli Ev  hallerinden biri..

8 Ocak 2012 Pazar

Huzura Davetlisiniz!

Ben davet etmiyorum,  eşsiz güzelikte tabloları ile dört değerli sanatçı  sizleri huzura ve dinginliğe davet ediyor..

Laruent Parceluer


Marylin Simandle


Eleanor Pollen

William Berra