17 Ağustos 2009 Pazartesi

Görsellik / Mavi Güzeldir / Dinginliğin ve Uçsuz Bucaksızlığın Rengi

Güzeldir mavi.. ''Uçsuz bucaksız'' deyince okyanuslar, denizler ve gökyüzü ile birlikte mavinin en hoş tonları çağrışım yapar. Güzeldir mavi..Derinliğin, biteviye dinginliğin ve huzurun rengidir.

Bembeyaz köpüklerin maviye karışması büyülü bir harmonidir; tıpkı bembeyaz bulutların mavi gök yüzü ile kucaklaşması gibi. Mavi ile beyaz ayrılmaz ikililerdir. İkisi de alabildiğine saf alabildiğine dinlendirici...

Güzeldir mavi,kanatları suya değen bir martının zarif süzülüşüne fon olur kimi kez.

Güzeldir mavi; bazen Uzakdoğu'nun gizemli kadınlarının en çarpıcı rengi olur, bazen de kendisini taşıyan hanımefendiler için şarkılar yazdırır. (Lady in blue)

Get this widget | Track details | eSnips Social DNA



Güzeldir mavi; doğada, çiçekte, böcekte






Güzeldir mavi; bazen de bir çift gözdür bize bakan, en mavisinden..


Güzeldir mavi; mimaride yeri bambaşkadır..




Güzeldir mavi; kap kacağa, seramiğe, porselene, cama çok yakışır.





Güzeldir mavi; ev ve bahçe dekorasyonunda mavi dokunuşlar harikalar yaratır











Mavi Renk Hakkında Ansiklopedik Bilgi İçin Burayı Tıklayın
Sigmund Freud Maviyi okyanussal, sakin diye niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların, firuzenin kanın akışını yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır. Sakinleştirici bir renktir, Batıda bu sakinleştirici etkisi yüzünden intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyarlar.


Mavi Rengin Psikoloji ile İlgisini Merak Ediyorsanız Buraya Bakın

Resimler http://www.flickr.com/ adresinden alıntıdır.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Hayvanlar Dünyasındaki Hoşluklar / Köpek Dayanışması



İngiltere'de görme özürlü köpeğe yine bir köpek rehberlik ediyor. Bonnie ve Clyde adı verilen köpekler birbiri ile çok iyi anlaşıyorlar. Bonnie görme özürlü Clyde'e su veriyor, yemeğinin nerede olduğunu gösteriyor ve sıkıldığında onu gezdiriyor.




HABERİN ORİJİNALİ BURADA

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Severek Okuduklarımdan / Roman / Katre-i Matem / İskender Pala


Katre-i Matem…Bir devrin İstanbul’unu karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ve laleleri ile gözler önüne seriyor. Öyle ki, bu romanda lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak İstanbul'u, hatta tüm Osmanlı'yı betimliyor.Romanda İstanbul’u İstanbul yapan tarihi ve kültürel doku, o devrin sosyal yapısı, doğal güzellikleri, mimari şaheserleri, tarihî debdebesi, lalezarları, şiiri, müziği, külhanları, mevlevihanesi, paşa konakları ve hatta sarayı fon olarak yer alırken, sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin'in macerası anlatılıyor. Bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı Sarayı’na kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı serüvenlerle karşılaştırıyor.
Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale Devri’ne son veren Patrona Halil İsyanı'nın yakıcı siyasal çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor. Bir aşığın yaşadıkları, konaklardan dilenci külhanlarına, mevlevihanelere, işkence odalarına savrulan bir şehzadenin kaderine dönüşüyor..
Katre-i Matem’deki olaylar, Patrona Halil İsyanı ile sona eren Lale Devri’nde geçiyor. Dolayısı ile o devri simgeleyen kişilikler olarak ve yaşamlarındaki handikaplarla, Padişah Üçüncü Ahmet, Sadrazam Damat İbrahim Paşa ve hatta Şair Nedim romandaki yerlerini alıyorlar.

Kitabı okurken çok çarpıcı cümlelerle karşılaştım. Örneğin, bir padişah divanında söylenen şu söz:
‘’Efendiler, meclisimizde sesinizi değil sözünüzü yükseltin!’’
Derin anlamı ile, muhataplarına günümüzde de hatırlatılmalı bence.
Ve yine Üçüncü Ahmet’in tahttan indirilirken, yerine geçirilmek istenen Şehzade Mahmut’a söylediği son sözler… (Bu sözler söylenirken hala durumu kavramakta zorlanan şehzadenin tir tir titremesi vb betimlemeler)

Kısacası emek ve kültürel birikim ürünü bu yapıtı okumanızı tavsiye ediyorum; öğretici(didaktik), masalsı, polisiye özellikleri taşıyan ve dili o devri yansıtacak kadar Osmanlıca ama anlaşılır kılınmış özenli bir yapıt bana göre.


