21 Aralık 2015 Pazartesi

Begonvilimi Öptüm!

Bu sabah begonvilimi öptüm. Çiçekleri ile konuşanları duymuşsunuzdur. Ben daha da abarttım ve bana uzattığı dalın ucunda açan  o zarif çiçeklerini  öpüverdim:))

Çünkü artık balkonuma kadar uzanan bir dalı var.














Balkondan aşağıya bakınca böyle görüyorum.




Ve aşağıda da böyleler:

16 Aralık 2015 Çarşamba

İlkbahar Gelmeden Lalelendik


Bu laleler tığ işi... Sık iğne tekniği ile ördüm. Aynı formdaki lalelerin kumaştan yapılmış olanlarını  görmüştüm.


Son yaptığım ufak tefek tığ işlerinden cesaretlenip, acaba tığ işi olarak  yapabilir miyim diye düşündüm. ''Kumaşlarla, kesip biçmekle, dikmekle uğraşmaktansa  oturduğum yerden örmeyi bir denemeli'' dedim.  
Ve oldu:))
Belki başka deneyenler de olmuştur  ama bu görüntüde tığ işi lale ben görmemiştim.

Önce iki tane yaptım. Ertesi gün  kuru dallar  toplandı, örülen parçalar  monte edildi. Keşke tadında bıraksaydım. Bir vazo  dolusu olsun diye yediye tamamladım. Umarım annem  görmez, rahatsızlığım  depreşti. Şu an  özellikle sağ elimde sorun var.. Ne yazık ki  severek yaptığım bu tür el işleri ellerime iyi gelmiyor.











































Ve yapılışı:











Dalları  orman yürüyüşlerimde  buldum.  Zımparalayıp yün sararak kullandım.









Günleriniz laleler kadar renkli ve  güzel olsun. 






15 Aralık 2015 Salı

Tığ İşi Yılbaşı Süsleri

 Begonvilli Ev'de yılbaşı süslemeleri projelerimize devam:



Bu tığ işi ağaç süslerini şimdilik yine kuru dallarla dekore ettim. Sayılarını çoğaltabilirsem yılbaşı ağacımızı  süslemekte kullanabilirim.



Örmesi kolay ve zevkli. Hafif  bombeli iki parça örüp, sık iğne ile birleştiriyorsunuz. Bir kaç cm bırakıp  elyafla doldurun ve birleştirin. Bitim yerine asmak için zincir çekip birleştirmeyi unutmayın. İşte tombik  yılbaşı süsleriniz hazır.
































12 Aralık 2015 Cumartesi

Sarmaşıklarla Bezeli Muhteşem Çam Ağacı


Böyle Bir Güzellik Görmemiştim!


Bu sabah Bademle ormanda şahane bir yürüyüş yaptık.



Komşumuzun köpeği Paşa da her zamanki gibi bize katıldı. Hava da bir güzeldi ki,  anlatılmaz.  Tertemiz orman havasında koştular, oynadılar.



Çamlara yaklaşınca ağaçlardan biri  beni çok heyecanlandırdı;
Üzerinde şimdiye dek hiç görmediğim  türde, kırmızı minik orman meyveleri ile dolu bir sarmaşık, öyle ihtişamlı ve güzeldi ki...
Gözlerimi alamadım. Yanımdaki küçük kameramla bu görüntüleri aldım.  Güzel bir havada diğer kameramla yeniden çekeceğim. Şimdilik bunlar var:


















Aradım, taradım, koca ormanda başka böyle bir sarmaşıklı ağaç daha bulamadım. Sadece bu ağacın böyle kırmızı, enfes görünümlü orman meyveleri ile bezeli olması çok ilginç değil mi?




Bu güzel  orman gezimizden sonra kızımla mutlu bir şekilde eve döndük. Badem gerçekten de gülümsüyor, öyle değil mi?:))


10 Aralık 2015 Perşembe

Panettone Noel Keki

Geçen yıl bu günlerde yılbaşı sofram için neler yapabileceğimi düşünürken daha önce bir kez yediğim Panettone geldi aklıma. Bu aslında  bir İtalyan ekmeği  ama kek havasında tatlı bir ekmek. Epeyce araştırıp  en özgün tariflere ulaştım. Yılbaşından iki gün önce bir kaza geçirip kolumu kırdım. Yılbaşı sofram da hayal oldu. Sonraki günlerde  uzun, eziyetli bir süreç geçirdim. Kolum iyileşti  iyileşmesine de, kırık sonrası gelişen tendon  sıkışmaları hala canımı acıtıyor.

