Sokaktan Kurtulanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sokaktan Kurtulanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2013 Salı

Begonvilli Ev Halleri

Günaydınlar! Uzatmaları yaşayan yaz-sonbahar  karışımı enfes bir mevsim sürerken, belki de birden bire kendimizi kışın içinde bulacağız.  Bu nedenle uzun yürüyüşlerimizi  ihmal etmiyoruz.

 Bakın Minik nasıl da sabırsızlanıyor, yürüyüş için..

Yürüyüş yolumuzun üzerinde olan komşu sitenin duvarları bu harika sarmaşıklarla kaplı.



 Bu mevsimin  en güzel meyvelerinden olan Trabzon hurmasını fazla bekletemiyoruz. İyice yumuşamış olanları kağıtlı keklerde değerlendirdim. Sonuç harika oldu. Tarif daha önce paylaştığım kayısılı  kek tarifinin aynısı. Sadece  kayısının yerini  bu meyve aldı.

Taze Kayısılı Kağıtlı Kek


Mutfaktan söz etmişken;

 Bir kaç ay önce topladığım kaparileri anımsayacaksınız. Artık salamuralarımız yenecek duruma geldi. Salatalarda, makarnalarda tüketiyoruz.

Harika Bitki:Kapari(Tık)



 Bugünün keyifli anları için Jane Hanım konu mankenliği yaptı. En rahat köşeyi çoktan kaptı:)
Bu arada merak edenler için,  operasyon geçiren bebeklerimiz iyileştiler. Aşağıda gördüğünüz gibi bahçede güneşin tadını çıkarıyorlar. Bu küçük hanımefendi Jale.


Okumakta olduğum yeni kitabım: Ölü Ruhlar. Eğer bu kitabı okursanız yalnızlık duygusunun evrensel nedenlerini fondaki İran eşliğinde, İranlı bir ailenin  buruk öykülerinde bulacaksınız. İçiniz burkulacak zaman zaman ve  onlarla birlikte  içsel yolculuklara da çıkacaksınız.  İngiltere'de çok popüler olan İranlı yazar Abbas Maroufi'yi ilk kez okuyorum.

Belki bizim çiçekleri görmekten bıktınız. Yine de, Begonvilli Ev'in renkleri  olan bu güzel kasımpatıları, mevsimi geçmeden bol bol göstermek istedim.
Papatya görünümlü beyaz kasımpatılarımız da açtılar.
Son olarak size bu sabah kahvemi içerken dinlediğim  müziği  armağan ediyorum:
For Once In My Life

http://www.youtube.com/watch?v=a_Pg9iTFKQk


26 Eylül 2013 Perşembe

Sokak Kedisi Bob / James Bowen



 Bu kedicik  hayal ürünü  değil.  Sokaklarda yaşam savaşı veren genç bir adamın dünyasına tesadüfen girerek onu yaşama bağlamayı  başarabilen yaralı bir sarman. Kitabın yazarı James Bowen ile sarman kedi Bob'un yolları bir şekilde kesişince  çıkmazdaki iki yaşam  bir umut öyküsüne dönüşüyor.  Zorluklarla dolu olsa da  dayanışma ve sevginin gücü ile yavaş yavaş değişen bir yaşamı anlatan gerçek bir öykü, sade ve akıcı bir dille anlatılmış. Her bir satırında hissedebileceğiniz sımsıcak bir dostluk ve var olma çabası merakla okutuyor bu öyküyü. James ve Bob'un dayanışmaları ve var olma çabaları yüreğinize dokunuyor. Onlar için kaygılanıp üzülüyor, yeri gelince onlar için seviniyorsunuz.  Bir kedinin ne denli duyarlı ve  akıllı olabileceğini anlıyorsunuz. Gerçi ben buna hiç şaşırmadım:)) Yürekleri ısıtan bu  kitabı severek okudum.

Sokaklarda onlardan pek çok var... Sarman, ya da tekir fark etmiyor aslında. Her bireri ayrı kişilik olsa da eğer dünyanıza girmeyi başarabilirlerse  mucizeler yaratabiliyorlar. Sokak kedisi Bob  da onlardan biri.

Bahçede kitabımı okurken bir ara  hortumla ilgilenmek için ayrıldım. Bizim Nazmiş de sanki ''Ben de onlardan biriydim'' dercesine bu pozu vermiş:)

19 Mayıs 2013 Pazar

Can'dan Haber Var!

Takip eden dostlar biliyor; Geçtiğimiz günlerde  yuvasına kavuşan  bebeğimiz Can, dünyalar tatlısı annesi ile çok mutlu.

Nereden mi biliyorum?

Bu sözlerden ve bu görüntülerden:
''Öyle çok seviyorum ki; en susadığım anda kana kana geldin, " Can Suyum " ..! — ..ve Can'la hAyaT yeniden başlar ! (10 fotoğraf)''





Bir de  diğer beş kardeşinin ve annelerinin çilesi bitse.... Anneyi kısırlaştırıp  olabildiğince sitede  tutmaya çaba göstereceğim.  Can'ın kardeşlerinin meleği olabilirsiniz.

12 Mayıs 2013 Pazar

Güle Güle Can:) Yeni Yuvanda Mutluluklar!

Bir önceki postta  sözünü ettiğim yavrulardan biri yeni yuvasında.
http://begonvilliev.blogspot.com/2013/05/bir-anne-alt-bebek.html

Darısı diğer beş kardeşin ve  dünya güzeli annelerinin başına!



Facebook sayfamda duyurmuştum. Henüz beş on dakika olmuştu ki  bir mesaj geldi:
''Ben bu yavruya talibim!''
İçim sevinçle doldu. Sevgili Gizem  ve iki arkadaşı bugün almak üzere geldikleri zaman, bakışlarından anladım, gerçek hayvan sever olduklarını. Kırk yıllık dost gibi sohbet ettik. Tabii ki konumuz  korunmaya muhtaç canlardı.

Bebeğimizin adını Can koydu yeni annesi:) Veteriner kartını ve benim  bazı bebek bakımı önerilerimi de alıp az önce gittiler.
En güzel kareyi en sona sakladım:)

 İşte mutluluğun resmi:




Diğer kardeşlerin çilesi  sürüyor ne yazık ki.  Az önce  gidip  kontrol ettik. Kutulardan güvenli  köşeler hazırlamaya çalıştık. Çünkü bu gece yağmur yağacak gibi..