8 Temmuz 2010 Perşembe

Sabah Yürüyüşümüz / Antalya Çoook Sıcak!



Bu sabah yine erkenden yürüyüşümüze çıktık, sevgili yol arkadaşım Minik'le.




Görsellik yerli yerinde; deniz lacivert, begonviller renk cümbüşü oluşturmuşlar, yürüyüş yolları yemyeşil.






Peyzajı tamamlayan muz ve hurma ağaçları egzotig bir görüntü oluşturuyorlar. Hatta bu görüntüler eşliğinde enfes yasemin kokuları da olunca diyecek söz kalmıyor.



Ancak,sabahın erken saatlerinde bile öyle bir sıcak var ki, çiçeklerin tazeliğini hissedemiyorsunuz. Denizin üzerinde görmeye alıştığımız dağların silüetleri kaybolmuş. Kalın bir sis tabakası kaplamış üzerlerini. Demek ki havadaki nem oranı çok yüksek.


Yollarda plaja giden insanlar görüyorum. Sırt çantalı, şapkalı,sandaletli ve güneş gözlüklü tek başına ya da ikili üçlü gruplar olarak Konyaaltı'na yürüyen pek çok insan. Çoğu iyice yanmış, belli ki her sabah sahile koşmayı ve enfes mavi bayraklı plajımızda yüzmeyi, güneşlenmeyi alışkanlık haline getirmişler.


Yol kenarındaki banklarda geceleyen evsizlerin sayısı da her gün biraz daha artıyor. Birinin kocaman valizi vardı ayak ucunda. Pek çok genç insan iş bulma umudu ile geliyor buralara. Oysa ki iş güç yok bildiğim kadarı ile ..

Erken de olsa pek çok insan yollarda. Kimi yürüyüş için kimi işe yetişme derdinde ve bazıları da plaja gidiyorlar. Yolda bile gözlemlenen iki bağımlılığı var insanımızın; sigara ve cep telefonu. Her on kişiden en az üçü sigara içiyor yolda, yine bir o kadarı telefonu kulağına yapıştırmış konuşuyor. Her ikisi de sağlığımızı ve maddi olanaklarımızı zorlayıcı alışkanlıklar. Telefon gerektiğinde illa ki kullanılmalı ama Türk insanı yine kontrolü elden kaçırmış gibi. Gereksiz kullanıma örnek o kadar çok ki...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Gerçek Gibiler

Bu enfes meyveler sıcak yaz günlerinde imrenilecek kadar güzel görünüyorlar, öyle değil mi?








5 Temmuz 2010 Pazartesi

Tığ İşi Hırka

Bu neşeli hırkaya Polyvore'da rastladım.



Ve nelerle kombine edilebileceğini düşündüm:
Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Replay jeans ile yaratıldı


Başlıksızmoda trendler & stiller - Polyvore

Başlıksız, Begonvilli Ev tarafından Gucci bags ile yaratıldı




Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Kate Spade bags ile yaratıldı

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Aida / Opera Tarihinin Başyapıtlarından Biri


Giuseppe Verdi tarafından 1871’de bestelenmiş dört perdelik bir operadır.

Etiyopyalı bir prensestir Aida. Kendi ülkesinde yakalanmış ve bir köle olarak Mısır'a getirilmiştir. Bir askerî komutan olan Radames, Aida'ya olan aşkı ile Firavun'a olan sadakatı arasinda seçim yapamamaktadır. Durum daha da karmaşıktır çünkü Firavun'un kızı Amneris de Radames'e aşıktır fakat aşkına karşılık bulamamaktadır.


DAHA FAZLASI BURADA

Bu yıl, 8 Haziran'da Aspendos'ta, 17. Opera ve Bale Festivali'nin açılışı da bu muhteşem yapıtla yapıldı. Geçen yıl olduğu gibi.

2 Temmuz 2010 Cuma

Kimse Size Yalan Söyleyemez! / Kitap / David J. Lieberman



Bunu ben söylemiyorum, ABD li hipnoterapist David J. Lieberman söylüyor bir kitabında. Amerika'da çok ilgi görüyormuş.

Karşısındakini test etme amaçlı mı yoksa yalan söylemeye eğilimli kişilerin kendini ele vermeme kaygısı mı, kitabı bu denli ilginç kılan? Varın siz düşünün.

