18 Eylül 2014 Perşembe

Begonvilli Ev Halleri

Bu günlerde üst kat verandamızın ferforje kapısı genellikle kapalı,

daha çok bahçede zaman geçiriyoruz.



Çünkü;
kışa yaklaştığımızı düşünerek, bu güzellikleri kaçırmak istemiyoruz.



Haftada bir ya da iki gün gelen bahçevan sonbahar bakımı yapıyor, Sebze bahçesinde kış sebzeleri için yer hazırlıyor. İlk diktiği güz fasulyesi oldu.

Tohumlarından takı mı yapsam acaba diye düşündüm:)


Sırada pırasa, maydanoz, dereotu, tere, lahana var(mış) Bahçevanımız cuma günü ekecek.



Dere kenarından topladığım taşları getirmek zor oldu ama galiba değdi.



Günün büyük bölümünü bahçede geçirdiğimiz için, yukarıya inip çıkmak, pek çok şeyi aşağıya taşımak oldukça zor oldu. Biz de zemin katında garajın yanındaki açık oda şeklindeki bölüme basit bir bahçe mutfağı ekledik. Ayrıca reçel yapımı, patili dostlara mama hazırlama gibi uzun süren  ve evin havasını ağırlaştıran mutfak işleri için ideal bir açık hava mutfağımız oldu.  İlerde bu bölüm boyanacak, zemin iyileştirmesi vs işlemlerden sonra dekore edilecek.


Sonbahar kasımpatısız olmaz.  Henüz yerdekiler açmadı ama bahçe mutfağımızın önünde böyle bir köşemiz var.



Bahçe keyfi çaysız olmaz. Çayın yanında  çıtır çıtır tereyağlı çörekler iyi gidiyor.






Bahçe keyfi kitapsız hiç olmaz. Ne okuyorum acaba?(Tık)


Elbette onlarsız da olmaz...

Begonvilli Ev'den tüm dostlara sevgiler, selamlar!

13 Eylül 2014 Cumartesi

Enfes bir Yaz İçeceği Dut Şurubu

''Yaz mevsimini  gönderdik bile!''  dediğinizi duyar gibiyim.

Ancak buralarda gündüzler geçtiğimiz ayları aratmayacak kadar sıcak. Geceleri ise biraz daha serince.. Yani Antalya'da yaz sürüyor.
İlkbaharda hazırladığım dut şurubu yaz bitmeden ucu ucuna, tam içilecek kıvama geldi.



 Dut zamanı pazardan aldığım koyu renkli, hafif ekşimsi, baskın aromalı dutları yıkayıp iyice süzdürdükten sonra,


 Bire bir ölçüde şekerle, bir kat dut, bir kat şeker olmak üzere cam kavanoza doldururdum. Tabii ki kavanozu ve kapağını kaynar sudan geçirmiştim.


Ağzını sıkıca kapayıp karanlık bir yerde, örneğin  mutfak dolabının az açılıp kapanan gözünde bekletilmesi gerekiyor. 
Şekerle dut bir süre sonra fermente oluyor. Ayrıca alkol ilave etmeksizin, çok hafif bir yaz içeceği elde ediyorsunuz. Rengi tamamen doğal, katkısız, pırıl pırıl  ve hoş kokulu.. Ben sanırım üç ay beklettim. İçeceğiniz zaman su ile seyreltip buzla servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!

10 Eylül 2014 Çarşamba

Haydi Kırma Zeytin Yapalım!

Bizim buralarda zeytinler erken oluyor. Enfes bir kırma zeytin de mutlaka yeşil zeytinden yapılır(mış)!

Beni zeytin gurmesi falan sanmayın. Hazırlamakta da uzman değilim.Yine de Akdenizli genlerim  bu harika ürüne ilgi duymama neden oluyor.

Oldukça dolgunlaşmış zeytinleri görünce kırma zeytin yapmağa heveslendim.


Her yıl çizerek, buralıların deyimi ile dilme zeytin yaparım. Fena da olmaz. İşte bu yıl bir ilke imza atıyor ve kırma zeytin yapıyorum:

Önce bir bilene sormak lazım ama değil mi...  İşte ben de bayıldığım  şu bloğa baş vurdum:
Garova Günlüğü  öyle güzel anlatmış ki..  Teşekkürler!

Ve söylediklerini adım adım uyguladım.


 Önce gittim dere kenarından bu taşları buldum. Sonra tık tık zeytinleri kırdım.


Zeytinler oldukça yağlıymış. Taşlar, ellerim  hep yağ oldu!


Sonra kavanoza koyup su doldurdum. Acılığı geçinceye kadar her gün bu su yenilenecek!


Tatlanınca kaya tuzu ile tuzlu su hazırlayıp tuzlu suya bırakacağım. Tarif aldığım blogda, on gün kadar tuzunu aldıktan sonra iyice süzerek  zeytin yağına bırakmamız tavsiye ediliyor. Daha o aşamaya epeyce zaman var.

9 Eylül 2014 Salı

Begonvilli Ev'de Sonbahar Renkleri

Harika bir sonbahar sabahı, selamlar bizden!


