18 Mayıs 2010 Salı

16 Mayıs 2010 Pazar

Polyvore'da Bir Başarı Daha:) /Nostalgic Women

Binlerce üyesi olan çok sevdiğim Polyvore.com'da bir yarışmaya daha katıldım. Yarışmanın konusu çok hoştu. ''Nostalgic Women''

Giyim ve modada nostalji konseptini en iyi anlatan setler yarıştı ve Begonvilli Ev'in bir tasarımı dereceye girdi; İlk oniki içine girmeyi başardık. Bakalım sizler de beğenecek misiniz?

beni polyvore da bulun

Begonvilli Evmoda trendler & stiller - Polyvore

Begonvilli Ev, Begonvilli Ev tarafından Betsey Johnson shoes ile yaratıldı









beni polyvore da bulun

Evde Keyif Zamanı




















Önce terliklerimizi seçelim.(Terlikler Polyvore.com'dan)







Yumuşacık rahat koltuklar, dergiler, gazeteler, rahatlığı, evde keyif yapmayı çağrıştırıyor.








Bu yastıklar en soğuk ortamları bile ısıtacak kadar Akdenizli görünüyorlar.







Keyifli kahvaltılar ev keyfi yapmanın olmazsa olmazı bence.

Daha FazlasıBurada







Şişeleri ve bardakları giydirmek çok şık bir görüntü oluşturuyor.



Resimler french-luxuri.com’dan

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Sokakta Yaşam Savaşı

Siz hiç bir sokak köpeğinin gözlerindeki hüznü, korkuyu ve acıyı gördünüz mü?

O henüz dört beş aylık bir sokak köpeği. Kısacık yaşamının her günü açlık, korku, ve fiziksel acılarla geçmiş olmalı ki bulduğumda arka ayağı parçalanmış, açlıktan bayılacak durumdaydı. Korkudan insanların yaklaşmalarını istemiyordu.



Bu köpekciği dün akşam üzeri, arkadaşım Yasemin Hanım'la, Minik'i ve Paşa'yı gezdirirken, Atatürk Parkı'nın otoparkının yakınındaki korulukta bulduk. Arka ayağı yaralı, gözleri enfeksiyondan yarı kapalı ve açlıktan bayılmak üzereydi.

Yanımda bulunan konserve kedi maması ile doyurduk. Mamayı yerken bile sendeliyor, ayakta zor duruyordu. Belediye'nin ilgili birimine telefon ettim ama mesai bitmişti, yanıt alamadım.

Yasemin Hanım yanında kaldı, ben veterinere gidip ne yapabileceğimizi sordum ama onu alacak araçları yoktu. Bulduğumuz diğer bir veteriner de enfeksiyona karşı bir iğne yaptı ve mecburen orada bıraktık hayvancığı. Sabah erkenden mama ve su götürdüm. Bıraktığımız yerde bulamadım. Gördüğüm insanlara sordum, kimse yaralı köpeği görmemişti. Eve dönecekken hep ayaklarım geri gidiyordu, geniş bir daire daha çizdim ve bir köşede buldum. Karnını doyurdum. Eve gelip yine belediyenin ilgini birimini aradım ama yanıt veren yoktu, çünkü bu gün cumartesiydi. Telaşımdan, üzüntümden günleri bile şaşırmışım.





Akşam üzeri yine, arkadaşımla birlikte mama ve süt alıp koruluğa gittik. Neyseki bulduk. Bu kez yanımda tasma vardı. Dünden beri karnı doyunca biraz güç toplamış. Köpekciği alıp hemen yakındaki, daha önce Maviş'e ve yavrularına baktığım luna parktaki kafese getirdim. Luna park çalışanları çok iyi insanlar, yardımcı oldular. Veterinere de haber verdik, gelip muayenesini yaptı, reçetesini yazdı. İyileşene dek orada bakacağız.

14 Mayıs 2010 Cuma

Begonvilli Ev Halleri

Uykucular:) Havalar ısındı ısınalı bunlar böyleler. Tatlılarım benim.


Bu gün ilk olarak zeytinyağlımızı pişirdik. Akdeniz mutfağının vaz geçilmezlerinden taze barbunya pişti Begonvilli Ev'de. Barbunyaları haşlamadan, incecik doğranmış soğan ve kabukları soyulmuş olgun domateslerle, zeytinyağında, birazcık da kırmızı biber ekleyerek pişirdik. Beş on dakika sonra havuçları ilave ettik. Çok az su ve bir çay kaşığı şeker, tuz koyduk. Akşama tavuk sote ,pilav ve salata eşlik edecek.


