18 Kasım 2009 Çarşamba

Begonvilli Ev'in Mutfağında Yenilenme Telaşı Var



Küçük sayılabilecek bir yenileme projesiydi başlangışta. Yani sadece yaklaşık 14 yıllık emektar no frost buzdolabımızı değiştirecektik. Hala taş gibi olsa da biraz daha büyüğü, biraz daha tasarruflusu ve modern tasarımlı olanı gelse iyi olur diye.. Ama yenilerinin boyutları bir hayli farklıydı. Emektar buzdolabı için ayrılan dolap bölmesine sığacak gibi değildi yeni modeller. Eh, beyaz mermer tezgahımız da epeyce yıpranmıştı. Ahşap dolaplarımız ise biraz demode olmuştu doğrusu. Üstelik tasarımlarında hatalar vardı ve çok da kullanışlı olmayan bir çok bölüm vardı mutfakta. Dile kolay 20 yılı devirmişlerdi. Yer ve duvar seramikleri de değişecekti çaresiz, çünkü yeni dolap rengimize uygun olmaları gerekiyordu. Davlumbaz, evye, musluk aksamı kalır mı? Onlar da girdiler sıraya. Yani işim hiç kolay değil. Öncelikle bilgi toplamaya başladım mutfak tasarımları konusunda. Belli markalara yönelmek yerine, oldukça kaliteli iş yapan mutfak imalatçılarını bulmakta gecikmedim. Mutfağımı kullanacak kişi olarak kendim tasarlayıp ısmarlama yaptırmaya karar verdim ve çilem başladı. Çile dediğime bakmayın, evet uğraştırıcı ama zevkli bir uğraşı bu. Üç dört gündür heyecanla oturuyorum ps başına ve bulduğum mutfak modellerine bakıyorum. Yeni mutfak yaptıran eşin dostun mutfaklarını bile inceledim.:)



Benim mutfağıma uygun olanların resimlerini bir dosyada topladım. Hatta işime yarayacak ufak ayrıntıları içeren resimleri bile atlamadım.


Sonunda belli oranda küçülterek bir mutfak planı çizdim. Ütü masamı koyacak bölmeden tutun da içine koyacaklarıma göre belirlediğim çekmece derinliklerine dek her detayı gözden geçirdim. Bu gün mutfağın mobilya kısmını yapacak olan usta geldi ve benim çizimim üzerinde birlikte çalıştık. Onun deneyimlerine göre gerekli değişiklikleri yaptık. Ahşap malzeme seçimini de kısmen yaptık. Büyük olasılıkla beyaz olacak mutfak dolaplarım. İki gün sonra ahşap malzeme örnekleri gelecek. Diğer malzemeleri de yapı marketleri dolaşıp tek tek seçeceğim. Bunları aşama aşama sizlerle paylaşacağım. Fiatları, kaliteleri ve özellikleri hakkında bilgi vereceğim. Olur da benim gibi böyle bir değişikliğe niyetlenirseniz belki bir yararım olur. Bu günlük bu kadar olsun. Daha bu macera epeyce sürecek gibi.

Bittiği zaman önceki ve sonraki halleri ile göreceksiniz.


13 Kasım 2009 Cuma

Begonvilli Ev Halleri




Bu mevsimin ilk çiçek soğanlarını bu gün diktim. Sümbül ve nergis soğanlarımı, paketlerin üzerindeki talimatlara uyarak, yumuşak toprakla doldurduğum saksılara dikip biraz da su verdim ve balkonumda rüzgarsız ılık bir köşeye yerleştirdim. Anımsarsanız geçen yıl muhteşem lilyumlar yetiştirmiştim ve balkonum şenlenmişti. Aşağıya onların da fotoğraflarını koyuyorum, heveslenip yetiştirmeniz için.