İskender Pala için burayı tıklayın

Üçüncü Ahmet için burayı tıklayın



Damat İbrahim Paşa için burayı tıklayın

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Sağlığınız İçin Gerekli Her Şey Doğada Var


İşte Bazı Örnekler:

Üzüm Çekirdeği Yağı

E vitamini, Omega 6 ve Omega 3 asidi içeren üzüm çekirdeği yağı, vitaminler ve mineraller açısından çok zengin bir yağdır. Doğal klorofil ve değerli antioksidanlar içeren üzüm çekirdeği yağı, kalp ritmini düzenlemeye yardımcı olur. Yapısında bulunan E vitamininin güçlü antioksidan etkisi sayesinde kötü kolestrolü azaltır. Haricen kullanıldığında cildi sıkılaştırır ve renk verir.

Kabak Çekirdeği Yağı

Kabak çekirdeği yağı, içerdiği selenyum ve çinko gibi organik mineraller ile etkili iltihap önleyici ve antioksidan niteliklerine sahiptir. Gerek duyulan tüm sistemik ve cilt rahatsızlıklarına karşı çok etkili olan kabak çekirdeği yağı, direnç sistemini destekler ve toksinlerin etkisini azaltıp, enfeksiyonlu, iltihaplı hastalıklardan koruyabilir. Göz çevresine sürüldüğünde yaşlanma etkilerini azaltmaktadır.

Nar Çekirdeği Yağı

Değerini kaybetmemesi için, herhangi bir kimyasal kullanılmadan sadece soğuk pres yöntemi ile üretilen Nar Çekirdeği Yağı, cildinizi dış etkenlere karşı korumakta, cildinizin daha pırıltılı görünmesini ve kırışıklıkların giderilmesini sağlamaktadır. Yaşlanmayı geciktirici özellikleri ile vücudunuzun her yerinde günlük kullanım için eşsiz bir üründür.

Ceviz Yağı

Ceviz yağı içerisinde bulunan doymamış yağ asitleri kalp ve damar sağlığı üzerinde çok ciddi faydalar göstermektedir. Ayrıca zararlı kolesterolün kandaki seviyesini düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Cildi beslemek amaçlı kullanılabilen ceviz yağı, yıpranmış ciltlerde onarıcı olarak da kullanılabilir.

Avokado Yağı

A, B1,B2, D ve E vitaminleri içeren avakado yağı, özellikle kuru ciltler için uygun ve son derece sağaltıcı bir bakım yağıdır. Ayrıca içerdiği tüm vitaminler ve sabit yağlar başta egzama olmak üzere bir çok deri sorunlarının tedavisinde, böbrek kumunun dökülmesi , böbrek taşlarının düşürülmesi ve selülitlerin yok edilmesi gibi farklı özellikleri ile kullanılmaktadır.


Havuç Tohumu Yağı

Havuç tohumu yağı Beta-karoten, B, C,D, E vitaminleri özellikle de A vitaminince zengindir. Harici olarak cilde masaj yaparak kullanımında, içeriğindeki bileşenler sayesinde cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olması sebebi ile yaraların tedavisinde bitkisel destekleyici olarak kullanılabilir.
Dokunun sıkılaştırılmasında ve selülit problemi olanlarda oldukça etkili olan Havuç tohumu yağı, cilt direncinin arttırılmasına yardımcı olur. Kuru ve alerjik ciltlerde, sağlığın geri kazanımına fayda sağlar.

Yer Fıstığı Yağı

Omega 6 ve Omega 9 yağ asitleri bakımından çok zengin olan yer fıstığı yağı, kolesterol ve trigliserid düzeyini düşürerek kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Zengin bir E vitamini kaynağı olması ve selenyum içermesi nedeni ile iyi bir antioksidandır



Biraz araştırınca bu örnekleri çoğaltmak olası. Özellikle bu ürünleri, Sağlık Bakanlığı'nın onayı ile üretip pazarlayan bir firmayı araştırıyorum. Üstelik Antalya'da üretiliyormuş tüm bu harika ürünler.Yeterli bilgilere ulaşınca sizlerle paylaşacağım. Doğadan gelen sağlığa hepimizin gereksinmesi olduğunu düşünüyorum. Tüm dostlara sağlıklı ve güzel günler..

30 Temmuz 2009 Perşembe

Yuva Aramaya Devam





Dün akşam üzeri yine, pek de yabancısı olmadığım bir telaş, bir koşuşturma yaşadık. Parktaki rutin akşam üzeri yürüyüşümüzde ölmek üzere olan küçük kedicikle karşılaştık. Öykü yine bildik öykülerden; bir kaç haftalık yavru çocuklar tarafından bulunmuş, parka bir kutu içinde getirilmiş büyüklerden yardım istemek üzere..