Ben henüz okumadım ama ülkemizde de yayımlanmış bu kitap. Kitapta sözü edilen veriler oldukça mantıklı ve gözlemlenebilir geldi bana.
Lieberman'ın araştırmalarına göre, birinin yalan söyleyip söylemediğini aşağıdaki ipuçlarıyla anlayabilirmişiz:

- Yalan söyleyen kişi göz temasından kaçınır, göz göze gelmemek için elinden geleni yapar.

- Yalan söyleyen ya da bir gerçeği saklayan kişi, ellerini ve kollarını daha az kullanır.

- Kendisine soru sorulduğunda elleri sımsıkı kapanıyorsa ya da avuçları aşağı dönükse bu yalanın ya da kandırmanın sinyalidir.

- Ellerini yüzüne ya da boynuna doğru götürüyor olabilir ama bedeniyle teması sadece bu kısımlarla sınırlı kalır.

- Verdiği cevap nedeniyle içinin rahat olduğunu göstermeye çalışan kişi belli belirsiz kaçamak bir şekilde omzunu silker.

- Kişinin el kol hareketleri ile söylediği sözler arasında zamanlama hatası vardır. Baş hareketleri mekaniktir.

- Şaşırmış, korkmuş ya da mutluymuş rolü yapıyorsa, yüzünde beliren ifade, ağız bölgesiyle sınırlı kalacaktır.

- Yalan söyleyen kişi ayakta dururken ya da otururken konuşma sırasında sırtını dik tutmaz.

- Kendisini itham eden insandan uzaklaşmak isteğiyle muhtemelen bakışlarını kapıya doğru çevirir.

- Konuştuğu insanla ya çok az fiziksel temas kurar ya da hiç kurmaz.

- İşaret parmağını ikna etmek istediği kişiye yöneltmez.

- Kendisini itham eden kişiyle arasına bir takım nesneler koyar.

- Bilinçaltından sızan gerçek duygular, düşünceler ve niyetler dil sürçmesi şeklinde ortaya çıkar.

- Karşısındaki kişi anlattığı hikayeye inanana kadar fazladan bilgi vermeye devam eder.

- Sorulara asla doğrudan cevap vermez, dolaylı olarak ima eder.

- Yalan söyleyen kişi, ben, biz ve bizim gibi zamirleri ya çok az kullanır ya da hiç kullanmaz.

- Kullandığı kelimeler açık ve net olmayabilir.

- Sorulan soruya oranla aşırı bir tepki gösterir.

- Yalan söyleyen kişi, bütün sorularınıza cevap verebilir ama kendisi size soru sormaz

- David J. Liberman ın araştırmasına göre, yalan söyleyen kişi, konu değiştirildiğinde rahatlar ve gerginliği azalır. Yalancıları tanımanın diğer yolları da şöyle:

- Haksız yere suçlandığına sinirlenmez.

- Gerçeği söylemek gerekirse , Dürüst olmak gerekirse ve Neden yalan söyleyeyim ki gibi cümleler kullanır.

- Soruyu önceden düşünmüş ve cevabı hazırlamıştır.

- Sorunuzu tekrar etmenizi ister ya da soruya soruyla karşılık verir.

- Konuşmasına, Yanlış anlamanı istemem ama gibi bir cümleyle başlar.

- İlginizi dağıtmak için şaka yapar ya da dalga geçer.

- Daha ayrıntılı açıklama gerektiren konuları sıradan bir şeymiş gibi aktarır.

- Hikayesi o kadar inanılmazdır ki, sırf bu yüzden inanırsınız.

Ne diyorsunuz? Epeyce ipucu var değil mi?



KİTAP HAKKINDA BİLGİLER BURADA

2 Temmuz / Bu Gün İçin Ne Söylenebilir ki !

1993 tarihinden beri epeyce zaman geçti ama yaşanan acılar unutulmadı.

Yalnızca ülkemizde değil, hiç bir yerde benzeri yaşanmasın böyle olayların.

İÇİMİZİ ACITSA DA DAHA FAZLASI BURADA

Hayatta Kalabilecek mi?

Bu minik kızı parkta buldum. Aç ve çok kirliydi. Üstelik pirelenmiş de..

Veteriner kontrolü, ilaçlanma ve güzel mamalar.. Ama çözüm değil elbette.

Şimdilik lunapark işletmecisi dostlarımız göz kulak oluyorlar ama gece korumasız ve tek başına. Üstelik çocuklar böyle sevimli yavruları alıp götürüyorlar, sonra da anneleri izin vermeyince sokağa atıyorlar. Şansımızı deneyelim ve duyralım; belki sahiplenmek isteyen çıkar. İyi şanslar küçük kız!

