22 Ekim 2016 Cumartesi

Sonbaharı Seviyorum

Bunaltıcı sıcaklardan sonra o güzelim serinliği,
bahçede açan güz güllerini,






Yazdan kalma sedumları,





Kahkaha çiçeklerini





Kasımpatıları,




Birbirine karışan yaz ve sonbahar çiçeklerini
















İlkbaharı beklemeden erkenden açan soğanlı bitkileri,





Sonbahara çok yakışan cosmosları






Kış gelmeden bahçenin tadını çıkaran minik patililerimi,


çok seviyorum.



 Ayrıca satır arasında söz edeyim;  aşuremizi pişirdik, komşulara dağıttık. Bu yıl sonbaharın güzelliklerinden biri oldu.






Minik acı biberlerimiz harika!




Sarı koyun gözleri yani gazanyalar da sonbaharın güzellerinden.







Hala balkonda minik kek, çay partileri yapabiliyoruz.  Kış gelince balkon sefaları bitecek.





Artık yürüyüşlerimizde daha rahatız. Bunaltıcı sıcaklar bitti.  Badem anne kucağında dinleniyor:)



Bu yıl harika  bal kabakları yetiştirdik.  Sonbahara çok yakışan bu kabağı kesmeye kıyamıyorum.


Şimdilik bizden bu kadar. Her mevsimin güzelliklerini  dolu dolu yaşamak dileği ile hoşça kalın, sağlıcakla kalın.

14 Ekim 2016 Cuma

Şimdi Kırma Zeytin Yapma Zamanı


Bu yıl köydeki zeytinlikler ürünle dolup taşıyor. Bizim henüz üç yaşındaki iki zeytin ağacımız bile cömertçe meyve verdiler.

Heyecanla ve minnetle hasadımızı yaptık. Bir kısmını çizme, birazını da kırma denilen yöntemle kahvaltılık zeytinimizi hazırladık.  Benim için toplaması da, hazırlaması da keyifliydi çünkü kilolarca zeytinimiz yoktu. Komşu bahçelerdeki gibi onlarca ağaçtan toplamak zorunda olsaydık zor olabilirdi ama ''her nimetin bir külfet vardır''  derler. Yeter ki ürün  bol olsun ve insanların yüzü gülsün.

Şimdi size, bana göre çizme yöntemine göre çok daha lezzetli olan kırma zeytin hazırlamayı anlatmak istiyorum. Eğer yaparsanız siz de her ikisini tadarak kıyaslayın, bakalım nasıl bulacaksınız..

Kırma zeytin hazırlamanın püf noktaları var. Öncelikle zeytin seçimi önemli. Yağ oranı yüksek, çekirdeği kolay ayrılan  yeşil zeytinleri seçmelisiniz. Kararan zeytinlerden kırma zeytin olmaz.  En fazla aşağıdaki resimdeki gibi çok az kararmaya yüz tutmuş zeytinler olabilir ama ideali yemyeşil olanlar. Bu zeytinleri yıkayıp çekiç ya da taş yardımı ile iyice parçalamadan ezmelisiniz. Kararmamaları için  klorsuz  suya atıyoruz. Cam kavanoz tavsiye ederim. Her gün suyunu süzerek kavanozları yeniden taze su ile doldurmamız gerekiyor. Tatlandırma işlemini çabuklaştırmak için  bu işlemi daha sık yapabilirsiniz. Zeytinlerin acılığı gidince tuzlu su salamurası hazırlamalıyız. Geleneksel yöntemlerle  yumurta testi ile tuz oranını ayarlayanlar var ama bence buna gerek yok. Yumurtanın tazelik derecesi bu testi etkileyebiliyor. Bence ölçü kullanmak en iyi yöntem. 1 litre temiz suya 25 gr kaya tuzu, 10 15 gr da limon tuzu ideal. Zeytin miktarınıza göre bu ölçüleri katlayarak kullanabilirsiniz. Kavanozlarınızı ve kapaklarını steril hale getirin.Ben bu işlem için kaynar su kullanıyorum.  iyice süzülmüş zeytinlerle doldurun. Sonra da tuzlu, limon tuzlu su ile zeytinlerin üzerini tamamen kapatacak şekilde doldurup kapakları sıkıca kapayın.  Bir kaç gün sonra kahvaltı sofranızda yerini alacaktır. Afiyetler olsun!






































9 Ekim 2016 Pazar

Bahçemde Sonbaharın Renkleri


Bunaltıcı yaz sıcaklarını geride bırakırken, bahçemde sarı ve turuncu ağırlıklı güzel görüntüler ortaya çıktı.




Bu çılgın, uzun boylu, neşeli çiçekler kadife çiçeğinin bir türü.  Tohumdan kolaylıkla çoğalıp fazla bakım istemeden  yaz sonunda bahçeyi şenlendiriyorlar.








Sonbaharın en güzel hanımefendileri kasımpatılar  durur mu.... İşte onlarda tomurcuklara büründüler. Hatta bazıları açtılar bile.







