8 Ekim 2011 Cumartesi

Straw Roof / Saman Çatılı İngiliz Evleri

İngiltere ve Galler'de, geleneksel saman çatılı köy evlerine hayranlık duymaktayım. Bana masalları çağrıştırıyor. Görsel olarak çok güzel olsalar da ''acaba ne kadar dayanıklıdır?'' sorusu hep aklıma gelmiştir.

Araştırdım ve buldum. Bu işin gerçek ustaları tarafından yapılan orijinal çatılar yenilenmeksizin 50- 60 yıl dayanmaktaymış. Bu süre de azımsanmayacak kadar uzun bir zaman dilimi.







7 Ekim 2011 Cuma

6 Ekim 2011 Perşembe

4 Ekim 2011 Salı

Kozmetik Ürünlerini Hayvanlar Üzerinde Test Eden Firmalar

Henüz yeni bir blog sayfası olduğundan okuyucu kitlesi yok. Bu yüzden bu çok güzel yazının okunmasını istedim.

Konu önemli, anlatım güzel..
Kozmetik ürünlerini hayvanlar üzerinde deneyen firma ve kuruluşlar açıklanıyor..Ve hayvanların nasıl işkencelere maruz kaldığı.. Lütfen okuyun ve karar verin, bu hayvanlara yazık değil mi?

Teşekkürler Migros!

4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü nedeni ile kampanya yapan Migros tüm pet ürünlerini %50 indirimle satışa sunmuş.

Sokaktaki minik patiler için değişiklik olsun diye bu konserve mamalardan aldım. Jane de poz verdi.

Orada bu çok şirin  bardakları görünce kendime de hediye aldım.

3 Ekim 2011 Pazartesi

Bugün "4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü"

  

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi metni, Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından 21-23 Eylül 1977 tarihinde Londra’da hayvan hakları konusunda yapılan üçüncü uluslararası toplantıda kabul edildi. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ise, Paris’te UNESCO Sarayında 15 Ekim 1978 tarihinde törenle ilan edildi.
* Tüm hayvanlar eşit doğar ve eşit yaşama hakkına sahiptirler.
* Tüm hayvanların saygı görme hakkı vardır. Bir tür hayvan olan insan, diğer hayvanları yok edemez. Hayvanları kendi çıkarı için karşılıksız kullanamaz.
* Hiçbir hayvana kötü ve zalimce davranılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu ise bu, bir anda ve acı çektirilmeden yapılmalıdır.
* Vahşi hayvanlar kendi doğal çevrelerinde yaşama ve çoğalma hakkına sahiptir. Eğitim amacıyla bile olsa vahşi hayvanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılamaz.
* Evcil hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve özgürlük içinde yaşama hakkına sahiptir. İnsanların kendi çıkarları için evcil hayvanların yaşama koşullarında yapacakları her türlü değişiklik, haklara aykırıdır.
* Evcil hayvanlar, doğal yaşama sürelerine uygun uzunlukta yaşama hakkına sahiptir.
* Tüm çalışan hayvanlar (at, eşek…) iş süresinin sınırlandırılması, işin daha az yorucu olması, güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
* Hayvanlara fiziksel ya da psikolojik acı çektiren deney yapmak, hayvan haklarına aykırıdır.
* Beslenmek için bakılan hayvanlar barındırılmalı, taşınmalı ve ölümleri de korkutmadan ve acı çektirmeden olmalıdır.
* Hayvanlar, insanlar tarafından eğlence amaçlı kullanılamazlar. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlarla gösteri yapılması, hayvan onuruna aykırıdır.
* Zorunlu olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi, yaşama karşı işlenmiş bir suçtur.
* Çok sayıda vahşi hayvanın öldürülmesine neden olan safariler ve av partileri, hayvanlara karşı yapılmış bir soykırımdır. Doğal çevrenin kirletilmesi, yıkılıp yok edilmesi de soykırıma eşdeğerde alçakça bir davranıştır.
* Hayvanların ölüsüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanların öldürüldüğü şiddet sahneleri, sinemalarda ve televizyonlarda yasaklanmalıdır.Ama hayvanlara yapılan saldırıları kınamak amacında olan filmlerde bu sınırlama yoktur.
* Hayvanları koruma kuruluşları, devlet katında temsil edilmelidir. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır. 