Bir piknik masasının üzerinde, köpek sahibi hanımlardan birisi süt içirmeye çalışıyordu ama kedicik sadece nefes alabiliyor ve ölmek üzere olduğu görünümü veriyordu. Tabii ki hemen duruma el koyup veterinere koşturmak bana düştü. Sabırlı ve mesleğini gerçekten seven veterinerimiz, yavrunun durumunun çok ciddi olduğunu, eğer damar yolu açılabilirse belki yaşama şansı olabileceğini söyledi. Ön sol ayakta da kırık vardı. Çok zorlukla damar yolu açılıp serum takıldı, gerekli enjeksiyonlar yapıldı. Dış parazitlere karşı ilaçlandı. Onlarca pire muayene masasına döküldü. Kısacası, açlıktan ve susuzluktan barsak, böbrek fonksiyonları çok hasar görmüş, ayağı kırık, vücudu pirelerle dolu kız yaşam savaşı veriyor. Sabah görmeye gittiğimde incecik sesiyle miyavlıyordu. Veterinerimiz Berkant Bey ve Asistanı Ahmet iyileşebileceğini söylediler. Ne de olsa o sokaklarda doğmuş olmanın verdiği dirence sahip savaşçı bir küçük kız. Genel durumu düzelince kırığı için operasyon geçirecek . Eğer bu küçük savaşçı başarabilirse ona yuvasını açacak bir hayvansever arıyoruz. Lütfen ilginizi esirgemeyin. Siz ya da tanıdığınız yakınlarınız, arkadaşlarınız ona aile olabilirsiniz.
Not: Kediciği sahiplenmek isteyenlerden tedavi giderleri talep edilmeyecek. Tüm tedavisini ben karşılıyorum. Veterinerimiz de indirim yapıyor. Çağman Veterinerlik Kliniği'ne teşekkür ediyoruz.



Bir süre önce bu duyuruyla sizlere seslenmiştik. Cimcime kız ameliyatını başarı ile atlattı. Artık kafesten çıkma zamanı çoktan geldi ama ona yuvasını açacak birilerini bulamadık. Geçici olarak evini açan Remziye Hanım'da bir gün kaldı.Ne yazık ki gece hastalanmış.Tekrar veterinerde gözlem altına aldık. Şu an durumu iyi. Bir kaç gün daha benim gözetimim altında olacak. Belki de onu sevip bakacak sahipleri sizsinizdir.UMUTLA BEKLİYORUZ.
Cimcime'nin son hali


28 Temmuz 2009 Salı

İşte 2009 Yazı / Yazdan Kalma(Kalacak) Güzellikler ve Hüzünler

Daha yazın bitmesine epeyce var ama daha sonra aceleye gelsin istemiyorum. Muhtemelen önümüzdeki kış günlerinde(Anneannemin sık sık söylediği gibi, ölmez sağ kalırsam) bu yazdan bana kalacak acı tatlı anılar ve belleğimdeki fotoğraf kareleri bunlar olacak;

Canlarım daha da büyüdüler:)


Öncelikle ''sıcak çok sıcak!'' söylemi ve sıcağa rağmen en gösterişli halleri ile açan begonviller. Eee, ne de olsa onlar Akdenizli. Onlar için sıcak nedir ki?


Zakkumlar da begonvillerden aşağı kalırlar mı?

Yeşilimiz de eksik değil hani.


Komşu ile (Isparta) gidip dalında kiraz ve gül görmek de kısmet oldu:)


Bir de mezunlar buluşmamız oldu ki; anlatılmaz yaşanır:)

Komşu illerin tarihi değerlerine hoş yolculuklar



Kaleiçi'nin yeniden keşfi

Sokaktaki canlar için epeyce bir mücadele ama bir arpa boyu yol alma:(

Kitaplar, kitaplar, kitaplar.. Onlarsız bir yaşam düşünemiyorum

Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma! Bunlar başka sepetler ama, neredeyse seri üretime geçtik bu yaz, dostlara hediye olarak verince çok ilgi çektiler:)



Bahçeli ev özlemimizle yaptığımız araştırmalar sonucu bu prefabrik betonarme evlere ulaştık; gördüm, inceledim ve çok sevindim. Detayları daha sonra sizlerle paylaşacağım.



Ah o kayıplarımız!Işıklar içinde uyusunlar..
Demirtaş Ceyhun'u bu gün kaybettik.Türk Edebiyatı'nın başı sağ olsun..

Begonvilli Ev'in öyküleri ve fotoğraf kareleri böyle uzayıp gider..

17 Temmuz 2009 Cuma

Şu Mahzun Bakışlara Bakar Mısınız / Aç Değil Ama Sıcak Bir Yuvaya İhtiyacı Var



Lokum son derece sakin, sevgi delisi, oyuncu ve çok güzel bir köpek.Bir yıldır sokakta bakıyorum.Uysal, ev için ideal bir dost.Kısırlaştırdım, kuduz ve karma aşılarını yaptırdım. Belediye yine sokaklarda dolaşmaya başladığı için ona yuva bulmak istiyorum.Lokum'u sevecek ve sokağa atmayacak bir sahip arıyorum. 07Yağmur

(Pet Arkadaş'tan Alıntıdır) Sahiplenmek isteyenler buraya da yazabilirler.