Bakıra çalan turuncular en erkencileri.









Bu kadife çiçeği bu türün  şu an bahçemde açan tek örneği. İlkbaharda diktiğim fideler yaz başında bol bol çiçeklenip yaz sonunda ömürlerini tamamladılar. Ancak etrafa saçılan tohumlardan yeni fideler oluştu. İşte bu  fotoğraftaki ikinci neslin ilk açanı.




Kahkaha çiçeğini çimlerin arasında bir kule oluşturacak şekilde yetiştirdim. Bunun için doğal taşlardan yaptığım bordürün ortasına  yan dalları ile birlikte bir ağaç dalı ve bir de tırmanma çıtası yerleştirdim. Geri kalanı  sarmaşık kendi halletti.  Özellikle sabahları çok hoş görünüyor.  Bol bol da kelebek çekiyor.






Aşağıdaki kabak çiçeği de ikinci nesil. Bal kabaklarını toplayalı bir ay oldu. Bir baktım ki kendiliğinden bir fide daha çıkmış.  Dibini kabartıp suladım ve çiçek açtı. Hatta bir tane de bebek  meyvesi var. Bakalım olacak mı?










Turuncu benekli sarı süseni geçen yıl bahçıvanımız dikmişti ama biraz orta yerdeydi. Bu yıl kış sonunda duvar diplerine aldık. Zahmetsizce büyüdüler. Çok çarpıcı çiçekleri var.


Güz güllerimiz de açmaya devam ediyorlar.





Geçen yıl  büyük saksılarda yetiştirdiğim nikotinaların tohumlarını almıştım.  Bahçenin az bakım gören yerlerine serptiğim tohumlar gelişip büyüdüler. Bol bol da açtılar.







Ekinezyalar şifalı bitkilerden. Pinterest'te hayranlıkla izlediğim  Avrupalı bahçelerde bol bol görüyordum.  Biraz zor oldu ama tohumdan yetiştirmeyi başardım. Şimdi sarısını yetiştirmeye çalışıyorum.





Fare kulağı çimlerimi daha önce bir yazımda anlatmıştım.  Gördüğünüz gibi bir halı gibi yayıldılar.





 Bu güzel mor başaklı zarif hanımefendinin adı Şifalı Kestere. Bahçemde, kekik, ekinezya, fesleğen, adaçayı gibi pek çok şifalı bitki oldu.





Pembe güller ilkbahardaki gibi kaliteli açmasalar da sonbahar renklerinin arasında farklılık yaratıyorlar.




 Kırık testilere ektiğim Telgraf Çiçeği gayet güzel tuttu.





 Yayılıcı Pembe Verbena  geçen yıl tohumdan yetiştirdiğim çok dekoratif bir çiçek.   Sarkan  türden olduğu için askılı saksılar için ideal.





Koyu kırmızı  yalın katlı Dahlia (Yıldız Çiçeği)  bütün yaz açtı. Sonbaharda da açmaya devam ediyor.




Son olarak, hem saksıda hem yerde çok iyi sonuç aldığım  pembe çiçekli Sukulentleri   görüyorsunuz.

Şimdilik bizden bu kadar. Sonbaharda ve tüm mevsimlerde renkleriniz bol, yaşamınız harika olsun.

18 Eylül 2016 Pazar

Bir Minder Hikayesi


İndirimli satışları takip edip oldukça uygun fiyata aldığım sandalyelere minder diktirmek istedim. Daha önce balkonumuza dekoratif bir perde sistemi kuran brandacı ile görüştüm. Kumaşını alırsam, süngerleri onlara ait olmak üzere tanesini 125 liraya dikeceklerini söylediler.

Şaşırdım doğrusu; kumaşı da ben alacaksam bir minder, neredeyse  sandalyeden pahalıya mal olacaktı.  Evet, emeğe saygım var ama dikiş bilen biri olarak bir minder dikiminin ne kadar zaman alacağını, ne kadar emek istediğini kestirebiliyorum. Fermuarları monte etmek dışında düz dikişten ibaret olan  minder dikimi hiç de zor olmasa  gerek diye düşündüm.

Sonuçta, biraz kızdım ve oturup kendim dikmeye karar verdim. Kumaşı, fermuarı, süngeri ile  oldukça ucuza mal oldu. Yaklaşık bir saatte  iki minder diktim.

Sonra da bisküvili, kekli, çörekli minik bir çay partisi ile kutladık yeni minderlerimizi.  Küçük bir hatırlatma; uçuk fiyatlarla yaptırabileceğimiz pek çok şeyi kendimiz yapabiliriz. Bu tür işler aslında sanıldığı kadar zor değil.

Sağlıcakla kalın dostlar..














































1 Eylül 2016 Perşembe

Fare Kulağı Çimi

Halk arasında Fare Kulağı çimi olarak bilinen Dichondra Repens'dan söz etmek istiyorum. Çünkü harika bir yer örtücü ve dikmenin tam zamanı. Eğer bahçenizde çimlendirmeyi düşündüğünüz güneşli ya da yarı gölge alan varsa, bu çimi  tavsiye ediyorum.