Bu mevsimi çok severim; çünkü renkleri çok güzeldir. Sarıdan kızıla  giden renk skalası çok estetik, çok romantik gelir bana:))
İşte bunlar da bizden sonbahar renkleri:





Bahçenin gölge bir yerinde kalan kabaklar çiçek açmakta gecikti. Belli ki sebze veremeyecekler bundan sonra ama dert değil.  Öyle hoş renkleri var ki..


 Ellerimdeki rahatsızlıktan dolayı eskisi gibi tığ işleri yapamıyorum. Bir de  örgü örmeyi deneyeyim dedim. Ne de olsa,biraz daha az zorlayıcı tığa göre..


Kanepe kumaşımla uyumlu bu sarıyı seçtim. Haroşa üzerine  saç örgü desenli yumuşacık bir battaniye örmeye çalışıyorum.




Sarı  renklerden söz edip de begonvillerimizi atlamak olmaz! Yaz bitiminde kelimenin tam anlamı ile coştular.





Sabah yürüyüşlerimizde eğer yanımda sırt çantam varsa ormanda bu kozalaklardan topluyorum.


Kızımın son fotoğraflarından biri.  Sonbahar renklerini içeren kuşlu yastığın keyfini çıkarıyor:)

Begonvilli Ev'den şimdilik bu kadar. Sonbaharın tüm güzellikleri sizlerle olsun!

7 Eylül 2014 Pazar

Enfes Bir Kağıtlı Kek

''Enfes'' sözcüğü az önce kekin tadına bakan kocacığımdan alıntıdır:)

Her zaman yaptığım, kakaolu, meyveli, fındık vs katkılı  keklerin malzemesini biraz değiştirince bakın ortaya nasıl bir lezzet çıktı!
Baktım ki kakao kalmamış, sorun değil. Baharatları ön plana çıkarıp, fındık yerine badem kullanırsam hoş bir lezzet yakalayabilirim diye düşündüm.


Baharatları belirgin hale getirmek için miktarlarını artırmak tarifi bozabilir. Bunun yerine  kekin dokusuna uygun bir şey katmalı ama ne? 

 Ve işte tarifimiz:
1 su bardağı un, 1 paket vanilya, 1 paket kabartma tozu elenir. Dövülmüş badem (bir kahve fincanı kadar), yarım çay kaşığı toz tarçın, biraz daha az toz karanfil, çok az karabiber unlu karışıma eklenir. Minicik küp küp doğranmış elmaların üzerine yarım çay bardağı şeker ve yarım çay bardağı viski serpilip bekletilir. Ayrı bir karıştırma kabında, üç yumurta, yarım çay bardağı şeker, yarım çay bardağı sıvı yağ çırpma teli ile karıştırılır.
Daha sonra elmalı karışım ve unlu karışım eklenip bu kez kaşıkla karıştırmaya devam edilir.

Bu ölçüler tam 12 cup için. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakikada pişiyor.  Kokusu, görüntüsü ve dokusu ile oldukça güzel oldu. Rahatlıkla denemenizi tavsiye edebilirim.



6 Eylül 2014 Cumartesi

Güllerimiz

Bahçemiz begonvil ve gül ağırlıklı bir bahçe. Henüz peyzaj düzenlemesi  yapılmadı. Begonviller, güller, melisalar, Japon gülleri, lavantalar dikildi ama çim ve zemin taşı uygulaması sırasında bir kısmının yerleri değişecek.  Yine de o kadar güzel açıyorlar ki, bu güzellikleri görmenizi istedim.

Dikileli  henüz dört beş ay oldu. Kimileri hala saksıdalar.



Havalar serinleyince bahçedeki kalıcı yerlerini alacaklar.


Rubi kırmızısı olan galiba yedi verenmiş. Yaz boyunca açıp durdu.





Pembelerin taç yaprakları dağınık olsa da renkleri harika.


Bir de böyle uçuk pembeler var. 


Göz alıcı renkleri yok ama öyle zarifler ki..



İşte bahçemin asilzadeleri. Viktoria gülleri:))


 Kıvrımlarından, renginden gözlerimi alamıyorum. İki fide saksıda, bir fide de yerde var.


Bu sarışın hanımefendi sarmaşık gülü. O nedenle çite yakın dikildi. Şöyle kollarını atıp yayılsa ve dalları  çiçeklerle bezense ne hoş olacak!
Bu gülün adı Esmeralda. Etiketinde öyle yazıyordu.

Hepinize harika bir hafta sonu diliyorum. Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den!

3 Eylül 2014 Çarşamba

Bahçe katımızın onarımı tamamlandı

Eksiklerimiz olsa da,
kullanıma hazır.


Tahmin edeceğiniz gibi elimizde olan eski mobilyalarımızı ve beyaz eşyamızı kullandık.

Yakında kanepe ve koltuk kumaşlarını bahçe konseptine uygun bir kumaşla yenileyeceğiz. Perdeleri de ona uygun seçeceğimiz için bekletiyoruz.






Daha kek, bisküvi pişirmedim bu mutfakta. Yakında!



Limon filizleri çok güzel kokuyor!




Girişteki avakado fidanı teyzemin hediyesi. Henüz saksıda. Zamanı gelince baçeye dikilecek.Teşekkürler teyzeciğim:))

Konuk yatak odası olarak kullanacağımız bölümün de perde ve ufak tefek eksikleri tamamlanınca paylaşacağım.  Begonvilli Ev'den selamlar..