4 Temmuz 2015 Cumartesi

Güzeller Güzeli Mor Glayöller ve Diğerleri

 Pembelerin ardından morlar da açtılar..






Çok zarif, çok güzeller.











Pembeler de  açmaya devam ediyorlar.  Sırada beyazlar ve turuncular var, az kaldı..








Gündüz sefaları, kalp şeklindeki yaprakları ve hoş renkli çiçekleri ile sütunlara sarılmaya başladılar.



Begonvillerimiz geçen  yaz ki kadar olmasalar da büyümeye ve açmaya çalışıyorlar.



Hayıtlar sabah yürüyüşünde toplandı. Sebzeler bahçeden.








 Yıldız çiçekleri bol bol açmaya devam.





Kesme çiçek olarak salonumuzu süslüyorlar..


2 Temmuz 2015 Perşembe

Yanı Başımızdaki Cennet

Meğer evimize oldukça yakın doğa  harikası bir yer varmış. Üstelik muhteşem tarihi su yolları ile bezeli  çok güzel bir yer...

Daha önce köpek kızlarımla yaptığım yürüyüşlerde oraya yaklaştığım halde, belli bir yerden dönüş yaptığım için o güzel yeri görmemişim.  Neyse ki, yeni komşular uzun bir yürüyüşe birlikte çıkmayı teklif ettiler. Ben de kızlarımı alıp katıldım onlara. Böylelikle daha önce görmediğim bu cennet yerden haberim oldu. Özellikle Kurt Kız ile Badem'in sevincini mutluluğunu anlatamam. Tam onlara göre bir yer olduğunu fotoğraflara bakınca göreceksiniz.

Sevgili ormanımı geçer geçmez sağa dönüp bu harika yolda yürümeye devam ettik.





Yolun bir yanında hayıtlar,


diğer yanında karpuz tarlaları...






Devamında yoğun Akdeniz bitkileri..



Ve  böyle bir yere geldik!








 Romalılardan kalma  su  kemerleri ve önünde minik bir  göl oluşturmuş şırıl şırıl akan bir derecik.  Serin ve  bol oksijenli bir yer. Sincapların, kertenkelelerin su içtiğini gördüm.

Ne yazık ki piknik yapan insanlardan bazıları etrafı kirletmişler:((







Köpek kızlar hemen suya atladılar...





Ne keyif ama:))



Oyunlar, oyunlar...



 Ve dönüş..



Yine hayıtlı yol...





Eve geldiğimiz zaman, bundan böyle sık sık o cennet köşeye gitme kararımızı yineledik.
Kim bilir, belki bir gün sizlerin de yolu düşer..

26 Haziran 2015 Cuma

Begonvilli Ev Halleri

Biraz hüzün, biraz umut, çokça emek ve sevgi...

Her şey bir yana nefes aldığımız süre boyunca çabalamaya devam.. Dünyanın yaşanılası olması için önce kendi yaşam alanlarımızın bizi huzurlu kılması, yanımızdaki yakınımızdaki  canların bizden hoşnut olması  gerekli, öyle değil mi..


Begonvilli Ev'de de acı tatlı anlar, yaşamın devinimi sırasında harmanlanıp  gidiyor. Patili dostların tatlı bir mırıltısı ya da  bir diğerinin kocaman cüssesi ile sırt üstü yatıp kuyruğunu sallaması  gülümsetip moral veriyor.



Bilmeyenler için; Badem kız, sokaktan kurtardıklarımızdan. Panik, agressif davranışlar sergileyen köpekcik bizimle geçirdiği yaklaşık bir yıl boyunca, uyumlu, tatlı bir kız oldu. Yalnız şaşılacak bir  durum var; çok daha iri ve genç olan  kurt kız Kuyruk, ablasından çekiniyor, korkuyor. Yemeklerini yerken bile Badem'in iznini bekliyor.


Onlarla paylaşılan binlerce  tatlı an anlatılmaz yaşanır türden. Evet, yoruyorlar, kirletiyorlar, doymaları mesele ama su katılmamış bağlılıkları, dostlukları ancak onlarla yaşamını  paylaşanların anlayabileceği güzellikler.