Bunlar geçen yıl balkonumu göz alıcı hale getiren turuncu lilyumlar. Bu yıl da mutlaka dikeceğim.
Galiba bu yıl yılbaşı çiçeklerim erkenden açacaklar. Şimdiden tomurcuklandıklarına göre..
Bu acı biberler hem çok dekoratif görünüyorlar hem de bazı soslara ve yemeklere çok hoş bir lezzet katıyorlar.Balkonumda bir kaç saksı var. Hepsini de tohumlardan yetiştirdim.
Fesleğeni kim sevmez? Tohumlarını Küçükkuyu'dan getirmiştim. Nasıl da çabuk büyüdüler
Yenileri de gelmekte:)
Bu arada yaz çoktan bittiği halde Begonvilli Ev'in begonvilleri hala açmaya devam ederek beni çok mutlu ediyorlar. Onları çok seviyorum.



Begonvilli Ev'den şımarıklık manzaraları



Begonvilli Ev'de her tür sepet çok sevilerek kullanılır. Çünkü hem işlevsel hem de dekoratif bulurum sepetleri. Kumaş sepet, örgü sepet, kamış sepet derken bu ahşap olanları da gördüm ve iki tane aldım.


Geçen yıl yaptığım crazy servis takımlarından kalan parçalar vardı. Bu tutacakları ve nihaleyi yaptım ve mutfağım renklendi.

Ördüğüm demlik kılıfları çok beğenildi ve yenileri de geliyor yakında. Kelebek'cim biri senin için.


Begonvilli Ev'deki hoşluklardan biri daha. Bu olağanüstü güzel konser kayıtlarının orijinal DVD lerini çok sevdiğim bir arkadaşım hediye etti. Çooook teşekkürler canım arkadaşım.

Bunlar da sıradaki okunacak kitaplar. Okunarak kayda değer bulunanlar sayfamızdaki yerlerini alacaklar.

Bu gün Begonvilli Ev'de bu müzikler dinleniyor. Gheorghe Zamfir.
Get this widget | Track details | eSnips Social DNA





| eSnips Social DNA

12 Kasım 2009 Perşembe

Avakado, Trabzon Hurması ve Ceviz



Bu haftaki pazar alışverişimin favorileri avakado, Trabzon hurması ve ceviz oldular. Tam zamanı olduğu için her üçünden de yeterince tüketmeyi ihmal etmemeli.


İşte avakadonun faydaları

Meyvelerinin etli kısımlarında sabit yağ, potasyum ve A, D, E vitaminleri bulunan avokadonun sabit yağında da ayrıca protein ve vitamin vardır. Yapraklarında yüzde 3 oranında uçucu yağ bulunan avokado, içerdiği antioksidan maddeler nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda kozmetik sektöründe cilt bakımı kremlerinin bileşiminde kullanılıyor.


DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN


Trabzon hurması hem lezzetli hem de çok yararlı bir meyve. A vitamini ve karbonhidrat bakımından çok zengin olduğunu, kalp-damar sistemi hastalıklarının tedavisi için önerildiğini okudum.



DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN




Cevizin faydaları ise saymakla bitmiyor. Ben kabuklu olarak almayı tercih ediyorum. Bakteri ürememesi ve tazeliğini koruması açısından. Kalp sağlığı için büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini yüksek düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisi olduğu biliniyor. Eşsiz lezzeti ile tatlılara, pastalara hatta salatalara katkısı büyük.


DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Herkese sağlıklı günler.

11 Kasım 2009 Çarşamba

Ürettiklerimden / Örgü Çaydanlık Kılıfı







Serinleyen günlerde ve üstelik grip salgını gündemdeyken, sıcak içeceklere daha çok gereksinim duymaz mıyız? Hadi o zaman, porselen demliğinizde bir ıhlamur demleyin. Çay da olabilir. Ama önce şu şık demlik kılıfını örmeniz gerekir ki, içeceğiniz soğumasın.