Banu Avar, çalışmalarını ve yapıtlarını takdirle izlediğim, okuduğum bir gazeteci yazar. Daha önce ''Hangi Avrupa'' adlı kitabını tanıtmıştım. Hangi Avrupa'yı ikinci kez okudum, ne kadar yetersiz bir tanıtım yaptığımı gördüm. Tüm yazdıkları, belgelere dayalı çarpıcı ülkeler arası politikayı yansıtan acı gerçekler. Şimdi ''Sınırlar Arasında'' adlı kitabını okuyorum.Usta Kalem yine, araştırma ve görüşmelerini, akıcı uslubu ile aktarıyor. Mutlaka okunması gerekenlerden bence.


Banu Avar Hakkında Bilgi BuradaBurada


Çoktandır kumaşlarla uğraşmıyor, bir şeyler dikmiyordum. Oysa çok severim Begonvilli Ev için işlevsel ürünler üretmeyi. Bu şirin iğne yastığı bir akşamımı aldı, umarım arkası gelir.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Yuva Arıyoruz!

Bu Paşa,

Paşa, Maviş'le oynuyor.
Sözümona sahipli olup da çile çeken hayvanlar var. Paşa da onlardan biri.
Henüz dörtbuçuk aylık, annesi Labrador. Paşa'nın öyküsü çok acıklı. Buradan tüm ayrıntıları anlatamıyorum. Kısacası hiç sevgi ve ilgi görmediği bir ortamda yaşıyordu. Sözde sahiplerinin ilgisizliği ve içinde bulunduğu olumsuz koşullar yüzünden hastalanınca, durumunu gören hayvansever bir hanım geçici olarak yanına aldı ve tedavisini yaptırdı. Ancak bu hanımın iki köpeği daha var. Ben tanığım; evi küçük ve komşuları sürekli eleştirerek üzüyorlar kendisini. Hayvansever hanım çok zor durumda. Bu gün parkta Paşa ile birlikteydik. Çok tatlı bir bebek. Neler olacağından habersiz koşup oynadı. Kendini sevdirmeye bayılıyor. O kötü ortama dönerse yine hastalanacak. Geçici olarak sahip çıkan hanım asıl sahiplerini ikna etmiş, iyi bakacak birilerine verelim bu güzel köpekciği diye. Ama nerede o iyi bakacak gerçek hayvansever insan? Belki de sizsiniz. Ne dersiniz?

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Çoook Şeker Bir Ödül !


Bu sabah blog sayfamı açınca Sevgili Yeşim'in mesajı ile karşılaştım.


Ojeli Parmaklar

Bloglar arasında kaynaşma, sempati ve beğeni duygularının ifadesi olarak yorumladığım sembolik ödüllerden biri, bana da gönderilmiş. ''Tatlıyım, Tatlısın !'' diye de başlık konulmuş:) Bu sevimli jest için çok teşekkürler Yeşim.

Sıra geldi on kişiye iletme konusuna; işte bu kolay değil ama ne yapalım, kural gereği yapacağız. Malum, on değil onlarca şeker blog yazarı tanıyorum. Ayrıca, bu tür sembolik ödüllendirmelerle ilgili pek çok tartışma yapıldı. Sempati ile bakanlar, bakmayanlar, ''ben almayayım'' diyenler olabilir. Herkese saygı benden.

İşte benim şekerlerim;


Öykü



Beyazsepetim



LEYLAK DALI



Ninenin Seçtikleri



Ruhumun Pusulası



Papatya



kelebekana



İRMİK HANIM’IN FRANSIZ TATLILARI



Neslihan’ın Çikolata Fabrikası



Usta Giremez








11 Mayıs 2010 Salı

Nefis Bir Antalya Sabahı / Parkta Sabah Yürüyüşümüz

Bu sabah Minik'le yine parktaydık. Henüz bunaltıcı sıcaklar başlamadığı için keyifle bu güzel yürüyüş yollarının tadını çıkardık. Kuş cıvıltıları eşliğinde , tertemiz deniz havası alarak uzunca bir yürüyüş yaptık.


Çok sevdiğimiz tahta köprüde Minik bana poz verdi.

Kafeler, kır kahveleri çok davetkar görünüyorlar.


Begonviller harika.



Yukarıdan Konyaaltı Plajı'na baktık, muhteşemdi. Artık plaj sezonu açıldı.

Dekorasyonda Modern Çizgiler

Minimalist evlerin ergonomik mobilyaları için araştırma yaparken HIVEMODERN.COM'da rastladım bu ürünlere. Sade, yalın formlu ve çarpıcı renkleri olan bu parçalara bayıldım.