13 Mayıs 2009 Çarşamba

Balkonumda Şenlik Var / Çiçeklerim














Küçüklüğümden beri bitkilere ve hayvanlara çok meraklıyım. Sevmekten öte onlar hep yaşamımın bir parçası olsun isterim. Kent yaşamında sınırlı olanaklarla pek olmasa da hiç yoktan iyidir diyerek evimin uygun yerlerinde onlara yaşama alanları oluşturmaya çalışıyorum. Tabii ki köyde bahçeli bir evde toprakla ve hayvanlarla haşır neşir olarak yaşama hayallerim hep var. ''Kim bilir belki bir gün'' diyorum.

Bir süre önce balkonumdaki bitkilerin resimlerini paylaşmıştım, o zaman daha havalar pek ısınmamıştı ve çiçekler açmak üzereydi. O resimlere bakınca, geçen süre içerisinde balkonumun oldukça şenlendiğini görüyorum. Özellikle o günlerde yeni diktiğim cılız ıtır bitkisi şimdi capcanlı ve güçlü.
Bir de henüz yumrudan çıkmaya uğraşan liliumlarım şu an açtı açıyorlar.
Bir de sabahları bize konuk olan kuşları görüp cıvıltılarını işitmenizi isterdim. Küçük gibi görünen ama birleşince kocaman olan ve yaşamı renklendiren mutluluklar bunlar Begonvilli Ev'de ve inanın bir tür terapi benim için onları sevip büyütmek. ''Zamanım yok'' demeyin, tavsiye ederim; zaman yaratın. Buna değdiğini göreceksiniz.

12 Mayıs 2009 Salı

Müzik / Opera / Prens İgor / Alexander Borodin




Rus tarihsel operaları arasında en iyilerden biridir Prens İgor. Bugün konserlerde ayrı bir parça olarak da çalınan ve Borodin’in en tanınan eseri olan ‘Poloveç Dansları’ bu opera içinde yer alır. Maalesef Prens İgor'un Borodin tarafından bestelenmesi yarım kalmış ve bestecinin ölümünden sonra Rimsky-Korsakov ile Alexander Glazunov tarafından tamamlanmıştır.

Aynı zamanda kimyacı olan Borodin'in, ilginç bir yaşam öyküsü var.1833’de St.Petersburg’da Luka Semyonovich Gedeanishvili adında bir Gürcü prensin gayrimeşru oğlu olarak doğmuş. Babası onu kendi yerine, serflerinden Porfiry Borodin’in evladı olarak kaydettirmiş. Piyano derslerini de kapsayan iyi bir eğitim almış. Erken yaşta hem bilim hem de müzikte yetenek göstermiş. Daha sonraları her iki alanda yoğun bir yaşam sürdürmüş ve 54 yaşında katılığı bir balo sırasında ani bir kalp krizi sonucu yaşama veda etmiş.

“Prens İgor” Operası; aşk, kıskançlık, savaş, haksızlık ve vefasızlığın muhteşem armonisi olarak değerlendirilmiş müzik çevrelerince. Aleksandr Porfiriy Borodin’in doyumsuz müziği eşliğinde: Poloveç hükümdarı Konçak Han’a esir düşen Prens İgor’un başından geçenler izlenir. Özellikle, tutsak prens onuruna verilen şölende sergilenen Poloveç ve Peçenek dansları büyüleyicidir. Prens İgor, Türkiye de ilk kez 31 Mart 1993 tarihinde Ankara’da sahnelenmiş. Bir Rus Klasiği olan "Prens İgor" Operası, 2003 yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nce de sahnelenmiş.buraya tıklayınız




2003 yılındaki gösterimde böyle komiklikler de yaşanmış ve olay magazin sayfalarına yansımış, gazete arşivinden okumak için (ve biraz da gülmek için) buraya tıklayınız.

Operayı izleme şansım olmadı ama muhteşem şarkıları her zaman severek dinliyorum.
Get this widget | Track details | eSnips Social DNA






7 Mayıs 2009 Perşembe

Ürettiklerimden / Kumaş Sepet




Kumaş sepet dikmeyi deneyip başarılı olunca, bir kaç tane daha dikmeye karar verdim. Çünkü çok işlevsel ve dekoratif olduğunu gördüm. Bu kez de banyo için bir tane diktim. Daha küçük boyutlarda ve kullandığım havlulara uyumlu renklerde hazırladım.












5 Mayıs 2009 Salı

Mutfağımdan / Labneli Helva






Gelin bugün sizinle geleneksel bir lezzete bir farklılık katalım. Türk mutfağının çok sevilen tatlılarından olan helvayı labne peyniri ile yapalım. Hem daha besleyici hem de çok hoş bir tadı oluyor.

MALZEMESİ
1 Çay fincanı irmik
1 Çay fincanı un
1 Çay fincanı toz şeker
100 gr. tereyağ
200 gr labne peyniri(ben diyet olanı tercih ettim)
Dolmalık fıstık

YAPILIŞI
Fıstıkları tereyağında kavurup irmiği ve unu ekleyin ve pembeleşinceye dek kavurmaya devam edin. Labne peynirini de katıp bir kaç dakika kadar iyice karıştırarak biraz daha kavurun. Son olarak şekeri ilave edin ve iki üç dakika kadar karıştırarak erimesini sağlayın. Helvanız hazır. Kaşık kaşık alarak servis tabağına yerleştirin. AFİYET OLSUN !

3 Mayıs 2009 Pazar

Ürettiklerimden / Kumaş Sepet




Dikişle uğraşanlar bilirler. Dikiş malzemeleri kolayca dağılır. Bazen de çalışırken aradığımızı bulamayız. Özellikle patchwork tekniği ile çalışırken pek çok kumaş parçasının elinizin altında olması gerekir. Ben bu kumaş sepeti dikiş malzemelerimi ve özellikle kumaş parçalarını koymak amacı ile yaptım. Eski bir gömleğin beden kısmını, renkli kumaş parçaları, astarlık kumaş ve biraz da elyaf kullandım. Astar kısmını hazırlarken dikdörtgen cepler halinde dikip tabanına ve yan yüzlere mukavvalar yerleştirdim. Farklı amaçlar için de bu tür sepetler yapıp kullanabilirsiniz.










2 Mayıs 2009 Cumartesi

Müzik / Severek Dinlediklerimden / Here's to Life





Shirley Horn dinlemeyi kim sevmez? Kadın caz şarkıcıları arasında her zaman öncülerden biri olmuştur. 1992 yılında piyasaya sürülen ve meslek yaşamındaki en çok satan albümüdür Here's to Life ve işte albüme adını veren şarkı.
Get this widget | Track details | eSnips Social DNA