Manolyam / Zeki Müren


Ne zaman dünden bugüne müzik yolculuğuna çıkmak istesem, aklıma gelen ilk isimdir Zeki Müren.
İki yüz dolayında şarkı bestelemiş. On yedi yaşındayken bestelediği "Zehretme hayatı bana cânânım" mısrasıyla başlayan acemkürdi şarkı bestelediği ilk şarkıdır. "Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu" (suzinâk), "Manolyam" (kürdilihicazkâr), "Bir demet yasemen" (nihavend), "Gözlerinin içine başka hayal girmesin" (nihavend) güfteli şarkıları sık sık okunan, en sevilen şarkılarıdır. Müren bu şarkıları plaklara da okumuştur. Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak sahne almıştır. Alanında bir efsane sanatçı olmuş, marjinal kişiliği ile de sahnelerde bir çok ilki gerçekleştirmiştir. Her şey bir yana ses rengi ve telaffuzu ile gerçek bir idoldür Türk Sanat Müziği'nde.


Zeki Müren Hakkında Bilgi İçin Burayı Tıklayın

Eşimin de sevdiği bu kürdilihicazkâr şarkısını seçtim sizlerle paylaşmak için; Manolyam. Keyifli dinlemeler
Get this widget | Track details | eSnips Social DNA



9 Kasım 2009 Pazartesi

Antalyalılar Piyanoya Doyacak



Fazıl Say

Patriciya Kopatchhinskaja
Aziza Mustafa
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleştirdiği 10. Uluslararası Antalya Piyano Festivali dünyaca ünlü piyanistleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 4-21 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Piyano Festivali'nin biletleri yurtiçi ve yurtdışında ilgi görüyor. Biletler internet üzerinden de satılıyor. Bir de ücretsiz izleyebileceğiniz Genç Yetenekler Konseri oluyor.
Türkiye'nin bu alanda süreklilik gösteren tek festivali olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali, her yıl yerli ve yabancı dünyaca ünlü piyanistleri Antalyalı sanatseverlerle buluşturuyor. Ayrıca kentimizde bulunan yabancı turistler de bu festivale ilgi gösteriyorlar.
Fazıl Say,Patriciya Kopatchhinskaja, Viktor Kapatchhinsky, Iraz Yıldız, Aziza Mustafa Zadeh, Artem Markin ve daha bir çok değerli virtiöz sanatseverlerle buluşuyor.


Fazıl Say Hakkında Bilgi İçin Burayı Tıklayın



5 Kasım 2009 Perşembe

Begonvilli Ev'in Mutfağından / Deniz Ürünleri ve Portakallı Karışık Salata




Bu gün pazardaki balıkçı tezgahı taptaze deniz ürünleri ile doluydu. Biraz barbunya, bir kaç tane çinekop, mercan, kalamar ve Akdeniz karidesi aldım. Balıkları tava, karidesi ızgara ve kalamarı da sütte bekleterek yine tava olarak pişirdim. Karışık salatada domates, salatalık, marul, roka, maydanoz ve dereotu kullandım. Dere otu ile çok yakıştığı için limon suyuna ilave olarak bir de portakal sıkıp salatamı lezzetlendirdim. Biraz tuz ve sızma zeytinyağını da unutmamalı.
Barbunyalar biraz küçük olsalar da çok taze oldukları için almadan geçemedim.

Karidesler gerçekten çok taze ve etliydi bu hafta. Ayıklayıp vermeleri de çok büyük kolaylık. Yıkayıp kuruladıktan sonra biraz tuz ve çok az sızma zeytin yağı ile harmanlayıp ızgara yapacağım bu defa..
Temizlenip güzelce yıkanan ve halka olarak doğranan kalamarlar sütte bekliyorlar. Üç dört saat sonra kurulanıp, önce biraya sonra una batırılıp kızgın yağda çıtır çıtır kızaracaklar ve kağıt havluda fazla yağları süzdürülecek.

Sezonun ilk portakallarını da almış olduk, salatamız için. Tatları oldukça iyi.


Bir tür kabak olan bu sebze dilimlenip kızartılıyor ve cevizli tarator ile servis yapılıyor. Deniz ürünlerine çok yakışan bir meze.