30 Haziran 2010 Çarşamba

Rescue Ink / Hayvanların Kahramanı Koca Adamlar




Sizlere daha önce de söz etmiştim onlardan. Vücudu dövmelerle kaplı sekiz sert adam, New York’un yardıma muhtaç hayvanları için çalışıyorlar.

Bu koca adamlar yolda karşınıza çıksa korkarsınız eminim. Tepeden tırnağa dövmelerle kaplı, Harley motosikletli sekiz adam zor durumdaki New York hayvanlarını kurtarmayı görev edinmişler.
Köpekleri dövüşlerden kurtarıyor, hayvan istismarcılarıyla yüzleşiyor ve çalınan hayvanların peşine düşüyorlar. Eski itfaiye memurları, vücut geliştiriciler, otomobil tamircileri ve güvenlik görevlilerinden oluşan ekip, kötü adamları yakalayıp yasal yollarla gerekeni yapıyorlar.

Konu hayvan istismarı olduğunda Rescue Ink'in hoşgörü düzeyi sıfıra iniyor. Ayrıca size bunu kanıtlamak için biraz sert davranmaktan da çekinmiyorlar. Haşin görünümlü, yufka yürekli Rescue Ink üyeleri, New York şehrindeki hayvanları kurtarmak için yasalar çerçevesinde ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

National Geographich Channel'da her salı ve çarşamba izliyorum onları. Şu günlerde tekrarlar var. Son izlediğim bölümde bir evde kontrolsüzce üreyen yüzden fazla yavru ve yetişkin kedinin olduğu ihbarını alıyor kahramanlarımız. Kedilerin tümü hasta, yeterince yiyecek ve kumları yok. Pislik içinde yaşam savaşı veriyorlar.

Rescue İnk üyeleri kedileri kurtarıp geçici bakımevine alıyorlar. Tek tek veteriner kontrolü yapılıyor. Kısırlaştırma ve tedavi süreci başlıyor.

Sonrası çok hoş. Şehre ilanlar dağıtılıyor ve şehrin uygun bir meydanına kedi standları kuruluyor ve kedi sahibi olmak isteyen bir çok insan gelip form dolduruyor, kendileri ile görüşmeler yapılıyor. Aileler ya da kişiler uygun bulunursa kedi sahiplendirilip gong vuruluyor. Resmi kayıtlar da tutuluyor.

Böylesi bir işin büyük bir titizlikle gerçekleştirilmesi ve sorunun çözülmesi büyük başarı.

28 Haziran 2010 Pazartesi

Artık Polyvore'de Setlerimde Kendi Öğelerimi Kullanıyorum

Bu iki fotoğrafı anımsayacaksınız; balkonumda açan begonviller ve kendi diktiğim şapkamla çantam. Bu öğeleri setlerimde kullandım. Sonuç fena olmadı.

Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Roxy accessories ile yaratıldı

Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Adam dresses ile yaratıldı

27 Haziran 2010 Pazar

Opera Şehre İniyor:)


Reklamların amacı belli. Belli hedef kitlelere en çarpıcı şekilde ulaşabilmek, akılda kalmak ve daha çok tüketmeye teşvik. Pek çok reklam da itici gelmiştir bana; çocukları kullanmaları, gelin kaynana dialogları, gerçek üstü mesajlar vermeleri gibi nedenlerle. Örneğin bir silişte ışıl ışıl parlayan fayanslar vs.

Ama bir kaç anlamlı ve güzel mesaj veren reklam da yok değil. Tema Vakfı'nın çevreci reklamları, Kardelenleri tanıtarak eğitimi yaygınlaştırmayı amaçlayan reklamlar ve son olarak zevkle izlediğim opera şehre iniyor temalı reklam.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında''Opera şehre iniyor’' fikri üzerine kurgulanan reklam filmleri, gündelik yaşamı yansıtan sokaklarda geçiyor. Gündelik yaşamın vazgeçilmez alanlarından dolmuşlar, mahalle araları, dolmuş şöforleri ve yolcuların diyaloglarının yanı sıra simitçiler ile komşu teyzelerin yer aldığı reklamlar, gündelik yaşam ile opera arasındaki bağa işaret ediyor. Bence hoş ve anlamlı.


VİDEOYU BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ

Yeni Setlerim / Farklı Zevkler İçin Farklı Tarzlar



Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Miu Miu shoes ile yaratıldı


Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Karen Millen bags ile yaratıldı