Hepsi de son derece yerinde ve aklıbaşında her insanın yürekten onayladığı, desteklediği  maddeler. Ancak bir de konunun  realitesi var. Pek çok konuda olduğu gibi hayvan hakları konusunda da insanlık yerlerde sürünüyor ne yazık ki.. 

Açlık, susuzluk çeken, zehirlenen, dövülen, işkence gören, otomobil çarpınca bir paçavra gibi görülen, tecavüze uğrayan, zevk için kulakları, kuyrukları kesilen, canlı canlı yakılan,  istenmeyen, iğrenilen sokak hayvanlarının çilesini, ancak onların   halini yakından  gözlemleyip, çare  bulabilmek için çırpınan bir avuç gerçek  hayvansever biliyor. Diğer insanlar  farketmiyorlar bile. Farketse de görmeye bile tahammül edemeyen, nefret eden, evinin, iş yerinin yakınlarında istemeyen pek çok insan var. Onların acısını, çilesini  bir türlü  anlamayan  pek çok insan.. Üstelik sokak hayvanları  ile ilgilenen insanlar da  bu grubun hedefi oluyorlar.. Hayvan düşmanlarına göre, hayvan severler, dışlanmayı, her türlü kaba davranışı hak eden, parasını, zamanını  boş işlere harcayan akılsız insanlar..Hele evini paylaştığın bir hayvan varsa,  mutlaka evin pis ve yaşanmaz durumdadır..


Oysa  hayvanlar da   hissediyor, acı çekiyor, sevip bağlanıyorlar, terkedilmenin acısını yaşıyorlar.. Sadece hayvan olarak yaratılmışlar, tek fark bu.  Bu yüzden  de şikayet etme, haklarını arama şansları yok.


Yaşama tutunmaya çalışıyorlar  ama her şey onlara karşı. Yaşama alanları  yok edilmiş; o yerlerin yeni sahipleri ise onları  oralarda istemiyor. 
 Her yıl, kürkleri için kafalarına  sopalarla vurularak öldürülen  foklar, bir günlük  haber olmaktan öteye gidebiliyorlar mı?


Ya boğa, horoz ve köpek dövüşleri? 
Yaşamı boyunca dövüşmekten başka bir şey görmemiş, karanlık odalarda çiğ etle  vahşileşmesi sağlanan,  dövüşemez hale gelince de öldürülen, delirtilmiş pitbulların kurtarılışını  gösteren bir belgesel izledim ve lanetler  okudum, para için  bunları yapanlara.. Sözümona kurtarıldılar..Kurtarılan hayvancıkların  yaşamla bağı kalmamıştı ki...

Ya terkedilenler? Bir heves uğruna alınıp acımasızca sokaklara bırakılanlar? Sonlarının açlıktan delirme ya da bir otomobilin altında kalıp ölme olduğu  hiç mi gelmiyor akıllara?

Neler yazılıp  söylenmedi ki.. Yine de değişen bir şey yok..
Kısacası; hayvan ya da insan, her canlı  doğanın bir parçası... Doğa ise bir var oluşlar zinciri..  ''Benim daha çok hakkım var'' demek ancak  vicdan, akıl ve mantık  yoksunluğunun  göstergesidir.





Gördüğümüz olumsuz durumlar ya da resimler içimizi acıtınca başımızı çevirip izlemekten vaz geçiyoruz. ''Ben tek başıma ne yapabilirim ki'' deyip hiç bir çaba göstermeyenler çoğunlukta. Oysa her insan, vicdanının sesine  kulak verip yapabileceği  bir şeyler olduğunu kavrayabilir.
Bu dünya hepimizin..

2 Ekim 2011 Pazar

Yeni Bloğumuz / Crochet at Begonvilliev

Sevgili dostlar, yeni blog sayfamızı daha önce tanıtmıştım. Ancak blog dostlarım bu bloğa abone olmak için ''izle'' butonu olmadığını  söylediler.

Bloğumuzun şablonunu değiştirdim ve bu sorunu  çözdüm. Şimdi sağ üstteki ''izle'' butonuna tıklayıp izleyicim olabilirsiniz. Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den..

crochet at Begonvilliev burada

Tığ işi Mavi Bere


1 Ekim 2011 Cumartesi

Sanatçının Dantel Tutkusu

Bu tablolar Rus sanatçı Elena Petrova'ya ait.  Natürmort çalışmalarında  harika elişlerine yer veren  sanatçının özelliği detaycı olması.
http://www.artnet.com/artists/elena-petrova/past-auction-results