Kendi deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim, diğer çimlere göre avantajları var. Şöyle ki, sık sık  biçmek zorunda kalmıyorsunuz. Yılda iki kez biçmeniz tavsiye edilse de hiç biçmeseniz bile sorun olmuyor. Canlı yeşil rengi, narin görünümü ile ilk  çıkması ve büyümesi  yavaş olsa da, daha sonra  çabuk yayılan bir bitki.  Ancak fazla basılmaması gerekiyor. Bir de diğer çim tohumlarına göre biraz pahalı ama sonucu görünce değdiğini anlıyorsunuz. Bunlar da fare kulağının dezavantajları. Yine de diğer çim çeşitlerine göre bakımı daha kolay.

Benim ilk çim denemem altılı karışımdı. Tüm talimatlara uyarak güzel bir çim dokusu elde ettik ancak bir süre sonra sorunlar  yaşadık. Çimlerimiz yer yer sararmalarla o güzelim fosfor yeşili rengini kaybetti. Sonunda biçmede gecikince ve bahçıvanın gereğinden fazla kimyasal gübre vermesi yüzünden  çimlerimiz kurudu.

Uzun uzun araştırıp sonunda Libya Çimi  ile Fare Kulağı arasında kararsız kaldık. Sonuçta  Fare Kulağı'nın zarif görüntüsü bana daha çekici geldi. Geçtiğimiz ilkbaharın sonunda bizzat kendim ektiğim tohumlarım sorunsuz çimlendi ve büyüyüp enfes bir görüntü oluşturdu. Dikim ve bakım ile ilgili deneyimlerimi  aşağıda paylaşacağım ama önce bahçemin çimli alanlarına bir göz atın isterseniz..




Şimdi  bahçenize fare kulağı tohumu ekmek istiyorsanız bu bölümü okumalısınız. Çünkü bire bir yaparak yaşayarak edindiğim deneyimleri aktaracağım. Öncelikle kaliteli  bir tohum  edinmelisiniz. Metre kareye 10-15 gr tohum atılıyor. Bunun için  tohum ekeceğiniz alanı ölçün ve hesabınızı yapın. Tohumun kg  fiyatı aşağı yukarı 100 lira  civarında. Ben bir sanal marketten, farklı firmaların ürünlerini karşılaştırarak aldım. Teneke kutuda satılan bir markayı tercih ettim. Ayrıca yeterli miktarda ''ilk  çim  teşkil gübresi ve  çim bakım gübresi'' olmak üzere iki tür gübre  aldım. Bunlar karton kutularda, minik granüller halindeki kuru gübreler.

Çim  tohumları yılda iki kez dikilebiliyor. İlkbahar ortalarında ve sonbahar başında. Dikkat edilecek konu şu: Çimlenme için 15 derecenin  üzerinde bir sıcaklık gerekiyor. Bu nedenle  daha soğuk zamanlarda  dikim yapılmamalı.

Toprağın hazırlanmasına gelince; tabii ki bellenip tırmıklanacak. Yabani otlar titizlikle temizlenmeli. Toprağınız sert ise biraz kum ve torf karıştırmalısınız. Yalnız deniz kumu kesinlikle olmaz. Dere kumu gerekiyor. Toprağınız yumuşaksa zaten gerek yok. İlk teşkil gübrenizi de tavsiye edilen miktarda  toprağa serpip tırmıkla karıştırıyorsunuz.  Daha sonra toprağınızı azıcık nemlendirmelisiniz.  Tohumlarınızı nemli toprağa kutuda yazan talimata göre ekin ve üzerini incecik, elenmiş bir toprak tabakası ile örtün. Fare kulağı  tohumu biraz geç çimleniyor. Tohumlar çıkmadı diye panik yapmayın. Toprak nemini kaybettikçe sulayın. Yağmurlama sistemi en iyi sulama şekli.  Çimleriniz çıkıp biraz büyüyünce miktarını abartmadan bakım gübresi verin. Bunun  ayarlanması için  kutudaki önerilen miktarı dikkatle uygulayın.

Çimler geliştikçe yayılma hızı da artıyor. Kenarlara sürekli kol atarak yayılmaya devam ediyorlar. İlerlemesini istemediğim bölümler için  taş bordürler kullandım.  Örneğin çimlerin ortasında kalan portakal ağacımın etrafını taşlarla çevirdim.

Tüm bunları okurken zahmetli ve zor gibi gelebilir ama unutmayın, çimsiz bir bahçe,  en güzel çiçeklerle dolu olsa bile  eksik ve  görsellikten uzak görünüyor. Biraz emekle bahçeniz bu enfes yeşilliğe bürünüyor.  Bahçesi olmayanlar üzülmesin,  Fare Kulağı uygun saksılara dikilince, kenarlardan aşağı sarkarak balkon ve teraslarda çok hoş görüntüler oluşturuyor. Yetiştirmek isteyenlere şimdiden kolay gelsin.