Siz hiç bir sokak köpeğinin gözlerindeki hüznü, korkuyu ve acıyı gördünüz mü?
O henüz dört beş aylık bir sokak köpeği. Kısacık yaşamının her günü açlık, korku, ve fiziksel acılarla geçmiş olmalı ki bulduğumda arka ayağı parçalanmış, açlıktan bayılacak durumdaydı. Korkudan insanların yaklaşmalarını istemiyordu.

Bu köpekciği dün akşam üzeri, arkadaşım Yasemin Hanım'la, Minik'i ve Paşa'yı gezdirirken, Atatürk Parkı'nın otoparkının yakınındaki korulukta bulduk. Arka ayağı yaralı, gözleri enfeksiyondan yarı kapalı ve açlıktan bayılmak üzereydi.

Yanımda bulunan konserve kedi maması ile doyurduk. Mamayı yerken bile sendeliyor, ayakta zor duruyordu. Belediye'nin ilgili birimine telefon ettim ama mesai bitmişti, yanıt alamadım.

Yasemin Hanım yanında kaldı, ben veterinere gidip ne yapabileceğimizi sordum ama onu alacak araçları yoktu. Bulduğumuz diğer bir veteriner de enfeksiyona karşı bir iğne yaptı ve mecburen orada bıraktık hayvancığı. Sabah erkenden mama ve su götürdüm. Bıraktığımız yerde bulamadım. Gördüğüm insanlara sordum, kimse yaralı köpeği görmemişti. Eve dönecekken hep ayaklarım geri gidiyordu, geniş bir daire daha çizdim ve bir köşede buldum. Karnını doyurdum. Eve gelip yine belediyenin ilgini birimini aradım ama yanıt veren yoktu, çünkü bu gün cumartesiydi. Telaşımdan, üzüntümden günleri bile şaşırmışım.
Akşam üzeri yine, arkadaşımla birlikte mama ve süt alıp koruluğa gittik. Neyseki bulduk. Bu kez yanımda tasma vardı. Dünden beri karnı doyunca biraz güç toplamış. Köpekciği alıp hemen yakındaki, daha önce Maviş'e ve yavrularına baktığım luna parktaki kafese getirdim. Luna park çalışanları çok iyi insanlar, yardımcı oldular. Veterinere de haber verdik, gelip muayenesini yaptı, reçetesini yazdı. İyileşene dek orada bakacağız.