Bu yılbaşında aklıma yine Panettone düştü.
Öncelikle bu kekin yılbaşı sofralarında çok popüler olmasının nedeni, bereket ve uğur getirdiğine inanılması. İçi kuru meyvelerle, meyve şekerlemeleri ile, bazen de çikolata tanecikleri ile dolu olan, mayalı, tereyağlı kek hem çaya hem de kahveye yakışıyor.


Çok da  hoş bir hikayesi var: İtalya'nın Milano kentinde Atelanni adında bir genç, bir fırıncı ustasının kızına aşık olur. Fırıncı, bu genci kendi fırınında  çalıştırmaya başlar ve ondan  nefis bir kek pişirmesini ister. Atelanni kendini babaya beğendirebilmek için  çok uğraşır. Bir çok denemeden sonra bu kek ortaya çıkar. Keki hem kızın babası  Tonio Usta beğenir, hem de Milano halkı  bayılır bu keke. Tam da yılbaşı öncesi olduğu için  fırının müşterisi olan tüm  insanlar  kapış kapış alırlar. Kekin adı da Atellani  yerine Tonio Usta'nın adı ile anılır. ''Tonio'nun ekmeği'' anlamına gelen Panettone, işte böyle  ortaya çıkmış.

Gelelim benim Panettone kekime;
İşi şansa bırakmamak için ardarda iki kez denedim. Biraz malzemelerde  oynama yaptım. Pişme sırasında bir kez  elektrik kesildi. Yine de her ikisi de güzel oldu diyebilirim. Eminim üçüncüde ben de Atellani  kadar başarılı olacağım. Özellikle  pişirme işleminin sonlarına doğru  evi saran enfes koku  anlatılmaz, yaşanır.
Ben kekimde portakal kabuğu şekerlemesi, yaban mersini, kuş üzümü, şamfıstığı kullandım., diğer malzeme  ve gereçler  şöyle:
Öncelikle derinliği fazlaca olan silindirik bir kalıp kullanmanız lazım. Konserve kutularını  kalıp olarak kullananlar varmış.  Yuvarlak, küçük bir kek kalıbını karton  kullanarak yükseltenler de var.  Ben ekmek yapma makinesinin iki gözlü kalıbını kullandım. Derinliği15cm, çapı da 12-13cm ama tam yuvarlak değil, hafif köşeli gibi. Yine de kekim. güzel göründü.



Bu ilk yaptığım kek: Tarif buradan  Ben şekeri biraz azaltıp yerine bir kaç kaşık pekmez koydum.Ayrıca portakal kabuğu şekerlemesi, yaban mersini ve kuş üzümü  ve ceviz ekledim.













Bu da diğeri. bu kez daha çok kabardı, biraz kalıptan taştı.







Biraz uğraştırıcı ama denemenizi tavsiye ediyorum. Mutlu bir yıl dileği ile...


9 Aralık 2015 Çarşamba

Yeni Yıla Çeyrek Kala

 Yeni yıl yaklaşırken, ben de bu cicileri hazırladım.


Köpek kızlarımla yaptığım orman yürüyüşlerinde bulduğum kuru dallar garajda duruyordu. Beyaza boyamayı ya da verniklemeyi düşündüm.

Çam kozalaklarını da işlemden geçirmeyi planlarken, doğal halleri ile de çok güzel olduklarına karar verdim.  Patchwork yıldız ve kalpleri hazırlayıp, bir parça sicim ve kırmızı nazar boncukları ile tamamladım.

























Fazla oyalayıcı tığ işleri yapamasam da bu basit örtü hemen  bitti, oldukça şık  durdu.









Bu helezon desenli bardak altlığını geçen yıl örmüştüm. Yeşil ağırlıklı olanı da vardı.  Galiba örmek isteyen birine ödünç verilmişti.




Raftaki Noel Baba desenli fincanlar evin bizden önceki sahiplerinden kalmış.





 Begonvilli Ev'den  şimdilik bu kadar. Tüm dostlara  sevgiler, selamlar...