Bahçe ise bizim için terapi alanı. Görselliği ve  sundukları ile...

 Henüz  istediğimiz hale getiremedik. Adım adım  ilerlemeye çalışıyoruz.  Deneye yanıla bize en çok  huzur verecek hale getireceğiz.


Bu maviş hanimefendinin adı mavi Anagallis. Türkçesi mine çiçeği. Kırlarda, orman yolunda, yabanisini çok görmüştüm. Mercan rengi ve mavisi, daha minik çiçekli olarak doğada bolca var. Hatta bizim bahçede bile vardı. Otlarla birlikte sökülüp atıldı. Bir katalogda kültür bitkisi olarak  görünce sipariş verdim.  Sorunsuzca çimlenip büyüdüler. Çiçekliklerin kenarında bordür bitkisi olmaya elverişli bir bitki.  Tek yıllık ama dökülen tohumları her yıl tekrar çimlenerek aynı alanları dolduruyormuş.




Petunyalarımız  uzun süredir bahçemizi renklendiriyordu. Şu günlerde hala bolca açsalar da  tazeliklerini kaybeder gibi oldular.  Uzayan, kartlaşan dallarının derin bir budamaya  ihtiyaç duyduklarını öğrendim. Böylelikle hem gençleşecekler, hem de yeni dallar  edinerek  daha çok çiçek açmaya devam edeceklermiş.  
 Kesmeye kıyamasam da bugün bu budamayı yaptım.
Bol bol da tohum aldım. Tohumlar kum tanesinden bile küçük. Seneye kış sonunda bir tuzluk yardımı ile ekilecekler.


Ayrıca;

 Mutfak penceremin önündeki harika sardunyalar,





 Bahçedeki liliumlar,








Sonradan kırmızılara  katılan sarı yıldız çiçekleri,



 Sakız sardunyaları,



Kıpkırmızı kadife güller,



 İlla ki sukkulentler,












ve, kısa sürede kocaman olan bal kabağımız,


Begonvilli Ev'de ve bahçede yaşama renk veriyorlar..

Şimdilik bizden bu kadar. Sağlıcakla kalın!

24 Haziran 2015 Çarşamba

Serçe'nin Kaderi Bakalım Ne Olacak?




Bu  sabah bahçe katının önünde buldum. Kafacığından darbe almış. İncecik kanamış:((

Yan yatmış nefes almaya çalışıyordu. Bizim kedi kızlardan birinin marifeti mi acaba diye kaygılandım.  Colette yakalamış olabilir. Eğer  bizimkiler ya da yavrulardan biri yakınlarında olsaydı çoktan işi bitmişti. Çok ama çok korkmuş. Yüreciği pır pır atıyordu.

Alıp eve getirdim.  Yatak odasında korumaya aldım. Beş on dakika sonra  fotoğraftaki gibi  ayaklarının üzerinde durabildi. 
Henüz dışarı bırakılacak durumda değil. Üzerini çamaşır sepeti ile örtüp o odaya kimsenin girip çıkmaması için  ev halkını tembihledim.

Umarım yaşama tutunursun serçecik!

23 Haziran 2015 Salı

Havuç ve Kardeşleri Bizim Bahçede

Bu sabah, ön bahçede bir hareketlilik hissettim. Köpek kızlar bir iki hav hav yaptılar ama ısrarcı davranmadılar. Bunun anlamı şudur; 
'' bahçede birileri var ama çok kızmadık onlara! ''

Çıkıp bakınca Havuç ve kardeşlerinin palmiyelerin etrafında oynadığını gördüm. 


Tekir olan, bir kız. Siyah ise  Havuç gibi  bir oğlan..

Oyunlar harika; çimlerin içinde alt alta üst üste. Ağaca tırmanma çabaları komik  görüntüler oluşturuyor:))











Gitgide  kalabalıklaşıyoruz dostlar.  Sonumuz hayırlı olsun!